Bir cinnetin anatomisi

Engin Sargık, erkek kardeşi, karısı ve yedi çocuğunu öldürdükten sonra intihar etti. Birkaç dakikada bütün aile yok oldu. Herkes Engin Sargık, eşi ile kardeşi arasında yaşanan yasak aşk nedeniyle cinnet getirdi diye bildi. Oysa durum farklıydı. Sargık'ın avukatı ve iş arkadaşları olayın iç yüzünü anlattı

30 Ekim 2012: Batmanlı Engin Sargık (36) işyerindeydi, çalışıyordu. "Çok acıktım," dedi arkadaşına. Öğlen yemeği saati gelmemişti henüz. 11.55'e kadar dayanabildi açlığa. "Beş dakikadan bir şey olmaz," deyip doğruca yemekhaneye gitti. Ama yemeğini yiyemeden amiri gördü onu. "Mesaiyi neden erken bıraktın?" diye kızdı Engin Sargık'a ve hemen ekledi: "Sakın benim servisime gelme bir daha." Yemek Engin'in boğazına dizildi, çok da kızdı. Arkadaşları "Sen işinin başına dön, bir şey olmaz," dediler. Ama öyle olmadı, ustabaşı onu görünce tekrar söyledi onu istemediğini. Aynı gün altı arkadaşıyla birlikte tazminatsız işten çıkarıldı Engin Sargık. Üstelik ay sonuydu ve cebinde sadece beş lirası vardı... Bu sıradan hikayenin sıradan kahramanı tam üç gün sonra kardeşi Bayram (27), karısı Sacide (39) ve yaşları beş ile 17 arasında değişen yedi çocuğunu öldürdükten sonra intihar edecek ve Türkiye'nin yeni 'cani'si olacaktı. Bir ailenin ortadan kalkmasıyla sonuçlanan hikayeyi böyle özetlemek mümkün. Fakat Engin Sargık'ı 'cani'likten kurtarıp, onun aslında bir 'kurban' olduğunu anlamak için biraz daha geriye gitmek, hikayenin sıradan ayrıntılarını bilmek gerekiyor.

YASAK AŞK CİNAYETİ Mİ?
İlk bilgiler bu katliamın bir yasak aşk nedeniyle işlendiği yönündeydi. İddiaya göre Engin Sargık, kardeşi Bayram ve karısı Sacide arasında bir ilişkiden şüphelenmiş ve tüm aileyi ortadan kaldırmıştı. Bu iddia Engin Bey'in ailesini ve arkadaşlarını ayağa kaldırdı, gerçekleri anlatmak gerek diye düşündüler. Çünkü böyle bir şey olamayacağını savunuyordu hepsi. İşin bir de ekonomik boyutu vardı, aile gerçekten yoksuldu ve üstelik Engin Sargık asgari ücretle çalıştığı işinden de olmuştu. Sargık'ı katil olmaya götüren süreç bundan üç yıl önce başlamıştı aslında... Engin Sargık ve ağabeyi Nusrettin, Batman Sason'da hayvancılıkla uğraşıyorlardı. İşler tam yoluna girmek üzereyken, borçla aldıkları hayvanların büyük kısmı telef oldu. Neredeyse 300 bin lira zarar ettiler ve üstelik bu borçlarını ödeyecek güçleri yoktu.

BATMAN'I TERK ETTİLER
İki kardeşin etrafı kuşatılmıştı, çünkü Batman, Sason ve Diyarbakır'dan birçok kişiden hayvan almışlar ve borçlarını ödeyememişlerdi. Alacaklılar tek tek kapıya dayanmaya başlayınca, ağabey Nusrettin tüm borcu üstlendi ama bir süre sonra sırra kadem bastı. Alacaklıların ulaşabileceği bir tek Engin Sargık kaldı. Baskıya dayanamayan ve borcu ödeyecek gücü olmayan Engin Sargık çareyi ailesiyle birlikte İstanbul'a gelmekte buldu. Sargık ailesi iki yıldır İstanbul'da yaşıyordu. Aileye birkaç ay önce Engin Bey'in kardeşi Bayram da katıldı. Herkes elinden geleni yapıyordu ama ekonomik durumları bir türlü düzelmiyordu, üstelik alacaklılar yakasını bırakmıyordu, çaresizdi Engin Sargık.

ÇOK SESSİZ, SAKİN BİRİYDİ
İşte tam böyle bir dönemde işten atıldı Engin Sargık. İşini kaybeden, tazminat da alamayan altı arkadaşıyla birlikte yine Batmanlı olan Avukat Cuma Tiryaki'nin kapısını çaldı. Tiryaki o günü şöyle anlatıyor: "Engin ve altı arkadaşı bize başvurdu. Engin ve diğer dört kişinin dava açma hakkı vardı. Fakat 750 TL harç yatırmak gerekiyordu ve Engin'in parası yoktu. Engin hiç konuşmuyordu, hepsinin içinde en sessiziydi. Para konusu açılana kadar hiç konuşmadı, ezik bir hali vardı. 'Benim cebimde sadece 5 lira var,' dedi. Arkadaşları aralarında para topladılar onun için. Parayı bana teslim ettiler ve o akşam bu olay oldu."

