Sahabeler şehri İstanbul

İstanbul tam bir sahabeler şehri. Hz. Peygamber’in fetih müjdesine nail olmak için İslam ordularıyla İstanbul’a gelen sahabeler şehrin çeşitli yerlerinde şehit oldu. En bilineni Hz. Ebû Eyyûb el-Ensârî. Onun türbesi Eyüp’te. Onun dışında 28 sahabenin kabri ya da makamı da İstanbul’da bulunuyor

Sahabeler şehri İstanbul
Tarihi kaynaklarda da bu kuşatmalarda İstanbul'un tarihi semti Ayvansaray'da 1000'den fazla sahabenin defnedildiği yazılı. Hz. Ebû Eyyûb el-Ensârî (r.a) ile birlikte İstanbul'u fethe gelen 28 sahabenin kabri ya da makamı ise İstanbul'da tespit edilen türbelerden

Hz. Muhammed'in (s.a.v) "Kostantiniyye (İstanbul) muhakkak fethedilecektir. Onu fetheden kumandan ne güzel kumandandır, onu fetheden ordu ne güzel ordudur" hadis-i şerifindeki övgüye mazhar olabilmek için İslam orduları birçok kez (üç) kuşatma için binlerce sahabe ve tabiinle (sahabeyi gören Müslüman) beraber İstanbul'a geldi, birçoğu kuşatma esnasında şehadet şerbetini içti.
Tarihi kaynaklarda da bu kuşatmalarda İstanbul'un tarihi semti Ayvansaray'da 1000'den fazla sahabenin defnedildiği yazılı. Hz. Ebû Eyyûb el-Ensârî (r.a) ile birlikte İstanbul'u fethe gelen 28 sahabenin kabri ya da makamı ise İstanbul'da tespit edilen türbelerden. İstanbul tam bir sahabeler şehri. Ramazan ayında da Hz. Ebû Eyyûb el-Ensârî başta olmak üzere birçok sahabe ve tabiinin türbesi ziyaret ediliyor. Biz de fotomuhabirimiz Metin Arabacı'nın adlandırmasıyla sahabeler yolunda ilerledik, onların makam ve türbelerini ziyaret ettik.

HZ. PEYGAMBER'İN SÜT KARDEŞİ
İlk olarak Ayvansaray Mahallesi'nde Haliç Köprüsü altındaki Tokludede Haziresi ya da Sahabeler Haziresi olarak adlandırılan türbeyi ziyaret ediyoruz. Burada Peygamber Efendimizin (s.a.v) süt kardeşi Hz. Ebû Şeybe el-Hudrî'nin (r.a) türbesi var. O, 80-90 yaşlarında olmasına rağmen Hz. Muhammed'in (s.a.v) hadis-i şerifinin övgüsüne mazhar olmak için Hz. Ebû Eyyûb el-Ensârî (r.a) ile birlikte İstanbul seferine katıldı. Surların yanında şehit oldu.
Beraberinde bulunan Müsris ismindeki oğlu ve diğer askerler cenaze namazını kılarak vefat ettiği yere defnetti. Bazı kaynaklarda onun Hz. Ebû Said el-Hudrî (r.a.) ile kardeş olduğu ve aynı sanduka altında medfun olduğu ifade ediliyor. Hz. Ebû Şeybe el-Hudrî (r.a) şehadet şerbetine erişmesine az bir süre kala "Her kim ihlasla La ilahe illallah derse cennete girer" hadis-i şerifini rivayet ettiği belirtiliyor. Hemen yanı başında ise iki sahabe türbesi daha var. Biri Hz. Hamdullah El Ensârî'nin (r.a.) türbesi. Bu büyük zatın Medineli olduğu ve Hz. Ebû Eyyûb el-Ensârî ile birlikte gelen sahabelerden olduğu rivayet ediliyor. Türbenin giriş kapısının hemen yanında ise bir diğer sahabe olan Hz. Ahmet el-Ensârî'nin (r.a) kabri bulunuyor.


