Yolların ustasıyım U2'nun hastasıyım

Yıllar, aylar, günlerdir beklenen konsere sayılı saat kalmışken, bu adamları neden seviyorum diye düşündüm ve U2 hastası olmam için kişisel sekiz nedeni sıraladım

Pazar 05.09.2010
ABONE OL
Yarın. Red Zone, saha içi, basın alanı fark etmez. Snow Patrol başlamadan Atatürk Olimpiyat Stadı'ndayım. Eğer konser üzerine bir parti olur (kulağıma çalan dedikodular var) da katılamazsam, haset, kıskançlık, derdimden çatlarım.
Kıssadan hissse: Yarın U2. Gidin. Bono'ya küslük etmeyin. Otobüsler 12'de kalkmaya başlıyor.

1- Bono değil, benim adamın Mullen. Sahnenin arkasında tepinip duran ilah. Siz onu bateri çalar olarak da tanımlayacaksınız ya da baterist, perküsyonist, davulcu. O bageti salladı mı, eridi ruhumun telleri.
2- Albümleri geç, sadece Elevation, One, Sunday Bloody Sunday şarkıları yeter U2'yu her daim en'ler listeme almama.
3- Dublin tabii. Aktivist olmak için daha iyi bir şehirde hayata gelinebilir miydi?
4- Karılarla kocalar, sevgililer, aileler, komşular ayrıldı, bu adamlar 1978'den beri beraber.
5- Bono ve üçüncü dünya ülkelerinin borçlarını silmek için harcadığı milyonları. İsterseniz Robinson, istemezseniz tribün
6- "Biz cevapları bildiğimizi sanıyorduk, oysa soruları yanlış sormaktaymışız," lafı. Aynamın kenarınd
7- 1999. Dört kız. Liseyi bitirmemize bir kala. Ortaköy sahilinde aşk acılarının üzerine With or Without You kafasına girmişiz. Şarkı 12. tekrarda.
8- Tamamen doğal kumaşlardan yaratıp da piyasaya sürdüğü giyim markası "Edun". (Taze bilgi: Louis Vuitton Sonbahar kampanyası için yanında biricik karısı Ali, ellerinde LV çantaları, üzerlerinde kendi markalarıyla poz vermişler.)

Yapılacak Listesi
Sanat. Bakılacak Eylül geldi, sergiler birikti. Kısa bir liste ilgilenene. Ben bu hafta içinde, olmazsa ay sonuna kadar hepsini gezeceğim: Pina Bausch @ Çırağan Palace Kempinski Sanat Galerisi, 3 Eylül'den itibaren; Mizaç @ Casa Dell' Arte, şimdilerde; Michel Comte- Women @ Elipsis Gallery (21 Eylül'de başlıyor ama ajandaya alın); Paslı Son @ İstanbul Modern Otoparkı; Genç Yorumlar @ Kare Sanat Gallery,15 Eylül'den sonra; Ama esas bomba Bunu Ben Yapmadım / Siz Yaptınız @ Galeri Non, ay sonunda.
İştah. Kabaracak Taksim turlarıma ara verdim vereli yeni mekânlar türemiş meğer etrafta. Sabah. Samanyolu Sokak 9A, Cihangir'de Anne's. Soğanlı kaşarlı omlet veya bacon'lı yumurta. Biraz yürüyüş üzerine. Yenenler eritilsin diye. Öğle. Ermenice aş anlamına gelen Jash. Cihangir Caddesi 9'da. Dalak çorbası, soğuk rosto, muska böreği, kabak tava, kıtır mantı, erişte, deniz mahsüllü lapa. Of, yazarken karnım acıktı. Üstüne Parantez Deli kavında 6 TL'ye Chardonnay, başka şaraplar da var ama bu bana yaraştı. Akşama da midenizde yer, ayağınızda derman kaldıysa Çukurcuma'da Sota. İstiklal Caddesi Kartal Sokak'ta yeni açılan Şebeke'de hamsili sigara böreği ve kaburga sandviç başka güne kalsın artık.
Kitap. Okunacak. Nick Hornby 31 Şarkı; Kaan Sezyum Oh Yes; Halit Hüseyni Uçurtma Avcısı.
Beynimde bunlar. Dolaşacak. Suada kartını nerden alsam? Eylülde Londra'ya mı gitsem Berlin'e mi? Kasımda Montreal'e mi Cape Town'a mı? Üşenmeyip karşıya geçsem de Vintage Records'dan bir şeyler baksam, sorsam iki bilene, hem de Casette butiğe uğrasam. Artık iPad alsam mı ikileminden çıkıp iPad alsam. Vogue eylül sayısında gördüğüm o Marc Jacobs'larla Miu Miu çantaları alacak parayı nereden bulsam? Gel desem sana, bir yürüyelim sahilde, kırsan sen de her günkü rutinini de "Tamam," desen, ver elini Kalamış falan. Of bi sıkıldım yine. Bak.
Film de. İzlenecek Hem de gerçek hayat hikâyesi kontenjanından. Igby Goes Down, The Runaways, Cadillac Records.