Kurban kesmeye giderken kendiniz kurban olmayın!

Kurban Bayramı yaklaşıyor. Türkiye'nin her yerinden getirilen kurbanlıklar İstanbul'un onlarca noktasında kurulan kurban pazarlarına taşınıyor. Peki, fiyatlar hangi düzeyde? Hangi hayvanlar kurban edilebilir, kurbanlık alırken nelere dikkat etmek gerekir? Kimler kurban kesmelidir? Geçen yıl işleri pek de iyi gitmeyen satıcıların bu bayramla ilgili beklentileri neler? Pazar SABAH sizin için bu ve benzeri soruların cevaplarını araştırdı

İŞİMİZE, EVİMİZDEN DAHA ÇOK ÖZEN GÖSTERİYORUZ
İnsanların anlamını bile unuttuğu bir kelime var: Celep. Kesilip yenen hayvanların ticaretini yapan kimselere deniyor. Tarım ve hayvancılık toplumu olmaktan giderek uzaklaşıyoruz ama celeplik ölmedi. Belki biraz daha denetimli hale getirildi. Belediyeler tarafından İstanbul'un çeşitli yerlerinde adak kurban satış merkezleri kuruldu ve bu merkezler celeplere tahsis edildi. Kurban Bayramı'nda kurulan geçici pazarlardan farklı olarak bu merkezler kalıcı. Aynı zamanda diğerlerine göre daha hijyenik ve profesyonel. Bunlardan birinin sahibi olan Bayram Özgür'le yaklaşan bayramı konuştuk.
- Ne kadar zamandır celeplikle uğraşıyorsunuz?
- 17 yaşımdan beri. Yaş 50'yi geçti. Sen hesapla artık kaç yıl olmuş.
- Niye bu işi seçtiniz?
- Bu iş bize dedemden kalmış. Dedem bıraktı, babam devam etti. Ben bırakacağım oğlum devam edecek. Alıştık bu işe, mesleğimiz bu bizim. Başka da iş bilmeyiz.
- Zaman içinde ne değişti? Eskiden mi daha iyiydi, şimdi mi daha iyi bu işler?
- Eskiden daha iyiydi. Yem, saman, benzin daha pahalı artık. Hepsini hayvanlara yüklüyorsun. Fiyatlar yükseliyor.

FİYATLAR GEÇEN YILLA AYNI
- Yani celeplik yapmak zorlaştı mı?
- Yine de Allah bereket versin. Şimdi de iyi. Eskiden biraz da karadüzendi bu işler. Bilen bilmeyen herkes yapıyordu. Hayvanlar sağlıklı mı, hasta mı bakılmıyordu. Satışlar düştü ama teknoloji yükseldi, hayvan satılan ve kesilen yerler daha temiz hale geldi. Bu da vatandaş için daha iyi. Gerçi artık insanlar da kurban ibadetine eskisi kadar önem vermiyor. Birçoğu da parasını verip hayır kurumlarına kestiriyor.
- İnsanlar da kurbanlıkların pahalı olmasından yakınıyorlar.
- Fiyatlar çok fazla düşmez. Samanın tonu 1000, arpanın tonu 1500 TL. Öte yandan et de çok pahalı. Adam malını düşük fiyata vereceğine gider bir kasaba satar, aynı parayı alır.
- Nasıl yani?
- Diyelim ki 300 kilo çeken bir büyükbaş hayvan getirdim. Bunu kilosu 15 TL'den bir kasaba versem 4 bin 500 lira kazanırım. Niye daha ucuza vereyim?
- Bu yıl fiyatlar hangi düzeyde olur?
- Koç fiyatları ağırlıklarına göre 400 TL'den başlar 1000 TL'ye kadar çıkar.Büyükbaş hayvanların fiyatları ise 3 bin TL'den başlayıp 10 bin TL'ye kadar çıkar. 10 bin TL'ye satılan hayvan 1 ton gelir.
- Angus da satıyor musunuz?
- Bu yıl Angus yok. Satıcı için daha iyi ama onlara da millet alışamadı.
- Sizin yeriniz adak kurbanlar için tahsis edilmiş.
- Evet. Adak bütün bir yıl boyunca devam ediyor. Bir de Kurban Bayramı var. Adak o kadar çok kesilmez. Hafta sonlarında filan gelip alır insanlar. Kurban Bayramı'nda işler daha iyi olur. Ama yine de tedirgin oluyor insan. 'Acaba nasıl gider, acaba mal elimde kalır mı?' diye düşünüp durursunuz. Kurban yaklaşınca Türkiye'nin her yerinden İstanbul'a mal geliyor. Gelenlerin kimi yer buluyor, kimi bulamıyor. Şimdi bir de Kurban Bayramı yaza rastlıyor. Sıcaklar bunaltıyor. Kışın daha kolay olurdu.
- Satacağınız hayvanları nasıl seçip getiriyorsunuz?
- Kendi çiftliklerimiz var. Onlar da yetmezse güvendiğimiz hayvancılardan satın alıyoruz.
- En çok hangi gün satış olur?
- En çok bayramdan bir önceki gün satış olur. İlk üç gün de satışlar devam eder ama azalarak. Dördüncü gün kimse kalmaz.
- Üçüncü gün fiyatlar düşer mi?
- Çok düşmez. Düşse bile iyi mallar satılmış, küçük mallar kalmış olur.
- Siz neticede şehrin göbeğindesiniz. Çevrenizde iş yerleri ve evler var. Kokudan filan şikayet edenler oluyor mu?
- Kurban Bayramı için kurulan pazarlardan öyle bir şikayet var, ama bizim yerlerimiz farklı. Biz, kirasını, vergisini veren bir müesseseyiz. İşletmemiz her gün denetleniyor. Mekanımız kokmaz. Bir kere bunun altı beton. Her gün sabunlu suyla yıkıyoruz. Buraya evimizden daha çok özen gösteriyoruz.


BİZE ULAŞIN