Hz. Hüseyin'in (r.a) kızları

İSTANBUL'UN FETHİ İÇİN GELDİLER
Ziyaretimize sur duvarına bitişik türbenin hemen karşısında yer alan sahabeden Hz. Ka'b'ın (r.a.) kabri şerifiyle devam ediyoruz. Kaynaklarda Hz. Ka'b (r.a) ile ilgili ayrıntılı bilgi yok. İstanbul'un fethi için gelen sahabelerden olduğu biliniyor. Türbesinin bulunduğu camekân bölme dışında kalan bölüm ise sonradan mescit haline getirilmiş.
Hz. Ka'b'in (r.a) türbesinden Ayvansaray Caddesi'ne çıkıldıktan sonra sağa dönülüp ilerlendiğinde yol üstünde Hz. Ebû Eyyûb el-Ensârî'nin arkadaşı olan, Medineli sahabe Hz. Muhammed el-Ensârî'nin (r.a.) türbesi var. İslam ordusunun İstanbul'u ikinci kuşatmasında şehit düşen sahabenin kabri surların sona erdiği noktada. Usule göre burası ziyaret edildikten sonra Hz. Ebû Eyyûb el-Ensârî'nin türbesinin ziyareti yapılırmış.
Türbenin biraz ilerisinde Atik Mustafa Paşa Camii var. Ayvansaray Mahallesi'ndeki bu camiye Hz. Cabir Camii de deniliyor. Buranın önemi Ebû Eyyûb el-Ensârî'nin (r.a) İstanbul kuşatmasında sancaktarı olduğu kabul edilen Hz. Câbir b.
Abdullah el-Ensârî'nin (r.a) (veya Hz. Câbir b. Semüre) türbesinin-makamının mihrabın yanında olmasından kaynaklı. En çok hadis rivayet eden sahabelerden biri olan Hz. Câbir b. Abdullah'ın (r.a) babası Uhud Harbi'nde şehit olan ilk sahabe.
Hz. Peygamber'in 622'de yapılan İkinci Akabe Biatı'na katılan yetmiş kişilik heyetin en küçüğü olan Hz. Câbir b. Abdullah el-Ensârî Uhud'dan sonra yapılan bütün seferlere iştirak etti, 19 sefere ise Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.v) ile birlikte katıldı. Eşinin adı ise Hz.
Dâye Hâtun. Hatta İstanbul Fatih Kocamustafapaşa Mahallesi'nde Sümbül Efendi Camii'nin avlusundaki Çifte Sultanlar olarak adlandırılan Hz. Peygamber'in torunu Hz.
Hüseyin'in (r.a.) kızları Hz. Fatıma (r.a.) ile Hz. Sakine'nin (r.a.) türbeleri bulunuyor. Avludaki korunmaya alınmış anıt servi ağacını da Hz. Câbir b. Abdullah el-Ensârî'nin diktiği rivayet ediliyor.



İLK MÜSLÜMANLARDAN HZ . EBU ZER
Camiye beş dakikalık mesafede Ağaçlı Çeşme Sokak ve Marul Sokağı'nın buluştuğu köşede sahabeden Hz. Ebû Zer el-Gıfârî'nin (r.a) türbesi var. III. Ahmed'in sadrazamlarından Şehit Ali Paşa'nın gördüğü bir rüya üzerine sahabenin mezarının keşfedildiği rivayet ediliyor. Bu sebeple Şehit Ali Paşa aynı rüyadaki işaretle inşa ettirdiği Çınarlı Çeşme Mescidi'nin bitişiğine türbeyi yaptırdı.
İslam'ı ilk kabul eden sahabelerden olan Hz. Ebû Zer el-Gıfârî (r.a) hayatının büyük bölümünü fetih hareketlerine katılarak geçirdi. İslam tarihinin en önemli savaşlarına iştirak etti. 281 hadis rivayet etti. Peygamber Efendimiz ile devamlı bir arada bulunması ve aklına takılan her şeyi sorması nedeniyle adeta onun hususi sohbet arkadaşı gibiydi. Medine yakınında El-Rabaza da vefat ettiği söylenen sahabenin bir makam-türbesi de Adıyaman'da bulunuyor.

