Tasarım dediğin hayat değiştirir

İstanbul, ilk kez bir 'Tasarım Bienali'ne ev sahipliği yapıyor olsa da, hepimizin hayatında tasarımın yeri büyük. Biz de dün açılan bienal vesilesiyle, günlük hayatımızı değiştiren tasarımların geçmişine yakından baktık

'Tasarım' sözcüğü telaffuz edildiğinde, kulağa sanki anlaşılması zor bir şeylerden bahsedilecekmiş gibi gelse de, aslında gündelik hayatımızda her gün kullandığımız eşyaların hemen hepsi birer tasarım örneği. Diş fırçasından ayakkabıya, alışveriş merkezlerinden camilere hemen her eşya ve bina, bir tasarımcının imzasını taşıyor. Biz de ilk tasarım bienalimizi kutlamak için, tasarımın günlük hayatımızı nasıl etkilediğine ve hatalı tasarımların işimizi nasıl zorlaştırdığına göz attık.

1. İSTANBUL TASARIM BİENALİ:
NEREDE? Galata Özel Rum İlköğretim Okulu ve İstanbul Modern'de.
NE ZAMAN? 12 Aralık'a dek sürecek, İKSV'nin düzenlediği 1. Tasarım Bienali, Galata Özel Rum İlköğretim Okulu'nda 10.00-19.00, İstanbul Modern'de ise 10.00-18.00 arası, pazartesi hariç her gün açık.
KİMLER VAR? 46 ülkeden 300'e yakın tasarımcı ve mimarın 100'ün üzerinde ilginç projesi, izleyicileri bekliyor.
NELER VAR? Bienal süresince paneller, oturumlar, atölye sergileri ve de seminerlerle İstanbul'un tam anlamıyla bir 'tasarım kenti'ne dönüştürülmesi planlanıyor. Atölyelere katılmak, bienali gönlünüzce gezmek için acele edin.

ERKEKLER TOPUKLU GİYERMİ ?
Günlük hayatta en sık kullanılan tasarım örneklerinin başında topuklu ayakkabılar geliyor. Peki topuklu ayakkabının kadınları daha uzun ve ince göstermesi için üretilmediğini biliyor muydunuz? 16. yüzyılın başlarında, erkek ayakkabıları ata binerken üzenginin üzerinden kayıyormuş. Buna engel olmak için de Fransa'da ayakkabının altına hafif yükseltiler koyularak, ilk topuklu ayakkabı icat edilmiş. Kadınların topuklu ayakkabı kullanmaya başlaması ise bundan yaklaşık 30 yıl sonra gerçekleşmiş. Fransa'da Orleans Dükü'nün eşi, meşhur Medici ailesinden Catherine de Medici, ilk kez yüksek topuklar giyerek günümüze kadar ulaşan bu modaya öncülük etmiş.

RÜZGARI ALT EDEN ŞEMSİYE
Rüzgarda dönmeyen şemsiye oldukça yeni, henüz yedi yıllık bir tasarım. Geleneksel şemsiye icat edildiğinden bu yana, tasarımında çok az değişiklik yapılmış. Ancak bildiğiniz üzere, şemsiyenin tasarımında önemli bir hata var; rüzgarda ters dönüyor ve hatta parçalanıyor! Çözüm, Hollanda'da yaşayan endüstriyel tasarım öğrencisi Gerwin Hoogendoorn'dan. Bitirme tezi olarak şemsiyeyi ele alan öğrencinin ürettiği asimetrik şemsiye, rüzgara asla yenilmiyor ve çok daha kolay taşınıyor. Şu anda tasarımcılar bu yeni tasarımı takip ederek daha da hafif şemsiyeler geliştirmeye çalışıyor.

UÇAK PENCERELERİNİN SIRI
Uçağa binince biraz dikkat ederseniz, pencere kenarlarının yuvarlak olduğunu görürsünüz. Bu durum, geçmişteki hatalı bir tasarımın düzeltilmiş olmasından kaynaklanıyor. 1954 yılında geliştirilen Comet adlı bir uçak, pencereleri dikdörtgen olduğu için basınca dayanamayarak kaza yapmış. Uçağın hava basıncına dayanıklı olması için yuvarlak köşeli pencerelere sahip olması gerektiği de bu sayede anlaşılmış. Bir sonraki kez uçağa bindiğinizde aklınızda olsun!

