Ezeli rakibim aslında ilk aşkım

Çoğu futbolcu, tuttuğu takımın dışında bir takımda top koşturmak zorunda kalır. İşte futbol dünyasının yıldızlarının gönlünde yatan takımlar

Ezeli rakibim aslında ilk aşkım
Futbol enteresan bir spor... Duyguların hem bu kadar işin içinde olduğu hem de bu denli duygulardan arınıp profesyonel bakmak gereken çok az meslek vardır dünyada. Futbolcu dediğiniz adamların da çocukluğunda renklerine gönül verdiği bir takımları var elbet.
Ancak gün geliyor hayallerini süsleyen takımların ezeli rakiplerinde forma giyip bir zamanlar aynı tribünü paylaştıkları insanları üzmek için üzerine para alıyorlar. İşte futbol dünyasında tuttuğu takımın ezeli rakibinde forma giyen yıldızlara birkaç örnek.
Steve McManaman: Çocukluk aşkının ezeli rakibinde forma giyenler kategorisinde şüphesiz en büyük havuzlardan biri Liverpool-Everton rekabeti... Kenti ikiye bölen, İngilitere'nin bu iki köklü takımının taraftarları arasında böylesi bir geçişkenlik kaçınılmaz elbette. Ancak Liverpool'un lokal ve yurtdışındaki ��stünlüğünün bir sonucu, gönül verdiği renklerden vazgeçenler genelde Evertonlı çocuklar oluyor. Michael Owen gibi, 80'lerde attığı gollerle Everton'ın canını çok yakan Ian Rush gibi, Fowler gibi çok sayıda oyuncu aslında yola Everton taraftarı olarak çıkmış.
Ünlü kanat oyuncusu Steve McManaman da bunlardan biri. Liverpool'daki performansıyla Real Madrid'e de transfer olan McManaman vaktiyle, Everton'ı çok sevdiğini ancak daha iyi bir altyapıya sahip olduğu için Liverpool'u tercih ettiğini anlatmıştı.
John Terry: Nottingham Forest'taki kısa bir kiralık süreç hariç tüm kariyerini Chelsea'de geçirdi. Hırsı, gücü ve liderlik özellikleriyle senelerce takımının vazgeçilmezi ve tribünlerin sevgilisi oldu.
İki Avrupa kupası, dört de lig şampiyonluğu yaşadı. Ancak Terry çocukken, sıkı bir Manchester United taraftarıydı. Babası ve dedesinden geçmişti bu sevgi ona. İşin ilginç yanı United'ın efsane menajeri Alex Ferguson onu henüz 14 yaşındayken kulübe kazandırmak istemiş ancak başarılı olamamıştı. Ve Terry bir Chelsea efsanesi olarak futbol tarihine geçti.
Gareth Bale: 2013'te rekor bir ücret karşılığı Londra kulübü Tottenham'dan Real Madrid'e transfer olan Galli yıldızın çocukken Londra'nın diğer büyük kulübü ve Tottenham'ın en büyük rakibi Arsenal taraftarı olduğu bir sır değil. Ancak onu Southampton altyapısında fark edip renklerine kazandıran Tottenham oldu. O da önce performansı ardından da kulübüne kazandırdığı paralarla kendisine yatırım yapanların yüzünü kara çıkarmadı.
Raul: Altyapıyı da sayarsanız tam 18 yıl formasını giydiği Real Madrid'le özdeşleşen, altı lig üç de Şampiyonlar Ligi zaferi yaşayıp sayısız rekora imza atan Tilki lakaplı golcünün serüveni, aslında başkent Madrid'in diğer kulübünde başlamıştı. 13 yaşındayken daha çok işçi sınıfının desteklediği başarılı ama hep ezeli rakibinin gölgesinde kalmış Atletico Madrid altyapısına adım attı.
Fakat hobi niyetine uçak gemisi almak gibi zevkleri olan başkan Jesus Gil'in "Çok masraf oluyor" diye altyapı okulunu kapatması üzerine, Real Madrid'in yolunu tuttu. Ve orada bir efsaneye dönüştü. Çocukken gönül verdiği Atletico formasını giymeye devam etse kendi kariyeri ve her iki takımın kaderi nasıl etkilenirdi sorusu ise hep akılların bir köşesinde kaldı.
Isco: 2013'te Malaga'dan Real Madrid'e gelen 24 yaşındaki ofansif orta saha oyuncusu, aslında çocukluğundan itibaren bir Barcelona sevdalısı. Hatta çok sevdiği köpeğine de Messi'nin adını vermiş. Bunu yaparken gün gelip Messi'nin en ciddi rakibi Ronaldo ile takım arkadaşı olacağını hiç düşünmemişti muhtemelen. Daha adı yeni yeni duyulurken verdiği bir röportajında kendisini "anti Madridli" olarak da tanımlamışlığı var kayıtlarda. Ancak profesyonelliğin cilvesi, Isco son üç yıldır tuttuğu takımın en büyük rakibinde forma giyiyor.
BİZE ULAŞIN