Doğa sporcuları Allah'a emanet

Son zamanlarda doğa sporcularının yaşadığı kaza, ölüm ve kaybolma olayları Türkiye'de doğa sporları denetimini gündeme getirdi. Tecrübeli doğa sporcularına göre bu kazaların en önemli nedeni rehberlerin niteliksiz olması

Türkiye'de son yıllarda gelişim gösteren doğa sporları turizmi, büyük bir güvenlik problemini de beraberinde getirdi. Artık eğitimli doğa sporcularının faaliyet gösterebilecekleri bölgelerde, maceraperest turistlere rastlamak mümkün. 10 yıl önce dağcılık federasyonunun, üniversite kulüplerinin ve yetenekli doğa sporcularının sahibi olduğu birkaç şirketin denetimde yapılan doğa faaliyetleri, talep artışıyla birlikte bambaşka bir kimliğe büründü. Doğada, profesyonel sporcuların bile zorlanacağı koşullarda faaliyet yapmaya yeltenen eğitimsiz kişilerin ve onları bu koşullarda sadece kazanç elde etmek için yüreklendiren şirketlerin sorumluluğu çok büyük. Sadece ciddi doğa faaliyetlerinde değil, basit trekking turlarında da büyük sorunlar yaşanıyor. Bu turlara katılanlar arasında kaybolanların veya mahsur kalanların olması artık alışılagelmiş bir durum. Her yıl basına yansımayan onlarca vaka yaşanıyor. Bu kaybolmaların çoğu rehberlerin yetersizliğinden kaynaklanıyor. Son olarak Kastamonu Valla Kanyonu'nda altı kişilik ekibin kaybolması ve ekip içindeki bir dağcının hâlâ bulunamaması, doğa sporları güvenlik kurallarının bir daha gözden geçirilmesi gerektiğini ortaya koydu.

ÜST DÜZEY DAĞCILIK BİLGİSİ ŞART
Dağcılık Federasyonu Başkanı Alaattin Karaca içinde dağ sözü geçen her faaliyetin, işinin ehli kişiler tarafından planlanması ve liderliğinin yapılmasının şart olduğunu savunuyor: "Son yıllarda doğa sporlarına olan ilginin artmasıyla özellikle dağlardaki insan yoğunluğu arttı. Özellikle dağda yapılan etkinliklerin basit görülmesi gibi bir tehlike var. Dağlarda yapılacak her faaliyette çok iyi dağcılık bilgisi gerekiyor. Yürüme, malzeme bilgisi, beslenme, yön bilgisi, ekip seçimi ve hatta mola yapılacak yerlerin belirlenmesi için bile bir bilgi birikimine sahip olmak lazım. Dağda, günlük güneşlik bir havada yola çıkıp iki saat sonra kendinizi korkunç bir fırtınanın içinde bulabilirsiniz. Bu nedenle özellikle ekip liderinin doğa bilgisinin çok üst düzeyde olması gerekiyor."

EHLİYETİ OLMAYANA ARABA VERMEK GİBİ
Özellikle Ağrı Dağı'nın çok ciddiye alınması gerektiğini söyleyen Karaca, bu zorlu tırmanışın dağcılık eğitimi almayan rehberlere emanet edilemeyeceğini belirtiyor: "Ağrı Dağı, zorluk derecesi olan ve mutlaka dikkatli olunması gereken bir dağ. Özellikle 4 bin 200 metrenin üzeri tehlikeli. Dağ rehberliğini, Türkiye Dağcılık Federasyonu'ndan belgeli olarak yapan dağ rehberleri var. Bunlara güvenimiz tam. Ancak tur şirketlerinin görevlendirdiği rehberlerin niteliğinden emin olamıyorum. Dağcılık Federasyonu belgesine sahip olmayan rehberlerin çoğu sıkı bir dağcılık bilgisine sahip değil. Bu, ehliyeti olmayana araba vermek gibi bir şey."

