Bu kadınlara kulak verin!

Televizyonda klipleri dönmese de, radyoda sesleri yankılanmasa da kaliteli müzikleriyle 'gönülleri fetheden şarkıcılar' kategorisinde özellikle bir yıldır kadınlar önde gözüküyor

  1. Haberler
  2. Pazar Sabah
Cumartesi 19.12.2010 ABONE OL
Bazı şarkıcıların ve albümlerin yüksek maliyetli yapımlara, pahalı videolara, büyük halkla ilişkiler faaliyetlerine, radyo ve televizyonda sürekli çalınmaya ihtiyacı olmuyor. Belli bir kalitenin üzerindeki tarzları ve kendilerine has özellikleriyle bu kategorideki müzisyenler ve işleri, duyarlı kulaklardan kaçmıyor.

POPÜLER MÜZİĞİN KAHRAMANLARI
Zaten bu türden isimlerle, ya caddede bir dükkândan yankılanan sesleriyle, kazara uğradığımız bir mekânda sergiledikleri canlı performanslarıyla, ya bir dost tavsiyesiyle, ya da müzik yazarlarının insafıyla tanışıyoruz. Şimdilerde internetin de yardımıyla seslerini daha fazla kişiye kolayca duyurabilen bu isimlere popüler müziğimizin 'isimsiz kahraman şarkıcıları' ve 'hazine albümleri' de diyebiliriz aslında. Son bir yıl içinde çıkan yerli albümlere baktığımızda da bu türden kaliteli işlere imza atan şarkıcılar arasında bariz bir kadın üstünlüğü gözden kaçmıyor. Birbirlerinden farklı tarzlarda müzik icra eden bu kadın şarkıcıların ortak özelliği ise seslerinin gücü, içten melodileri, hangi türde müzik icra ederlerse etsinler albümlerinde çağın gereklerine uygun başarılı düzenlemelere yer vermeleri, enstrüman zenginlikleri, özgün yorumları ve çiğliğe düşmeyen şarkı sözleri. Biz de kimi yolun başında, kimiyse yıllardır müzikle haşır neşir olmasına rağmen adlarını henüz duyurmuş bu kadın vokalistlerimizden, son bir yıl içerisinde öne çıkanlardan bir seçki hazırladık.

JEHAN BARBUR YERLİ NORAH JONES
Naif ve sakin bir müzik icra eden Jehan Barbur aslında tam bir müzik oburu. Sonuncusu geçen günlerde yayınlanan Hayat ve ilk albümü Uyan'la, sadece bir buçuk yıla iki albüm sığdırmayı başardı. Üstelik kaliteden de ödün vermeden. İlk albümü Uyan henüz ortada yokken, sahne aldığı yerlerde vokali ve sempatik tavrıyla hayran kitlesi edinmeyi zaten başarmıştı. Albüm gelince birçok müzikseveri sanki kış uykusundan uyandırdı. Doğum yeri Beyrut ve çocukluğunu geçirdiği İskenderun topraklarından biriktirdikleri, Akdeniz, Anadolu ve Balkanlar'a kadar uzanan bir coğrafyanın melodilerinden beslenmesi, onu bir adım öne çıkarıyor. Basit sözlerle sıradışı şarkı sözü yazmanın ne demek olduğunu da gösteren Barbur, pop caz gibi duyulan müzikleriyle, neredeyse 'yerli Norah Jones' kıvamına gelmiş durumda. Bu nedenle iki albümü de kaçmaz.

MİRCAN KAYA ÜRETMEKTEN YORULMUYOR
Mircan'ı (Kaya) bilenler biliyor ama adını son yıllarda daha fazla duyurduğu kesin. Müzikle ilgili bitmek bilmez bir enerjisi var. Film müzikleri, türküler, cazın kıylarında gezen besteler... Yeni fikirlerin her daim peşinde bir şarkıcı ya da müzik insanı o. Onun için Türkiye'nin Lorenna McKennitt'i diyenler bile var. Kendi annelik deneyimlerini yansıttığı Bizim Ninniler, Anadolu'dan anonim türküleri kendine özgü yorumladığı Kül'ün ardından Elixir adlı son albümünde de Gülten Akın'ın şiirlerini leziz melodilerle bestelemiş. Halk müziğinden flamenkoya kadar uzanan bir yelpazede, başarılı müzisyenlerden oluşan ekiplerle beraber her yeni denediği çalışmada ortalamanın üzerine çıkmayı hep başarıyor.

