Asistanım hayatımın yarısını yönetir!

"Uyumayı hep sevdim, ama rahatça ve dilediğimce uyuduğum bir hayatım olmadı," diyen psikiyatrist Arif Verimli'nin 24 saati

Sabah 07:30'da alarm çalar. Ama asla 07:30'da kalktığım görülmemiştir. Eşim her zaman benden erken kalkar. Hep böyleydi. 35 senelik evliliğimizde bir gün de ben onu kaldırmadım. Uzaktan (mutfaktan) "Arif!" diye seslenir, kalkamazsam yanıma gelir; beni uyandırmak için yıllar içinde bazı taktikler geliştirdi. Eğer o gün yapacak bir sabah işi yoksa (ki bu her gün düzenli olarak katıldığım Müge Anlı ile Tatlı Sert programı tatildeykendi), bazen 10:00'a kadar uyurum. Uyumayı hep sevdim, ama rahatça ve dilediğimce uyuduğum bir hayatım olmadı. Ve genellikle bu düşüncelerle uyanırım. Derhal banyoya girerim. Uzun banyo yaparım. Duş jelim, diş macunum, tıraş setim, parfümüm hiç değişmez. Başka markalar kullanmak zorunda kalırsam kendimi temiz hissetmeyebilirim. Banyosuz bir hayata tahammülü hiç yok. Kazara sular falan kesilse; günüm, moralim, motivasyonum biter. O sırada yardımcımız Asiye Hanım genellikle gelmiş olur. Eşimle sohbet etmeye başlamışlardır. Televizyonda İrfan Değirmenci açık oluyor genellikle. Benim artık çocuklarım büyüdü; biri evlendi, diğeriyle eskisi gibi sık görüşemiyoruz çalışmaya başladığından beri. Tam masaya kahvaltıya otururken çocuklarımı düşünürüm. Mutlaka peynir ve bal yerim, günlük gazeteyi mutlaka okurum. Evde benim balım bitmez, bitse alınır. Eşimle vedalaşırım, arabama binerim. Sabah telefon açmam, Twitter'a falan bakmam. Klasik bir adamım. Sarıyer'den atv Yenibosna stüdyolarına giderken, yaklaşık bir saatlik yolda mutlaka Bilal Çetin, Metehan Demir ve Ebru Baki'nin Parametre programını dinlerim. Saat 09:45 gibi stüdyoya varırım, kulaklıklar falan takılır, selam sabah, hoş beş ve yayın başlar... İşte o andan itibaren kilitleniyorum. Müge Anlı ve Rahmi Özkan artık benim dostlarım. Mesela grip olmuşsak falan birbirini soran, ailelerimizle bir araya gelip yemek yiyen, birbirini yürekten seven ve sırf sesini duymak için bile birbirini arayan bir ekibiz.

PROGRAM BENİM İÇİN LABORATUAR GİBİ
İlk reklam arası İnci gelir. İnci benim 12 senelik yardımcım. Hayatımın yarısını yönetir. Aileden gibidir. Eşim, çocuklarım onu kardeş gibi sever. Modern hayatta bir insana ne lazımsa, İnci'nin beyninde kayıtlıdır. Zehir gibi, güvenilir. Acıma duygusu çok yüksek. Sosyal medya, basın ilişkileri falan onun işleridir. Zaten ben anlamam. Bana sorar, teyit alır ve yapar. Programımızda da her şey bir arada. Kayıplar, cinayetler, kaçırılmalar, suç ve suçlular. Her bölgeden ve yöreden insan katılıyor programa. Bir psikiyatrist olarak benim için muhteşem bir laboratuar gibi. Bir insanın hikayesinden yola çıkarak Anadolu uygarlıklarından günümüze Anadolu ve suç kavramları canlanır beynimde. Müge'nin programını en çok da bu sebeple seviyorum. Gerçekten mutluyum orada.

ORTA TÜRK KAHVESİ İLAÇ GİBİ GELİR
Saat 14:00 gibi Zeyrek'te muayenehanede oluyoruz. Ofiste çok iyi bir ekibim var. Saygılı, güler yüzlü ve çalışkanlar. Onlarla tek tek selamlaşırım. Mutfağa inerim, yemeğim ve masam hazırlamış olur. Yemekten sonra hemen bir orta Türk kahvesi ilaç gibi gelir. Odama çıkarım. Artık beni hastalarım bekliyor. Derinliklere, onların hayatlarına, yaşamlarına dahil olma vakti. Anlatacak çok şeyleri var. Bir mahremiyet havuzudur hastayla görüşme odası. Kendimi en iyi hissettiğim yer. Saat 17:00 gibi eşimi ve oğullarımı mutlaka ama mutlaka ararım, seslerini duyarım. Bir orta kahve daha içerim. 21:00 işler biter gibi olur. Hafif bir yemek daha yerim. Çok hafif ama. Meyve gibi, simitpeynir ve çay gibi ya da pide... Canım istemezse evde yerim. Eşim mutlaka güzel bir şey yapmıştır. Çıkmadan mutlaka makale okurum. Ve genellikle İngilizce okurum. Zamanım olmasa bile günde 10 cümle okurum, ama mutlaka okurum. Maket gemi koleksiyonum var, biraz onlara bakarım. Psikiyatri Yahoo grubumuzda neler var, onlara göz atarım. Mind, American Science gibi dergilere aboneyim. Onları da asla ertelemem okurum. Sonra eve gitmek için ofisten çıkarım. Yılda haber dinlemem. Müzikle de çok aram yok. Zeki Müren açıyorum bazen ya da Alaturka Radyo'yu. Eve gidince hemen Euronews açarım. Dizi izlemem, internete girmem, dikkatle Euronews izlerim. İzlerken kitap da okurum. En son Reha Çamuroğlu'nun İsmail kitabını okuyorum.

GECE HAYATIM YOK
Gece hayatım yok. Biz çoğunlukla ailece ya da zaman zaman dostlarla hafta sonu program yaparız. Eşimle sinemaya, alışverişe gideriz. Değer verdiğimiz güzel dostlarımız var. Alkol kullanmam. İyi yemeği severim. Hipopne hastası olduğum için CPAP cihazı kullanıyorum. Tansiyon ilaçlarım da var. Mutlaka içerim.

BİZE ULAŞIN