Uzay maceramızın kırılma noktaları

İnsanlığın uzay macerasında ABD’nin bir ağırlığı olduğu düşünülür. Oysa, ABD ve Sovyetler arasında Soğuk Savaşı nedeniyle şiddetlenen uzay yarışında Ruslar da birçok başarıya imza attılar. İki ülkenin başını çektiği rekabette kazanan insanlık oldu

Uzay maceramızın kırılma noktaları
Uzay çağında olduğumuzu hep işitiyoruz. Bilim kurgu filmleri, romanlar, gelecek öngörüleri hep başka gezegen ve yıldızları ziyaretimizden bahsediyor. Peki, şimdiye kadar uzay maceramızda neleri başardık? Bu yazımızda, bilmeniz gereken en önemli yedi uzay programını tanıtacağız:

BİR NESNE DÜNYA DIŞINA ÇIKTI
Sputnik I: 4 Ekim 1957'de Sovyetler Birliği tarafından başlatıldı. O gün, bir plaj topu büyüklüğünde bir uydu olan Sputnik I başarı ile göğe fırlatıldı. İnsanlık ilk defa bir nesneyi Dünya'nın dışına çıkarmayı başardı. NASA bu başarıdan bir yıl sonra, uzay teknolojisindeki liderliği Sovyetler Birliği'ne bırakmamak amacı ile kuruldu.



AY'IN GÖRÜNMEYEN YÜZÜ FOTOĞRAFLANDI
Luna Programı: Uzay maceramızda ikinci önemli program, Sovyetler Birliği'nin Luna Programı oldu. Bu program kapsamında 1959-1974 yılları arasında Sovyetler, Ay'a, 15'i başarılı, toplam 24 misyon gerçekleştirdi. Luna Programı birçok ilki hayata geçirdi. 1959 yılında Luna 1, Güneş etrafında yörüngeye oturan ilk insan yapımı uydu oldu. Aynı yıl Luna 2, Ay'a ulaşan ilk insan yapımı nesne oldu. Yine aynı yıl gerçekleştirilen Luna 3, Ay etrafında tur atıp, Ay'ın görünmeyen yüzünün ilk fotoğrafını Dünya'ya gönderdi.
1966 yılında Luna 9, dünya dışı bir nesneye yumuşak iniş yapan ilk araç oldu. Aynı yıl Luna 10, Ay'ın ilk insan yapımı uydusu olarak kayıtlara geçti. 1970'lerde gerçekleştirilen Luna 16, 20, 24 kapsamında Ay'dan Dünya'ya toprak ve taş örnekleri getirildi. İlk defa insanlık robotik teknoloji ile Dünya'ya dünya dışı bir nesneden parça gönderdi.

İLK İNSAN UZAYA ÇIKTI
Vostok Programı: Uzay maceramızda belki de en büyük başarı 12 Nisan 1961 yılında gerçekleşti. İlk başarıdan sadece dört yıl sonra Sovyetler bu sefer Vostok 1 roketi ile bir insanı, Yuri Gagarin'i dünya dışına çıkardı ve Dünya etrafında yörüngeye oturtup, geri getirmeyi başardı. Bu, insanlığın uzaya ilk çıkışıydı. Vostok Programı 1961-1963 yılları arasında gerçekleştirildi ve en uzunu beş gün olmak üzere toplam altı insanlı uçuş yapıldı.

VENÜS'E UZAY ARACI İNDİ
Venera Programı: Sovyetlerin Venüs'e gönderdiği Venera Programı da diğer önemli bir uzay programı. 500 derece Celsius sıcakları bulabilen, Dünya'dan 90 kat yüksek basınca sahip Venüs'e uzay aracı indirmek başlı başına bir başarıydı. 1967 yılında Venera 4, başka bir gezegenin atmosferine giren ilk insan yapımı araç oldu, 1970 yılında Venera 7, başka bir gezegene yumuşak iniş yapan, 1975'te Venera 9, başka bir gezegenin yüzeyinin resmini çeken ilk misyon oldu.



