Anadolu müziğinin peşinde bir ömür geçirdi

  1. Haberler
  2. Pazar Sabah
Cumartesi 12.12.2010 ABONE OL
Halk müziği ve antik enstrümanları koro, orkestra ve kilisede kullanan ilk müzisyen olan Gomidas, Anadolu ve özellikle Ermeni halk müziğini ve ezgilerini yerinde incelemek, yorumlamak ve tanıtmak için Anadolu'yu, Kafkasya'yı, Balkanlar'ı, Avrupa'yı dolaştı. 1896 yılında müzik eğitimi için Berlin Üniversitesi'ne kaydoldu, mezun olunca Ermenistan'a dönerek zamana göre bir yenilik olan, çoksesli koro çalışmalarına başladı. 1905'te Tiflis'e, 1906'da tekrar Almanya'ya, daha sonraları Paris'e geçen Gomidas Vartabed, zamanın ünlü kültür merkezlerinde Anadolu ve Ermeni halk müziği ezgilerini batılılara tanıttı, müzik otoritelerinin dikkatlerini çekti. Gomidas her gittiği yerde çeşitli orkestra ve korolar kurdu, bestelerinde kendine özgü makam ve üslubuyla tanındı, keman dörtlüsü için hazırladığı besteleri ve derlemeleri Avrupa'da, Rusya'da ve İran'da çok beğenildi. Anadolu otantik halk türkülerinin şifrelerini (makam ve söz uyumu) çözen, bu temponun dokunma temposu olduğunu ilk söyleyen, Anadolu'da çalınan ilkel aletlerde makam uyumunun tam olduğunu belirten ilk kişi Gomidas'tı. Anadolu'ya ait her türlü sesi müziğe kaydedip türküye dönüştüren Gomidas, Türk Halk Müziği'ne de önemli katkılar yaptı; besteleri ve derlemeleri ismi anılmadan tanıtıldı. 1899'da kurulan Uluslararası Müzik Derneği'nin Avrupalı olmayan tek kurucusu olan Gomidas, Berlin'de geçirdiği yıllar boyunca Ermeni ve Kürt müzikleri üzerine seminerler verdi, mezuniyet tezi de Kürt müziği üzerineydi. Bela Bartok'tan önce Anadolu'yu köy köy gezen, çok sayıda türkü dinleyen, 1911'de İzmir Kilisesi'nde Kuzan Korosu'nu kuran, 1912'de en büyük eseri olan ve halen Ermeni kiliselerinde pazar ayininde çalınan Badarak'ı besteleyen Gomidas, 4 binden fazla Ermeni şarkısını derledi, notaya döktü, seslendirdi. Ancak eserlerinden sadece bin 200 tanesi bugüne kaldı.

BUGÜN NELER OLDU