Alfabetik ayarda İstanbul turu

Avrupa Kültür Başkenti İstanbul, 2010 yılında sanat fuarlarına, tasarım ve moda haftalarına evsahipliği yaptı. İşte A'dan Z'ye İstanbul'un en yenileri, en iyileri, en lezzetlileri ve klasikleri...

  1. Haberler
  2. Pazar Sabah
Cumartesi 26.12.2010 ABONE OL
AKŞAMÜZERİ İstanbul. Hava açık. Sıcaklık 10 derece civarlarında. Caddebostan sahilinde, elimde bir kitap. Mesela Elif Şafak - Araf, kulağımda Magnetic Fields. Oturmaktayım. Hayallerle şimdi, planlarla kaçamaklar, "2011 nasıl geçecek acaba?" endişeleri yanımda.
BABYLON'da canlı, Nublu'da caz, Salon'da deneysel, Tamirane'de indie, Minimüzikhol'de dans müzikleri dinleyeceğiz bu kış. Arada üşenmezsek Arkaoda'ya da uğrarız.
2010 CONTEMPORARY İstanbul'da keşfetmiş bulunduğum sanatçılar arasında Ali Taptık, Gözde Türkkan, Murat Pulat, Cem Dinlemiş, Janet Zeugner, Volker Marz, Ali Miharbi var. İnci Eviner ve Michael Wolf ise her daim favoriler listemde. Peki "Hangi galeride gezersin?" diye soracak olursan, "X-ist," diyeceğim. Yanına da Arter, Soda, Outlet, Non ekleyeceğim.
ÇUKUR Meyhane'de (Kartal sokak No:1/A, Galatasaray) lezzetli yemek, yanında rakı, adam başı 30 TL. Patatesi anne eli değmiş gibi, ciğeri ince. 2010 sezonu içkim
DIRTY MARTINI. Den'de Türker çok iyi yapar. (Mim Kemal Öke Cad. No: 1/D, Nişantaşı)
EDİSYONLAR. Bostanbaşı Cad. 20/A Çukurcuma'da küçük dükkân. İçinde 15'ten fazla yeni nesil sanatçının 10'ar edisyonluk işi. İlk keşfederseniz 150, son gelenseniz 500 TL verip çıkıyorsunuz. Portfolyo bırakmak serbest. Beğenirlerse sizinle anlaşmaya varıyorlar. Bu yıl
FERZAN ÖZPETEK - Serseri Mayınlar 'ı izlerken hep ağladım.
GÖLGE'de borç, Şimdi'de mantar, Bread&Butter'da patates, Nizam'da ezogelin, Salad Bar'da domates tamam da; güzel tarafından minestrone, sebze, balık çorbalarını nerede içeceğiz, ocak ayında? Yurdışından misafirler eve dolunca
HÜNKAR'ınayvalı yahnisi ve İzmir köftesi ne güzel geldi, Türk yemekleri tatmak isteyen Fransızlara. İddia ediyorum: Köftenin dil ısırtanı Ali Baba, Beyti, Recep Usta, Hüseyin, Filibe Sultanahmet, Beşiktaş, Ramiz'de falan değil; Açıkhava'nın oradaki
IŞIKLARDA park eden arabada yenir.
İKSV DÜKKÂNI içinde Abidin Dino cüzdanlar, manyetik saatler ve takvimler var. Gidip de alınası, olmadı bakılası. Kulağıma düşen duyumlar doğruysa Limonata'nın güzel risottolu, bol tatlılı mönüsü
JAMIE OLIVER elinden yeniden çıkacakmış. Hoşgelirsin Jamie hayatımıza. Karaköy'ün balıkçısı,
KADIKÖY'ün Çiya'sı, Kuledibi'nin Petek Büfe'si, Arnavutköy'ün Takanik'i. Ünlüdür.
LÜFER, lakerda, levrek, palamut, midye, kalamar falan deyince Sabahattin elbette. Önden lahana turşusu servis edilince bir de. Keyfimi bırak, yan gel yatsın. (Seyit Hasan Kuyu Sokak 1, Cankurtaran) Bu yıl tiyatrolardaMALAFA, Bomba, Çıplak Ayaklar Kumpanyası, Punk Rock, Vanya Dayı, Kumbaracı 50 popüler konular arasında yer aldı. İstanbul'un en iyi etçileri diye anket yaptım.
NUSRET (Çamlık), Beevees (Suadiye), No Seven (Akatlar), Günaydın (Levent), Marchi's Steak House (Kemerburgaz), Dükkân (Maslak) ilk sıralara oturdu. Özlediğin, gidip görmek istediğin- ama gidip göremediğin. Özlem, gidip görmek istemen- ama, gidememen, görememen; gene de, istemen -
ORUÇ ARUOBA
ÖRGÜ işler moda olunca İpek Arnas da 2Ters1Düz markasıyla dolaplarımıza girdi.
PAZAR KAHVALTISI: Brunch saati gelince Karaköy Maya. Sote Kanlıca mantarlı, sahanda köy yumurtasını başka nerde bulup da yeriz? Pastırmadan vazgeçmem diyorsan da, Namlı var yanında.
ROBINSON yeni Paul Auster kitabını İngilizce; Edip Cansever'i Türkçe, Albert Camus'yü Fransızca bulabildiğim yer. Ayakkabılarını çok sevdim.
SERTAÇ DELİBAŞ. Hadi gidip Casette Butik'ten birer tane edilenelim. Akaretler'de Corvus'un restoranı var. İçeri giriyorsunuz birbirinden güzel
ŞARAPLAR arasında kırmızı mı, beyaz mı, aromalı mı, sek mi, Merlot mu, Chardonnay mi gibi seçimleri yaptıktan sonra yemeği şefin pek maharetli ellerine bırakıyorsunuz. Bizim masamıza füme etler, humus, kaburgalı risotto, patates kulesi, kurutulmuş domatesli kıtırlar geldi. Ortamı sevdik, ışığı sarı, müzikler güzel. Romantik yemek lazımsa.
TASARIM HAFTASI geldi geçti, arkasından dedikodu kazanımıza Autoban'ın koltuklarını, Pratoner askılıklarını, Halit Berker büfelerini, Michael Young saatlerini, Ilio bardaklarını bıraktı da gitti.
Art UNLIMITED dergisine bayılıyorum! Ispanaklı kereviz fırın, kabak sarma, dana gulaş, gemici pilavı, sütlü kabak çorbası, köfteli haşlama, öğle yemeğinin kralı,
ÜZÜMLÜ ÇÖREK anca Kantin'in mönüsünde var. (Akkavak Sokak 30, Nişantaşı) "Müzik," dedim, "Ben de," dedi. Plak istedim, "Hangi yıl?" dedi, "LCD Soundsystem gibi birini arıyorum," dedim. İki saniyede halletti.
VINTAGE RECORDS (Dr. Esat Işık Cad. No: 20 Kadıköy). Bu işin piri. İstanbul hali:
YENİ yerler eski hayatları unutturuyor. Yeni insanlar da eskilerini. Geride kalan "Acaba yeterince mücadele ettim mi?" endişesi. İstanbul Fashion Week önümüzdeki podyumdan geçti. Sevdim.
ZEYNEP TOSUN'un renklerini. Hele beje kaçan sarı, bebe mavisi, çiçekli beyazları muhteşemdi. Niyazi Erdoğan'ın uçuşan gömleklerini, Bora Aksu'nun her şeyini, Simay Bülbül'ün petrol yeşilini.


BUGÜN NELER OLDU