DİŞ FIRÇASININ TARİHÇESİ
Her gün en az iki defa kullandığımız bir tasarım örneği de diş fırçası. Çeşitli çubuklar ya da diş fırçası benzerleri daha önce kullanılmış olsa da, bugünkü diş fırçasının keşfi 1938'de gerçekleşmiş. Dupont de Nemours tarafından keşfedilen diş fırçasının kullanımı, 2. Dünya Savaşı sırasında yaygınlaşmış. Ardından hijyenin önemini vurgulayan reklam kampanyaları düzenlenmiş ve diş fırçası kullanımı bugünkü yaygınlığına ulaşmış.

KÜRATÖRLERDEN TAVSİYELER
1. Tasarım Bienali küratörü Emre Arolat'a göre bu bienalin amacı, tasarımın ne kadar hayatımızın içinde olduğunu izleyicilere anlatmak. Arolat, konuyla ilgili günlük hayattan iki örnek veriyor:

FERMUAR EN TEMEL SORUNU ÇÖZÜYOR
"Fermuar çok temel bir kullanım problemine çözüm getiriyor: Bazen açık bazen kapalı olması gereken iki kumaş parçasını birleştirmek. Bu anlamda kendi icadından önce kullanılmış olan düğme, bağcık gibi teknikler ile karşılaştırdığımızda işlevsellik seviyesi çok yüksek."

STREÇ FİLM ÇÖZÜM GETİRİYOR
"Streç film, geniş bir kullanım alanı olan bir malzemenin görece çok küçük bir farklılaştırma ile bambaşka kabiliyetlere sahip bir araca dönüştüğü bir tasarım. 'Naylon poşet' olarak gündelik hayata girmiş olan bu malzeme, değdiği yüzeylere kolaylıkla yapışacak kadar inceltilerek yiyeceklerin taze kalmasını veya suyun, içinde bulunduğu bardak devrilse bile dökülmemesini sağlıyor ve bu yolla gündelik alışkanlıklarımızı değiştirecek bir tasarıma dönüşüyor."

ZAMAN TÜNELİ EN ÇOK KULLANILAN TASARIM
Bienalin diğer küratörü Joseph Grima ise "Günlük hayatta bugüne dek en çok insanın kullandığı tasarım, Facebook'taki Zaman Tüneli. Milyonlarca insan, dünyanın her yerinden Facebook üyesi ve Zaman Tüneli'ni her gün kullanıyor. Günlük hayatımızla tasarım işte bu kadar iç içe," diyor.

İSTANBUL SOKAKLARINDAN KÜÇÜK TASARIM TAVSİYELERİ
İstanbul'a Tasarım Bienali geldi, ama İstanbullular zaten uzun zamandır cin fikirli tasarımlara alışkındı. Eminönü'ndeki çarşılarda, vapurlarda, pazarlarda karşınıza çıkan ve hayatı kolaylaştıran tasarım harikalarından üçünü sizin için seçtik.
Her gün hangi ilacın alınacağını hatırlatan ilaç kutuları. Her yerde bulabileceğiniz bu kutular, sizi "Hangi ilacı ne zaman almıştım?" diye düşünmekten kurtarıyor.
Dolma sarmaktan yorulan parmakların ilacı, Eminönü'nde rahatlıkla bulunabilecek 'zeytinyağlı sarma makinası'.
Limon sıkmak için çözüm çok. Onlardan biri de sokak tezgahlarında ya da vapurlarda seyyar satıcıların sattığı plastik limon sıkacağı. Limona saplayıp, limonu biraz sıkmanız yeterli. İşiniz bitince, sıkacağı limonla birlikte buzdolabına koyup, tekrar kullanabiliyorsunuz.

BİZE ULAŞIN