İstanbul trafiğine bağımsız yönetim şart

Trafik çilesinin hergün yaşandığı dünya metropolü İstanbul’un sorunlarını trafiğin en yetkili idari yöneticilerinden İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Ali Kemal Hanlı Otohaber TMP Dergisi'ne özel röportaj verdi. Hanlı İstanbul trafiğinin çözümü için bağımsız bir trafik yönetimine ihtiyaç duyulduğunu söyledi.

İstanbul gibi büyük bir şehirde trafiğin başındaki isim olmak nasıl bir sorumluluk yaratıyor? Bu sorumluluk nasıl bir duygu?

İstanbul büyük bir metropol. 2.5 milyon araç, 4.5 milyon sürücü 12 milyon nüfus. Tabii bunlar resmi kayıtlar. Biz İstanbul Emniyet Müdürlüğü olarak 1.500 trafik polisiyle 365 gün 24 saat, İstanbul halkının yaşam kalitesini arttıracak bir hizmet vermeye çalışıyoruz. Halkımız bu beyaz şapkalı trafik polislerinin ellerindeki sihirli değnek ile trafik sorununu çözeceklerine inanıyorlar. Tıpkı trafik kazalarını 'trafik canavarının' yaptığı gibi. Oysa trafik bir bilim işidir. Analitik düşünme ve matematiği ortaya koyma işidir. Trafikte üç unsur vardır, hız, konfor ve güvenlik. İnsanlara tercih sunmak gerekiyor, toplu taşıma gibi. Sokaktaki trafik polisine gelmeden önce değinilmesi gereken 4 madde var, mühendislik, eğitim, denetim ve ilkyardım hizmetleri. Dünya Sağlık Örgütü'nün raporlarına göre en çok ölümlü kazalar trafik kazaları.

Bu tabii Türkiye'de de böyle. Hergün trafik kazaları haberleri duyuyoruz. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye'de bilinçaltında yatan şu, "trafikteki kazalar araç kullanmanın bir bedeli". Biz bunu böyle görüyoruz. 1984-2004 yılları arasındaki araştırmalara göre terörden 35.000 kişi mağdur olurken trafik kazalarında ölenlerin sayısı 110.000, yaralıların sayısı 1.865.000. Yaralıların yüzde 10'unun hastanede veya yolda öldüğünü de eklersek 295.000 kişi. Yani Asya'daki Tsunami'de 300.000 kişi öldü tüm dünya yardıma koştu. Bu rakam bir ilin haritadan silinmesi demek. Biz trafikte ölçülebilir zararı düşünüyoruz fakat ölçülemez sosyal zararı hiç hesaba katmıyoruz. Türkiye'de trafik kazalarında en çok gençler ölüyor. Bu kişiler ülkelerine katma değer yaratacaklarına maalesef mağdur oluyorlar. İstanbul'da yılda 250 kişi ölüyor. Yüzde 48'i yaya. Tem otoyolunda karşıdan karşıya geçen insanlar var tabii bunda kaldırımların işgal edilmesinin payı çok büyük.

Bu sorunların çözülmesi için neler yapmak gerekiyor?

İstanbul'un trafik sorunu bölümlere ayrılarak merkezler bazında çözümler üretilerek sonuçlandırılır. Trafik sorununun çözülmesi için öncelikle tek otorite olması lazım. Ancak bu vali ve belediye başkanından bağımsız olacak. Geliri ve karar mekanizması özerk olacak. 34 plakalı araçlardan alınacak vergiler bu 'yönetime' bağlanacak.

Sizin köprülerden alınan ücretin böyle bir yöne kaydırılması yönünde demeçleriniz vardı.

Evet. Boğaziçi Köprüsü dediğimiz yer 3 şeritli bir karayoludur. Fazlası değil. Boğaziçi Köprüsü'nün standartı günde 45.000 araçtır. Siz köprüden 105.000 araç geçirmeye çalışırsanız böyle olur. OGS ve KGS sistemlerine yapılan yatırımın ciddi bir bedeli vardır. İstanbul'da otomobil kullanmanın bir bedeli olması gerekir. İstanbul'da köprüler dışında kullandığınız yol için hiçbir ücret ödemezsiniz. Ama 1 km fazla gidip karşıya geçerseniz para ödersiniz. Bu yüzden gişelerin kalkması gerekir. İstanbul'da yol kullanmanın bir bedeli vardır, bölersiniz sanıyorum araç başına 12 Dolar düşüyor. Her araçtan yıllık bir kere almak yeterli.

