İdolüm: Gilbert Garcin

Bugün son. Lütfi Kırdar'daki Contemporary İstanbul'a gidip de İstanbul, New York, Berlin, Tahran sanat hattında gezdiniz, gezdiniz. Yoksa zaten yazılan ve anlatılanlarla idare edeceksiniz. Çarşamba 17:45'te mekana vardım. Sanat eserlerine "Ay bunlar ne şekermiş!" diye tezahürat eden nişan kıyafetleri içindeki hanımları ya da "Bizim altı metrelik duvara çok yakışır," diye asistanı yollayan kelli felli beyleri anlatacak değilim. Kim, kiminle, nerede, nasıl; hangi ünlü, kaç numaralı ayakkabısıyla göründü gibi medyatik meselelerde de gözüm yok. Mevzu sanat, benim olay ise Elipsis Galeri'nin bir duvarında tanışma imkanı bulduğum, Fransız fotoğrafçı Gilbert Garcin (www.gilbert-garcin.com ) 65 yaşında, Marseille'deki lamba fabrikasını kapatıp emekli olduktan sonra, Pascal Dolemieux'nun fotoğraf atölyesine başlayan bu deha, Bay Hiçkimse gibi giyinip, Ionesco'nun kitaplarında anlattığı gerçeküstü sahneleri yaratıyor. Kimisinde, yanında karısı, bitmek bilmeyen çizgiler çekerken; diğerinde ipler arasında kaybolmuşken; bazısında pencereden kendi yansımasının yansımasına bakarken görüldüğü kareler, aslında, kısır döngülere, yaşlılığa, hayatın karanlığına ve tekrarlarına birer hiciv niteliğinde. Yaşayan idollerimden Anthony Bourdain'dan sonra iki numaraya Gilbert Garcin'i koydum. Umarım bir gün kendisiyle tanışma imkanı da bulurum.

***
Mutfağın sanatı olur!
Gurme değilim. Sadece gezginim. Bu nedenle dünyanın çeşitli şehirlerinde çok sosisli yedim, çok gece yarısı kayıntısı arayışına çıktım, şehrin en iyi omleti için çok sıra bekledim. Bu 'en esaslısını bulma' derdim İstanbul'un gündelik hayatında da sürüp gidiyor. Üç yıllık rötarla da olsa, sonunda, yollar ve ortak kader beni Mutfak Sanatları Akademisi'ne çıkardı. Şimdiye kadar yemek müzesi değerindeki bu cevheri keşfetmemiş olduğum için önce kendimden, sonra sizden özür dilerim. Bir öğlen vakti, güneşi tepeden alan masalarına oturup, fasulyeli tavuk salatasından sonra mini barbeküde kuskusla gelen et satay siparişi verdim. Ben olayın restoran tarafında lezzetten kendimden geçerken, yan binada 18-30 yaşları arasında, yemeğin anatomisini anlamaya kendini adamış öğrenciler en iyisini, en kısa sürede, en havalı sunumla servis etmek için ter dökmekteydi. İçlerinde üniversitede kaybedeceği yıllara baştan tekmeyi savurup şef olmak isteyenler de vardı, zararın neresinden dönülse aşçı olunur diyen hayalperestler de. Mutfak Sanatları Akademisi'nde...
1 Aralık'tan itibaren hafta sonları 12:00 -15:00 saatleri arası devam edecek barmenlik ve miksoloji eğitimine katılabilirsin. Gelsin Dirty Martini'ler, gitsin Bloody Mary'ler,
13 Aralık'ta Bruno Ruffini ile birlikte ricotta ve patlıcanlı makarna yapmayı öğrenebilirsin,
15 Aralık'ta Sunset'in şefi Takemura'dan suşinin inceliklerini kapabilirsin,
22 Aralık'ta ragu soslu fettuccine üstüne kök sebzeli ravioli tarifini çalıp, akşam arkadaşlara ziyafet çekebilirsin,
Aralık boyunca Alaçatı Katre Otel'in eşi bulunmaz şefi Figen Mertol'un 'Vicdanı sızlatmayan sağlıklı tatlılar' ya da 'Sağlıklı mutfak için pratik bilgiler' derslerinden birine denk gelebilirsin. Beybi Giz Plaza, Maslak Tel: (0212) 290 35 50 www.msa.com.tr
***

Her eve dank! lazım
Her eve, ofise, yaşadığı yeri yuva yapamamış insanlara, beyaz kanepesinin yüzünü değiştirmek isteyene, tavana lamba bulamayana, ortaya sehpa arayana, bu koltuk benim, başkası oturmasın diyenlere, dank!'tan bir mobilya lazım. Net! Çayır Cad., CarrefourSa Otopark, No:4, İstinye Tel: (0212) 229 72 00 www.dank-design.com


BİZE ULAŞIN