EYÜP SULTAN DAYISI
Edirnekapı'daki Eğrikapı suru kapısından girildiğinde hemen sağda sahabe Hz. Haceti Hâfir'in (r.a) türbesi yer alıyor. Hz. Ebû Eyyûb el-Ensârî'nin de Hz. Haceti Hâfir'in dayısı olduğu ve dayısıyla birlikte katıldığı İstanbul kuşatmasında şehit düştüğü rivayet ediliyor.
Hemen ilerisinde bir diğer sahabe Hz. Abdüssâdık Âmir b. Ubâde b. Sâme'nin (r.a) kabri var. İslam ordusunun İstanbul'u ilk kuşatmasında şehit olduğu rivayet ediliyor. Hz. Şu'be'nin (r.a) türbesi de bu bölgeye çok yakın. Sahabe ya da tabiin olduğu söylenen zatın türbesi Şişhane Caddesi üzerinde yer alıyor.


Hz. Ebû Zer el-Gıfârî

KARAKÖY'DE ÜÇ SAHABE
İstanbul Karaköy vapur iskelesini geçtikten sonra sola sapınca, Kemankeş Caddesi üzerinde yer alan Yeraltı Camii'nde üç sahabenin makamı ya da kabri bulunuyor. Filistin ve Mısır'ı fetheden Hz. Amr b.
Âs (r.a.) Müslüman olmadan önce Habeşistan'a hicret eden Müslümanların iadesini Habeş kralı Necaşi'den isteyen kişi.
Müslüman olduktan sonra ise Hz. Ebubekir (r.a.) döneminde Güneydoğu Filistin'i, Hz. Ömer (r.a.) zamanında da Filistin'in tamamını fethetti.
40 küsur hadis-i şerif rivayet etti. Mısır fatihi olarak anıldı, 90 yaşında Mısır'da vefat etti.
Camideki makamının, buraya sık gidip geldiği için anısına yapıldığı söyleniyor. Hz. Peygamber'in fetih müjdesine nail olmak için kuşatmada ön saflarda şehit düştüğü rivayet edilen Hz. Vehb b. Huşeyre'nin (r.a.) kabir ya da makamı da burada. İmam-ı Şafii'ye fıkıh ve hadis alimi olarak ders veren Hz. Süfyân b. Uyeyne (r.a.) dört yaşında Kur'an-ı Kerim'i ezberledi.
Yedi yaşında hadis yazmaya başladı. 7 bin civarında hadis rivayet etti. Et-Tefsîr ve El-Cami adında iki eseri bulunuyor.

İSTANBUL'DA İLK EZAN
İstanbul'un ilk camisi ve ilk ezanın okunduğu yer Karaköy'deki Arap Camii. Hz. Ebû Eyyûb el-Ensârî'nin katıldığı kuşatmadan 50 yıl sonra üçüncü kuşatmayı 717'de Hz. Mesleme bin Abdülmelik (r.a) yaptı, Galata'yı ele geçirdi. Yedi yıl boyunca askerleriyle burada kaldı. 1296 yıl önce de Arap Camii'ni inşa ettirdi. Emevi Halifesi Şam'daki isyanlar nedeniyle Hz. Mesleme bin Abdülmelik'i geri çağırınca, İstanbul kuşatması kaldırıldı. Cenevizliler ise camiyi kiliseye çevirdi. Fatih Sultan Mehmet, İstanbul'u fethettikten iki yıl sonra mekanı camiye çevirdi. Fatih Sultan Mehmet, avluya Hz. Mesleme bin Abdülmelik adına bir makam yaptırdı. Bir rivayete göre kabrinin olabileceği de söyleniyor.
BİZE ULAŞIN