30 günde, 32 ünlü isim

SABAH ekonomi yazarı Şelale Kadak, a Haber'de özel bir programa başladı. İş ve sanat dünyasından ünlü isimleri ağırlayacak olan ve ilk konuğu Mustafa Koç'la cuma akşamı ilginç bir sohbet gerçekleştiren Kadak'la, Ramazan boyunca sürecek İş'te Hayat'ı konuştuk

Cuma akşamı a Haber'de yepyeni bir program izledik. Gazeteci Şelale Kadak'ın hazırlayıp sunduğu İş'te Hayat programının konuğu, ünlü işadamı Mustafa Koç'tu. Kadak, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç'la samimi bir sohbet gerçekleştirdi. Koç, Türkiye ve dünya ekonomisinden hayırseverlik anlayışına, çocukluk anılarından Vehbi Koç'un kendisine verdiği öğütlere kadar pek çok şey anlattı. Bu program, SABAH gazetesi yazarı Şelale Kadak'ın, Ramazan ayı için yaptığı özel bir proje. Kadak, 30 gün boyunca her akşam, 19.15- 20.05 saatleri arası, iş dünyasından, ayrıca sanat ve tasarım camiasından pek çok önemli ismi ağırlayacak. İş'te Hayat'ın konukları arasında Güler Sabancı, Bülent Eczacıbaşı, Ahmet Nazif Zorlu, Süreyya Ciliv, Zeynep Fadıllıoğlu, Yalçın Ayaydın ve Dice Kayek markasını yaratan Ece ve Ayşe Ege kardeşler de var. Biz de Kadak'a bu özel çalışmanın detaylarını sorduk...

- Şelale Hanım, biz sizi çok iyi tanıyoruz ama okurlara anlatmak gerekirse, Şelale Kadak kimdir, neler yapar?
- Gözünü SABAH gazetesinde açmış bir gazeteciyim. Daha üniversite ikinci sınıf öğrencisiyken staj yapmak üzere girdim SABAH'a. Giriş o giriş. Sonraki yıllarım hep SABAH'ın ekonomi bölümünde gazetecilik yapmakla geçti. Aslına bakarsanız, kariyerimin tüm aşamalarını SABAH'ta geçirdim. Yani stajyerlikten ekonomi muhabirliğine, sayfa editörlüğünden yazarlığa kadar... Bana şu anda yazdığım köşeyi açan kişi ise çok kısa bir dönem genel yayın yönetmenliğimizi yapan Ufuk Güldemir oldu. Bende o ışığı gördüğü ve önümü açtığı için bugün kendisini minnetle anıyorum.

KOLAY BİR İŞ OLMADIĞININ FARKINDAYIM
- Televizyonda hiç çalıştınız mı peki?
- Pek sayılmaz. Bugüne kadar daha ziyade çeşitli programlara konuk oldum. Şimdi görüyorum ki, konuk olmak, programı yönetmekten çok daha kolaymış. İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi'nden mezun olduktan sonra, kendimi biraz daha geliştirmek için California Üniversitesi'nde in Riverside kampüsüne gittim, medya ve ekonomi dersleri aldım. Amacım, mastır için hazırlık yapmaktı. Çünkü dersleri saydırtmaya başlamıştım. Ancak sertifika programlarını da son derece faydalı buldum ve gazeteye geri döndüm. Bir televizyon programına hazırlanıyorum ve geçmişte bu iş için aldığım tek eğitim, yine California Üniversitesi'nin bu kez Los Angeles kampüsünde, NBC'nin bir prodüktöründen aldığım TV haberciliği dersi. Benim dışımdaki tüm öğrenciler ABD'li ve benden en az 10 yaş büyüktü. Onların yanında pek bir küçük kalmıştım, üstelik şahane, akıcı İngilizce konuşuyorlardı, ama ders sonunda üç dakikalık bir haber sunumunu başarıyla yaptığımı hatırlıyorum. Yazılı basına göre çok farklı disiplinleri olduğu için, kolay bir iş olmadığının farkındayım.

- İş'te Hayat programı nasıl ortaya çıktı?
- Hayalimde hep, doğru zamanda, doğru bir programla, doğru yerde bir televizyon programı yapmak vardı. Ama bu kadar hızlı bir şekilde olacağını hiç düşünmemiştim. 15 gün önce Turkuvaz Tematik Kanallar Grup Başkanı Mahmut İpşirli ve a Haber Ekonomi Müdürü Özlem Doğaner kapımı çaldı ve bana bir proje üzerinde çalıştıklarını ve bunun için doğru insanın ben olduğumu söylediler.

- Nasıl bir program bu, kimleri izleyebileceğiz burada?
- Özel bir proje, sanırım ben de bu yüzden kabul ettim. İş dünyasının aklınıza gelebilecek birçok ismi konuğum olacak. Arada bazı ressamları, tasarım dünyasının tanınmış isimlerini de konuk edeceğiz. 30 gün ve 30 isim... Aslında programlardan birinde üç konuğum birden olacak ve dolayısıyla 30 gün ve 32 konuk demeliyim. Her akşam İstanbul'da iftar yaklaşırken, yani 19.15 - 20.05 saatleri arasında yayında olacağız. Cuma akşamı ilk konuğum Koç Holding Başkanı Mustafa Koç idi. Çok güzel bir program oldu hakikaten. İzlemeyenlere, a Haber'in internet sitesi www.ahaber.com.tr'den ilk programa göz atmalarını tavsiye ederim. Hem yaz tatili, hem Ramazan hem de çok sıcak, ama sağ olsunlar, programa davet ettiğim hiç kimse beni kırmadı.

- Neden Ramazan'da yapıyorsunuz programı?
- Aslında ilk başta ben de 'Neden böyle bir programı eylülde yapmıyoruz?' diye sormadım değil Mahmut Bey'e. Ama sonra ben de ikna oldum ki, kimsenin iddialı bir program yapmadığı, yaz rehavetinin her yeri kapladığı günlerde, böyle bir projeye soyunmak fark yaratacak. Ben ortaya güzel bir program çıkacağına inanıyorum. Kuşkusuz kendimi televizyon dünyasında bir amatör olarak görüyorum, hatalar yapabileceğimi de biliyorum, ama uzun yıllardır tanıdığım konuklar sayesinde rahatlayacağıma da eminim. Bir de Ramazan'da birçok insanı, evde ekran başında yakalayacağımızı sanıyorum.

İLİŞKİLERİM, KARŞILIKLI GÜVENİN SONUCU
- Takip ettiğimiz kadarıyla iş dünyasıyla, ayrıca sanat çevresiyle yıllardır ilişkileriniz çok iyi. Çok nadiren röportaj veren pek çok isim, sizinle açık açık konuşabiliyor. Bu güven ilişkisini yıllar içinde nasıl kurdunuz?
- Sanırım bu bir birikim. 20 yıl, medyada az bir süre değil. Kurduğum ilişkiler, haber kaynaklarımla olan karşılıklı güvenin bir yansıması diye düşünüyorum.

BİZE ULAŞIN