Mazide kaldı o günler

Mazide kaldı o günler
Tarih 18 Mart 1950. Yer İngiltere... Swindon Town evinde Bristol Rovers'ı ağırlıyor. Tribünde bir adam not tutuyor hararetle. Swindon'ın her hamlesini, her hareketini rakamlara döküyor. Günümüzde devasa bir sektöre dönüşen, teknik adamların baş ucu danışmanı veri analizi işte o gün o maçla başladı. Aynı zamanda bir hesap uzmanı olan Kraliyet Hava Kuvvetleri'nden Yarbay Charles Reep'in aldığı o notlar futbol tarihinin ilk performans analizi, Reep de ilk performans analisti olarak tarihe geçti... Analizlerinde gollerin yüzde 80'inin üç veya daha az pasla atıldığını gören Reep, gole giden en 'kısa' yolun 'uzun' toplardan geçtiğine ikna oldu. Zira pas yapmak hata riskini artırıyordu. Reep'in gol için yazdığı ikinci reçete ise presle topu rakip kaleden en fazla 30 metrede geri kazanmaktı.

GEÇMİŞTE HAPSOLDULAR
Yarbay Reep 2001'de 97 yaşında ölene kadar 2 bin 200 kadar maçı analiz etti. 23 teknik adamla çalıştı. İngilizlerle özdeşleşen uzun top stratejisine meşruiyet kazandırdı. Zaman içinde onun futbol aritmetiğinde kusurlar bulundu elbet. Antitezler gelişti. Fakat yarım asırda pek çok takıma ilham verdi. Norveç Milli Takımı gibi... Bu küçük kuzey ülkesini, İngiltere, Hollanda ve Polonya'nın olduğu gruptan birinci çıkarıp 1994 Dünya Kupası'na ve dünya sıralamasında iki numaraya kadar taşıyan formül, İskandinav sosu katılmış Reep felsefesiydi. Aynı Norveç 1998 Dünya Kupası'nda grupta Brezilya'yı yenerek ikinci tura çıktı. Euro 2000'de gruplarda İspanyolları alt etti. Ve o şampiyona Norveç'in katıldığı son büyük turnuva oldu. Son 16 yıldır büyük bir düşüş içinde Norveç futbolu... Kuzenleri İzlanda, ya da biraz aşağı inince Belçika, futbol projesine yaptıkları yatırımlarla yukarı tırmanırken, Norveç dibe vurdu. Flo kardeşler, Mykland, Berg, Rekdal, Solskjaer gibi yıldızları barındıran altın kuşakla zirveye çıktıları 90'ların ikinci yarısında, sadece yüzde 13 olan mağlubiyet oranları, 2010 ile 2014 arasında yüzde 40'a, 2014-2015 arasında ise yüzde 47'ye yükseldi. Artık FIFA sıralamasında, Uganda, Guatemala gibi ülkelerin dahi gerisinde, 81'inci sıradalar. Real Madrid'in iki sene önce transfer ettiği 1998'li Martin Odegaard dışında yeni yetenek yetiştirmekte sınıfta kaldılar. Oyunlarını güncelleyemediler. Demode İngiliz futbolu çizgisine hapsoldular. Değişmek istediklerinde ise buna uygun personel üretemediler. Bir dönem Şampiyonlar Ligi'nin gediklisi olan Rosenborg gibi dişli kulüp takımlarının yerinde ise yeller esiyor. İşin özü, Hollanda, Rusya hatta Danimarka gibi ekol ülkeler, Norveç gibi çetin cevizler, sistemi güncelleyememenin, kısa vadeli düşünmenin ve zamana ayak uyduramamanın bedelini pahalıya ödüyor.
BİZE ULAŞIN