HEP TÜTÜN SARARDI
İş arkadaşları Sargık'ın çok sakin, iyi huylu biri olduğunu söylüyor. Engin Sargık'ın iş arkadaşı Hasan Baskak hâlâ olanların dehşetini yaşıyor: "Her şey bana hayal gibi geliyor, inanamıyorum olanlara... Engin çok sakin biriydi, kavgası, gürültüsü yoktu. Ben kendime kondururum böyle bir şeyi Engin'e konduramam. Nasıl yaptı bilmiyorum... Düşünün, haksızlığa uğrardı ama sesini çıkarmazdı, dedikleri işi yapardı. Böyle biriydi yani. Ama ekonomik sıkıntısı çoktu. Sigara alamazdı, tütün sarar içerdi," diyor. Bir diğer iş arkadaşı Mehmet Nuri Kaş, Engin'i en son görenlerden biri: "O gün Engin'le Bağcılar'da karşılaştık. Hal hatır sorduk. 'Artık çalışmayacağım,' dedi. Beni evine davet etti, gitmedim. Bana 'Hakkını helal et,' dedi. Memleketine geri dönecek diye düşündüm. Bir de ruh hali iyi görünmüyordu ama dişi ağrıyordu, ondan keyifsizdir dedim kendi kendime."

EN SEVDİĞİ ÇOCUĞU ABİDİN'i DE VURDU
Yakın arkadaşı Abdurrahman Erol, Sargık'la ailece görüştüklerini söylüyor: "Olay olduktan sonra hemen gittim, adli tıpta, cenazede hep vardım. Engin'in fotoğrafını televizyonda görene kadar inanamadım. Ailesini çok severdi. Bayramda hanımıyla birlikte ziyaretimize geldiler, yanlarında en küçük oğulları Abidin (5) de vardı. Abidin'i öyle seviyordu ki, görmelisiniz. Ben inanamadım, Abidin'i nasıl vurdu... Çocuğun alnında iki kurşun izi varmış." Abdurrahman Erol, Engin'in işten çıkarılmasının bardağı taşıran son damla olduğunu söylüyor: "Zaten sıkıntısı çoktu, sürekli telefon gelirdi alacaklılarından, kızardı, sıkılırdı... Bir de haksız yere bizi işten çıkardılar, son damla oldu, dayanamadı. Kolay değil kardeş... İşten çıkarma olmasaydı, belki de böyle bir şey olmayacaktı."

GERİDE KİMSEYİ BIRAKMAK İSTEMEDİ
Avukat Cuma Tiryaki özellikle yasak aşk iddiasına dikkat çekiyor: "Kimse böyle bir şey oldu ya da olmadı diyemez. Ama elimizdeki deliler böyle bir şey olmadığını gösteriyor. Engin evlendiğinde 17'sindeydi, öldürdüğü kardeşi Bayram ise o zaman yedi yaşındaydı. Bayram neredeyse Engin'in ve karısının elinde büyüdü. Doğu'da böylesi nedenlerle cinayet işlenir ama sadece olaya karışanlar öldürülür. Fakat Engin çocukları da öldürdü. Bir yasak aşk olsa neden çocuklarını öldürsün? Bize göre, ekonomik sıkıntılar bastırdı, işin içinden çıkamadı. Doğu'da babanın borcu oğluna geçer. Engin aileyi tamamen ortadan kaldırdı, çünkü alacaklılar onların peşini bırakmaz diye düşündü. Karısı için telefonla mesajlaşıyordu diye yazdılar, kadının bir telefonu bile yok... Onu da bırakın, kadının okuması yazması yok! Ayrıca evde sabit bir telefon da yok."

SİLAH NEREDEN GELDİ?
Peki ciddi boyutlarda ekonomik sıkıntı çeken biri silahı nereden buldu? Avukat Tiryaki silahla ilgili şu varsayımları öne sürüyor: "Silah ruhsatsız, belki de ödünç aldı. Çünkü kimse evde bir silah olduğundan haberdar değil." Olayla ilgili sorular bitmiyor: Engin Sargık ikisi yetişkin, dokuz kişiyi nasıl öldürdü, neden kimse kaçmayı başaramadı? Tiryaki bu duruma açıklık getiriyor: "Engin, Batman'da hayvancılık yapıyordu, işi gereği silah kullanmayı iyi bilirdi, iyi nişancıydı. Yani oradaki herkesi tek başına vurabilecek biriydi. Zaten önce ona engel olabilecek yetişkinleri vurmuş... Engin vasıfsızdı, başkalarının yapmayacağı, çok zor işler yaptı evine para götürmek için. Benim kanaatim, kendisini çok çaresiz hissetmiş olmalı, çünkü iş bulması gerçekten zordu. Maaşını da vermeden işten çıkarmışlar. Belki cebinde maaşı olsaydı o kadar da çaresiz hissetmeyecekti..."

BİZE ULAŞIN