Canlarını vatan için feda ettiler

249 eş, kardeş, baba, evladın bedeni, darbeci hainlerin ateşiyle vatan toprağına düşmüştü o gece... İşte o kahramanların aileleriyle yapılan görüşmeler “15 Temmuz Şehitleri” isimli kitapla ölümsüzleştirildi...

Canlarını vatan için feda ettiler
15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden aylar geçse de acılar hala tazeliğini koruyor. 249 eş, kardeş, anne, baba, evlat vatan toprağına düştü o gece. Birçoğu görevi başında şehit düştü, birçoğu ise "toprak, uğrunda ölen varsa vatandır" sözünü benimseyerek çıktığı sokaklarda darbecilerin ateşiyle hayattan koparıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın çağrısıyla vatan ve millet aşkına sokağa dökülen toplumun her kesiminden masum siviller, hainler emeline ulaşmasın diye tankların, mermilerin, cuntacıların karşısına dikildi. Kalkışmanın yaşandığı o karanlık gecede şehit düşenlerin hikayesi bir kitapta toplandı. Şehit aileleriyle yapılan görüşmeler ışığında hazırlanan kitapta, vatan uğruna can verilirken dillerden dökülen sözlere, kahramanlık destanlarına yer veriliyor. 15 Temmuz kahramanlarının gururlandıran çarpıcı hikâyeleri göz yaşartıyor... Yazar Davut Göksu ve fotoğraf sanatçısı Nevzat Yıldırım'ın 15 Temmuz'da şehit edilen 200'den fazla vatandaşın aileleri ve yakınlarıyla yaptıkları görüşmeler, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür AŞ tarafından "15 Temmuz Şehitleri" adlı kitapta toplanarak ölümsüzleştirildi. Davut Göksu, kahramanların hikâyelerini kaleme alırken, Nevzat Yıldırım ise şehitlerden geriye kalan eşleri, çocukları, anne-baba ve kardeşleri fotoğraf karelerine yansıttı. 550 sayfalık kitapta, Anadolu Ajansı fotomuhabirlerinin 15 Temmuz'da çektiği fotoğraflara da yer verildi.
İşte kitapta yer alan vatan, millet, özgürlük ve demokrasi sevdalısı kahramanların hikâyeleri:

Hasan Altın
'ÇIKIYORUM, GERİ GELEMEM' DEDİ

Tarihe geçen şanlı direnişte, Ankara Mamak'ta darbecilerin karşısına dikildi. Vurulduğu sırada açık olan cep telefonundan damadına son kez seslendi. Evden çıkarken eşine ve oğluna, "Ben çıkıyorum ama sanırım geri gelemem" dedi. Vurulduktan sonra ağır yaralı olarak ameliyata girdi ancak bir gün sonra şehit oldu.

Hasan Gülhan
ŞEHİT KARDEŞİYİM

Şehit polis, Ankara TEM Daire Başkanı Turgut Aslan'ın korumasıydı. Terör örgütü PKK'nın sözde lideri Abdullah Öcalan'ı Türkiye'ye getiren askerlerden Üsteğmen Yılmaz Gülhan'ın kardeşiydi. Ağabeyi daha sonra Malatya'da bir kazada şehit düştü. O alçak gecede, başına namlu dayandığında, 'Ben şehit kardeşiyim' dedi ancak darbecilerin kurşunuyla şehit edildi.

Ahmet Özsoy
KAHPE KURŞUNLA...

Ankara'da TÜRKSAT İşletme Müdürü'ydü. TRT'ye el konulduğu haberini alınca iki kepçe ve bir itfaiye aracıyla TÜRKSAT'a giden yolu kesmişti. Darbecilerin tanklarını barikatla engelleyen şehit Ahmet Özsoy, darbecilerin açtığı ateşte ekip arkadaşı Ali Karslı ile birlikte şehit oldu. Geriye ise, eşine söylediği, "Ölümse ölüm. Yolda da yakalayacak, kahpe kurşunla da..." sözleri kaldı.

Cuma Dağ
EŞİNİN BAŞI KOPMUŞ BEDENİNİ BEKLEDİ

Ankara'da Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürlüğü'nde görevli mühendis Cuma Dağ, eşiyle birlikte Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne doğru yola çıktı. Helikopterden sıkılan merminin ardından eşiyle birlikte savrulan Rukiye Dağ, o anları şu sözlerle anlattı: "Helikopter geldi. Sicim gibi kurşunlar yağarken, saat 01.00 gibi birden büyük bir gürültüyle bir bomba düştü. Yaralılar arasında eşimi aradım. Cesetleri yara yara ilerledim. En son, tankın hemen önünde başı olmayan birini gördüm. 'Adama ne yapmışlar Allah'ım' dedim. Şoku atlatınca adamı incelemeye başladım. Çoraplar o, pantolon o, ayakkabılar o... Adama yaklaştım. Telefonunda son aramalarda ben vardım, bu eşimdi... Elini tuttum, 'Canım hakkını helal et' dedim. Hâlâ yağan mermilere aldırmadan yanına oturdum, ellerini tuttum, göğsünü sıvazladım. Polis beni uzaklaştırdı, eşimi alamadım oradan..."

YARIN: TANKLARA KARŞI BEDENLERİYLE SİPER OLDULAR
BİZE ULAŞIN