İstanbul'un ortasında Avrupa havası

Bu aralar İstanbul çok keyifli, adeta bir Avrupa havası sinmiş sokaklara. İsterseniz dükkan dükkan gezin ister konsere gidin

Perşembe günü mobilya almalıyım, hatta evdeki her şeyi atıp baştan yaratmalıyım endişeleri içinde Çukurcuma'da başlıyor. Amaç: Otel odasına benzeyen ruhsuz evimi yuva yapmak. İlgi alanlarım: Metal, tahta, mavi ve turuncunun her tonu, geniş yatak, poster, hamak, lamba, uzun masa, kütüphane, içinde yemek yapılmasa da güzel bardaklar ve tabaklarla donatılmış mutfak. Aman asla yanımdan geçmesin diyeceklerim: Kristal avizeler, duvardan duvara halı, çokça biblo, altın varak.

Zeytin ağacından kap, kacak al
Taksiden, trafikten kaçma usulleri gereğince, Cihangir meydanında iniyorum. Aklımda Asri Turşucu'dan, yeni boşalttığım su şişesini acılı suyla doldurup tura başlamak var. Fakat dikkatim, hemen yanında, yeni açılmış dükkan yüzünden dağılıyor. Üzerindeki tabelada Amorf yazıyor. Merakla kapıdan içeri giriyorum. Cennet. Her taraf zeytin ağacından yapılmış kap, kacak, kaşık, ayna, havan, kesme tahtası dolu. Lavabo altına tezgah, ortaya masa bile şekillendirmişler. Ağahamamı Sok. 11/A Tel: (212) 245 83 64

Faikpaşa dükkanları
Vintage usulü ıvır zıvır. Kelimenin tam anlamıyla bu şekilde anlatabilirim. The Works'ten dışarı çıkmam 45 dakikamı alıyor. İçeride çöp ev kavramının hakkını verecek türde bir birikim var. Bavullardan çantalara, barbilerden kitaplara kadar oradan her türlü malzeme bir arada takılıyor. Dikkatli gözler onların içinden ne cevherler buluyor ama. Hemen yanındaki Hall'de de balkona koymalık bir sandalye beğendim ki, sorma.

Sıfır noktası
İsmini sevdiğim her dükkana dalarım. Sıfır'da 1500 TL fiyat etiketiyle, "Az sonra bulacağın kanepenin yanıbaşında çok güzel duracağım," diyen siyah lambayı alıp almamak arasında çok bocalıyorum, 10 dakika sonra mavi raflarda, tren maketlerinde, eski radyoda ama en çok da o siyah lambada aklım kalmış olarak yoldayım. Çukurcuma Caddesi 49/C Tel: (0212) 245 00 60

Madem Çukurcuma'dasın, alışverişi atlamayasın
Leila Butik'ten iki tayt kaptım. Biri siyah-beyaz çizgili, diğeri lacivert rock stili. Ama asıl o sarı şapkada aklım kaldı. Kağıttan, çok hafif, başınıza oturttuğunuzda pek havalı. Sanırım, 82 TL etiketine aldırmadan gidip alacağım. leilabutik.com Casette Butik ayakkabıları arasından önce Ahmet Baytar üretimi beyazlar dikkatimi çekiyor, ama sonra kendi markaları K7'nin mor bantlı saks mavisi topuklularına gönlüm kayıyor. Bu aralar indirim var, dolabında uzun zamandır bekleyen dar paça pantalonlar altına pek güzel gider. cassette.com.tr Bir ayakkabı canavarı olarak geçen ay dört çift aldığım yetmezmiş gibi Fanfinfon'da da deri espadriller beğendim. Neyse ki numarası yokmuş, yoksa kredi kartına acımam, alırım modeli ayağıma geçirecektim. Turnacıbaşı sokak 34/A

Bu konserler kaçmaz!
Caz Festivali şehirde; The Dears, 12 Temmuz gecesi İstanbul Modern'de! Bilmeyenlere söyleyelim, grup indie müzik yapıyor. Antony and the Johnsons büyüleyicidir. 9 Temmuz'da, Filarmonia İstanbul orkestrası ile Açıkhava'da konser verecekler. Bu konserlere gidilsin.

BİZE ULAŞIN