Sabahları ilk işim köpeğimizi gezdirmek

Bu hafta Bir Günde Bir Hayat'ın yazarı olan Bennu Yıldırımlar, her şeyi yetiştirme telaşından, yatarken bile saatini çıkartmıyor. Ünlü sanatçı "Oyun yoksa, çekim var," diyor

Gündüz setten kaçta gelirsem geleyim, sabaha karşı 04.00'te bile olsa, mutlaka saat 06.00'da ayaktayım.
Vücut "Yeter artık, biraz dinlen," dediği anda da eğer zamanım varsa uykuya dalabiliyorum. Yoksa kalkıp hayata devam ediyorum. Sanırım bu da çocukluktan beri uykuyla aramın iyi olmamasındankaynaklanıyor. Çocukken de öğle uykusuna yatırıldığımda, uyuma taklidi yapardım.
Genelde üst üste oyunlarım var, boş haftam yok gibi. Pazar günleri bile oyunum var. Böylece sabahları her zamanki anne rolümden dolayı, uyumak istesem de erken uyanıyorum. Saatle özel bir dostluğum var, her şeyi yetiştirme alışkanlığım nedeniyle yatarken bile saatimi çıkartmam. Vücut da artık uykuyu fazla almak istemiyor. Pazar günleri de en geç saat 08.00'de kalkıyorum.

KIZIMLA ANCAK SABAHLARI KONUŞABİLİYORUM
Köpeğimiz Çilek uyanır uyanmaz dışarı çıkmak istediğinden onunla ilgilenmem gerekiyor. Kızım Ada da sekizinci sınıfa gidiyor. Akşamları yoğun olduğum için göremediğim kızımı, ancak sabahları görebiliyorum. Gerçekten çok yorgunsam eşim de kalkıp bana yardım ediyor. Kızımın okula giderker yanında yemek için bir şey götürüp götürmediğine bakıyorum.
Sabah güne kahveyle başlarım. Kahve sanki uyandırıyormuş hissi veriyor.
Çay ve kahve içmeyi seviyorum.
Bunları daha çok evde tüketiyorum, sette de yeşil çay içerim. Evde bol su içmeye de dikkat ediyorum.

DAĞINIKLIKTAN HOŞLANMAM
Evimizde, tipik bir ev kadınının yapması gereken bütün organizasyonları planlarım.
Temizliği ben yapmasam da etrafın derli toplu olmasına dikkat ederim. Dağınıklıktan hoşlanmam. Ev düzenli olursa, hayatım daha kolay geçecekmiş gibi geliyor bana...
Köpeğimi dolaştırmak için dışarıya çıkardıktan sonra bakkala gidip, gazete alırım. Televizyonda da haberleri takip ederiz. Habersiz olmuyor. Evde rahatlatıcı müzikler dinlemek hoşuma gidiyor. Eğer evde yalnızsam, maillerime daha rahat bakıyorum.
Eskisi kadar performansım yüksek değil, ama acil olanlara mutlaka yanıt veriyorum.
Kimseyi cevapsız bırakmamaya çalışıyorum.
Evde yemek yapmayı seviyorum, ama ben daha çok malzeme eksikliklerini tamamlamayı severim. Eşim bu konuda daha maharetli. Evde en güzel yemekler olsa bile o mutlaka balıkla gelir. Ayrıca en yapılmayacak yemekleri bile yapmakta üstüne yoktur; midye dolmasını bile harika yapar.
Pazar günleri saat 15.30'da oyunum var. En geç 13.00'te evden çıkıp, tiyatroya yetişmek için koşuyorum. Eğer 17.30'da her şey normal biçimde biterse ve ve çekimim yoksa, evime dönüyorum. Kızım derslerini bitirince, sinemaya gideriz. Sinema eve yakın olduğu için, biraz da spor yapmak için eve yürüyerek döneriz.
Pazartesi okul başlayacağı için pazar akşamları tipik anne muhabbetlerine başlayıp "Kızım ödevin bitmiş miydi? Çantana neler koyacaksın?" konuşmaları yaparım.

KOŞTURMAKTAN KİLO VERDİM
Ağustos ayından bu yana çok sıkı prova ve yeni bir oyun sürecine girdiğimiz için spor ve pilates yapmaya fazla zaman ayıramıyorum. Bu sezon Şehir Tiyatroları'nda üç tane Duşan Kovaçeviç oyunu birden sahneliyoruz. Buluşma Yeri, İntiharın Genel Provası ile birlikte yeni oyunumuz Dar Ayakkabıyla Yaşamak, açlık grevleri, medyasiyaset ilişkilerini konu alıyor. Bu sürede pilates yapamasam da koşturduğum için kilo bile verdim. Bu beni mutlu ediyor. Ama geçenlerde pilates hocam aradı, yakında tekrar başlayacağım.
Uzun bir süredir o kadar çok oyunda rol alıyorum ki, kendi oyunlarım dışında çok fazla oyun izleyemediğimi itiraf etmeliyim.
Pazartesi-salı günleri de dizi çekimine gidiyor.
Oyun yoksa, çekim var.

BİZE ULAŞIN