TÜRKİYE'DE HERKES DAĞ REHBERİ!
Geçtiğimiz günlerde dünyanın en zor dağı kabul edilen K2'ye tırmanarak adından söz ettiren dağcı Tunç Fındık, bugüne kadar yurtdışında yaptığı tırmanışlarda gördüğü rehberlik sistemiyle Türkiye'de yapılanlar arasında büyük bir uçurum olduğunu söylüyor: "Ne yazık ki Türkiye'de rehberlik kurumunu kontrol edecek bir mekanizma yok. Doğa sporlarının çok yoğun yapıldığı ülkelerde ciddi eğitimlerden geçmiş sporcular rehberlik yapabiliyor. Fransa'nın Mont Blanc Dağı'nda lisanslı rehberler dışında rehberlik faaliyeti yapmak yasak. Fransa'da rehber olabilmek için Yüksek Dağ Rehberleri Birliği'nde dört yıl süren son derece sıkı ve ciddi bir eğitim almak gerekiyor." Fındık'a göre Türkiye'de bu standartlara erişebilmek için usta dağcıların bir rehberlik birliği oluşturması şart: "Türkiye'de, Avrupa'da hakim olan mekanizma olmadığı için herkes kendine dağ rehberiyim, diyebiliyor. Çünkü kişinin rehberliği belgelenemiyor. Eğitimleri yeterli olmadığı için Türkiye'de faaliyet gösteren rehberlerde bu nitelikler bulunmuyor."

YEREL REHBERLER TEHDİT EDİYOR
Türkiye'nin tanınmış dağcılarından ve eski doğa sporları organizasyon firması sahibi Ertuğrul Melikoğlu'na göre Türkiye, rehber niteliği konusunda dünyanın fakir ülkelerinin bile gerisinde: "Ekvator gibi dar gelirli bir ülke bile Dağ Rehberleri Örgütü üyesi ve bu örgütün kurallarıyla çalışıyor. Türkiye'de rehberler hiçbir denetime tabi değil. Doğa sporları şirketleri, işlerini yürütecek kişileri buluyor ve teknik altyapılarına bakmaksızın onlara iş yaptırıyor. Yani faaliyetler Allah'a emanet yapılıyor." Melikoğlu, özellikle Ağrı Dağı tırmanışlarındaki rehberlik ve mihmandarlık sisteminin son derece tehlikeli bir yere doğru gittiğini, bundan önceki kazalardan kimsenin ders çıkarmadığını söylüyor: "Geçen yıllarda temmuz ayında Ağrı Dağı'na 11 kişilik bir ekip, başlarında bir rehberle tırmanış yaptı. Rehber o kadar dikkatsizdi ki, zirveye çıktığında ekipten sadece beşinin arkasında oluğunu ve altı kişinin ekiple olmadığını fark edebildi. Kaybolanlardan ikisi hayatını kaybetti. Bu rehber hiçbir şekilde suçlanmadı, mihmandarlık belgesi iptal edilmedi ve hâlâ aynı işi yapıyor. Ağrı Dağı'ndaki yerel halka mihmandarlık belgeleri verilmesinden sonraki yaz, batıdan gelen rehber, bu işe yeni başlayan yerel rehberler tarafından 'Buradan gidin ve bir daha gelmeyin,' denilerek tehdit edildi."

DOĞA FAALİYETLERİNDE NELERE DİKKAT EDİLMELİ?
* Öncelikle gidilecek yerin ve yapılacak faaliyetin kişinin doğa bilgisi ve yeteneklerine uygun olması sağlanmalı.
* Yapılan faaliyet basit bir doğa yürüyüşü bile olsa yürüyüş, nefes alıp verme, mola yeri belirleme gibi konularda bilgi edinilmeli.
* Faaliyete gitmeden önce mutlaka hava durumu bilgileri alınmalı.
* Hava raporları, sorunsuz bir günü tarif etse bile kötü hava önlemleri alınmalı ve rota üzerindeki sığınma alanları belirlenmeli.
* Faaliyetin niteliğine göre giyilecek kıyafetlerin ve kullanılacak malzemelerin önceden belirlenmesi ve kötü hava koşullarına uygun yedek kıyafetler bulundurulması şart.
* En temel navigasyon bilgilerine sahip olunmalı. Yön belirlemede yardımcı GPS aleti bulundurulmalı, GPS yoksa mutlaka bölgenin haritası ve bir pusula edinilmeli.
* Gidilecek faaliyeti organize edecek kurum ve şirketin altyapısı son derece önemli. Faaliyetin liderinin ve rehberin doğa sporları birikimden emin olmalı. Liderin daha önce yaptığı faaliyetlerin niteliğinin bilinmesi gerekiyor.

BİZE ULAŞIN