Böyle bir öneriye İstanbulluların hayır diyeceğini sanmıyorum.

Biz planlarımızı yüzde 90'a göre yapmalıyız. Neticede köprüden geçmeseniz de İstanbul'un yollarını kullanıyorsunuz. İstanbul'da vergi toplanıyor 81 ile bölünüyor. Trafik ışığı olmayan yere bu paralar gidiyor. Çözümün ilk adımı özerk yönetimi.

Trafiğin dört temel ilkesinden bahsettiğiniz. İstanbul trafiğinde bu bacaklardan hangisi aksadı şu ana kadar?

Mühendislik hizmetleri. Sonra sürücü okullarında iyi bir eğitim verilmesi gerekiyor. Her şeyin başı eğitim denir. Kırmızı ışıkta geçmenin suç olduğunu bilmeyen var mı ? Peki niçin kırmızıda geçiyoruz. Bir ülkede suçları önleyen cezaların yüksekliği değil, bu suçlara karşı uygulanabilecek müeyyidelerin ve gerçekleşme düzeyidir. Cezaların bir ekonomik bir de psikolojik limitinin olması gerekir. Mesela bir ticari araç sürücüsünün alkollü araç kullanmaktan ehliyeti 6 ay aldık. Peki bu kişinin hem psikolojik hem de ekonomik olarak bu 6 aya dayanma gücü var mı? İnsanlar hata yapabilir. Bu süreyi 1 haftaya indirsek, ikincisinde kullanılan aracı 6 ay bağlasak. Sorunları çözmek konusunda farklı çözümler sunmak gerekir. Kazaları önlemek için ikinci önemli unsur 'trafik sicil kaydı' getirmek zorundayız. Burada bir önemli görev de sigorta şirketlerine düşüyor. Sigorta şirketleri yıllarca polisi eksper olarak kullandı. Sigorta şirketlerinin riskleri yaşa göre belirlemesi ve primleri ona göre ayarlaması gerekiyor.

Sürücüler kaza tutanağına alıştı mı?

Şu anda kazaların yüzde 84'ünde kaza tutanağını sürücüler tutuyor.

Alkollü araç kullanımını azaltmak için ciddi çalışmalarınız var.

Evet. Birçok mekan bu konuda bizleri destekliyor. Kuruçeşme'deki mekanların sahipleri bizlere teşekkür ediyor. "Çevirmeler sayesinde her masada bir nöbetçi" var diye beni kutladılar.

EDS sistemiyle ilgili neler söyleyeceksiniz?

2009 yılında 79.000 arıza şeridi ihlali var. 360.000 de kırmızı ışık ihlali var. İstanbul'da 22 ayrı bölgede kontrol var. Türkiye'deki en kıt kaynak karayolu. İstanbul'da hareket etmek zordur. Damarlarımız tıkalı.

Arıza şeritlerinin kaldırılmasıyla ilgili ne düşünüyorsunuz?

Arıza şeritleri zararlı. Uyanık bir sürücü o şeride girerek akan trafiği de engelliyor. Arıza şeritlerini trafiğe açmak zorundayız. Şerit daraltmak demek kazalara davetiye çıkartmaktır. Sigorta şirketlerinin nöbetçi çekiciler bulundurması gerekiyor.

Trafikte sivil araçlarla devlet araçları arasındaki münasebetlerde yol önceliğini açıklar mısınız? Her siyah plakalıya yol vermek zorunda mıyız?

Hayır. Trafik kanununda geçiş üstünlüğü olan araçlar, siren ve ışıklı sistemlerini çalıştırarak yol isteyebilir ve geçebilir. Cankurtaran, itfaiye, polis ve jandarma bunların geçiş üstünlüğü vardır. Onun dışında korunan araçlarda da vardır. Ama her siyah plakalıya yol vermek zorunda değilsinizdir.

Son olarak ne eklemek istersiniz?

Durmayı bilmiyoruz. Trafik kazalarının nedeni hız değil durmayı bilmemektir. Biz yüzde 24 arkadan çarpıyoruz, yüzde 17 duran araçlara çarpıyoruz.
BİZE ULAŞIN