YASEMİN GÖKSU HALK MÜZİĞİNE TAZE KAN
Yasemin Göksu, son dönem Türk Halk Müziği şarkıcılarımızın en çok dikkat çeken isimlerinden biri. Türküleri abartmadan kendisine has; çağdaş bir biçimde yorumluyor. atv'de yayınlanan Elveda Rumeli dizisinin müzikleriyle adını daha da çok duyuran Göksu'nun Urumeli Hatırası adlı solo albümü de çok sevildi. Kuzey Bulgaristan'dan, Kırklareli, Edirne, Lüleburgaz ve İstanbul'a kadar 'Rumeli Türkleri' kategorisindeki türkülere getirdiği yorum her daim dinlemeye değer nitelikte.

MELİS DANİŞMEND BAĞIMSIZ MÜZİK
SABAH Cumartesi'deki müzik yazılarından da tanıdığımız Melis Danişmend, son yılların en başarılı kadın vokallerinden biri. Uzun süredir hayali olan solo albümü Daha Az Renk'le bunu bir kere daha ispatladı. Hayatı ve müziği arasındaki açıyı azaltarak son derece samimi ve güçlü bir ses ve yine aynı samimilikteki şarkı sözleriyle, piyasa kaygısı hiç gütmeden son yılların en sakin ve güçlü albümlerinden birine imza atmış. Tamamen akustik albümde, sakin melodilerle bazen tezatlık oluşturan yaramaz kız edasıyla haykırdığı akıllıca ve zaman zaman da hayata karşı öfkeli sözleriyle insanın üzerinde evinize gelen bir konuk şarkı söylüyormuş etkisi bırakıyor. Albümünün yapımcılığını da üstlenen Danişmend, Türkiye'de bağımsız müzik yapmak isteyenlere de müthiş bir ilham kaynağı oluyor.

BİRSEN TEZER SESİNİN HİÇ ACELESİ YOK!
Tamamen canlı çalınıp kaydedilmiş albümlerin tadı bir başka oluyor. Son bir yıl içinde bunun en iyi örneklerinden biri de Birsen Tezer'den geldi. Canlı kaydedilen Cihan albümüyle dikkat çeken Tezer, aslen bir kanun sanatçısı. Bugüne kadar önemli sanatçılarla sahne alan ve onlarla müzik yapan Tezer, solo müzik kariyerinde de yılların birikimini acele etmeden ortaya koymuş. Zuhal Olcay ve Hümeyra arasında gezinen ses rengi, 'mükemmeliyetçilik'ten uzak ama bir o kadar da etkileyici şarkılarıyla 'acaba yeni neler yapacak' beklentisi yaratan bir müzik yapıyor.

CEYLAN ERTEM ONU DAHA ÇOK DUYACAĞIZ
Ceylan Ertem'i şirin halleriyle Anima adlı toplulukla tanıdık. Anima dağıldıktan sonra yoluna yalnız -ya da müzik dostlarıyla diyelim- devam eden Ertem, iki ay önce çıkan Soluk albümüyle, açıkçası popüler müziğimize de yeni bir 'soluk' getirdi. Yaratıcılık sınırlarını zorlama konusunda son derece usta. Rock, fusion, caz, elektronik formlarını bir arada ya da serseri mayın gibi hiç beklemediğiniz bir anda karşınıza çıkarma konusunda son derce becerikli. Soluk albümünde kendi şarkıları dışında sadece Kızılcıklar Oldu mu?, Gönül Dağı ve Fikrimin İnce Gülü yorumları için bile onu dinleyebilirsiniz. Bütün bunlara ses rengi ve beraber çalıştığı müzisyenlerin katkıları da eklenince, Ceylan Ertem için 21. yüzyıl Türk popunun medar-ı iftiharlarından biri demek hiç de abartılı olmaz.

BUGÜN NELER OLDU