İNSAN AY'A AYAK BASTI
Apollo Programı: Şüphesiz en çok bilinen uzay programı ABD'nin Apollo Programı'dır. Bu program kapsamında 1969-1972 yılları arasında Ay'a toplam altı başarılı insanlı misyon gönderildi. 12 insan Ay'a ayak bastı. Bu misyon, Ay'a insan gönderen ilk ve tek program olması yanında, alçak Dünya yörüngesi ötesine insan götürmeyi başaran tek uzay programıdır. 1968 yılında Apollo 8 misyonuyla Ay yörüngesine ilk defa insanlı uydu indi. 1969 yılında Apollo 11 çerçevesinde Ay'a insan indirilip geri getirildi.

UZAYA ALTIN LEVHA TAŞINDI
Pioneer Programı: İç gezegenlerden sonraki adım dış gezegenleri araştırmaktı, bunu ilk başaran ABD'nin Pioneer Programı oldu. 1972'de gönderilen Pioneer 10, Jüpiter'in yakınından, 1973 yılında gönderilen Pioneer 11, Satürn'ün yakınından geçen ilk insan yapımı araçlar oldu. Bu iki uzay aracı, Güneş Sistemi'ni terk etme hızına ulaşan ilk uzay araçlarıydılar ve Güneş Sistemi dışına Dünya ve insanlar hakkında bilgi taşıyan altın levhalar taşıdılar. Pioneer 10'un, iki milyon yıl sonra Aldebaran yıldızına, Pioneer 11'in dört milyon yıl sonra Aquila takımyıldızına ulaşması bekleniyor.

YILDIZLAR ARASINDA ARAŞTIRMA
Voyager Programı: Dış gezegenleri araştırma kapsamında ABD öncülüğünde 1977 yılında gönderilen iki uydudan oluşan programdır. 40 yıl geçmesine rağmen iki uydu da hâlâ çalışmaya ve Dünya'ya bilgi göndermeye devam etmektedir.
Voyager 1, Jüpiter, Satürn ve onun uydusu Titan'ı inceledikten sonra, 25 Ağustos 2012'de Güneş Sistemi'ni terk edip, yıldızlar arasında araştırma yapan ilk insan yapımı araç oldu. Voyager 2, Jüpiter ve Satürn'ü inceledikten sonra, 1986 yılında Uranüs, 1989 yılında Neptün'e ulaşan ilk insan yapımı araç olarak tarihe geçtiler. Voyager 2 dışında bu gezegenleri araştıran insan yapımı uzay aracı yoktur. Voyager 2, Güneş Sistemi'ni terk edecek dördüncü insan yapımı araçtır ve yıldızlar arasının sıcaklık ve yoğunluğunu ölçmesi beklenmektedir. İki Voyager'ın da 2025'e kadar bilgi getirmesi bekleniyor ve ikisi de uzaylılar ya da gelecek nesiller tarafından bulunduğunda dinlenip, izlenebilecek Dünya'dan resim ve müzikler içeren bir altın kayıt içermektedir.

YOLCULUK HİÇ BİTMİYOR
Bu yedi misyon, uzay çağının başlangıcında en kilit rol oynayan yedi misyondur. Bu listeye almadığımız ancak önemli olan diğer bazı uzay misyonları şöyle: Satürn'ü ve uydularını araştırıp bize kütüphaneler dolusu bilgi getiren Cassini Programı. 2016'da ilk defa bir kuyruklu yıldıza başarılı iniş yapan ESA'nın uydusu olan Rossetta Uydusu. Cüce gezegenler Ceres ve Vesta'yı araştırıp, iki ayrı uzay cismi etrafında yörüngeye oturan ilk uydu olan Dawn Uydusu. 2016 yılında Jüpiter'in yörüngesine oturup gezegen hakkında bize değerli bilgiler getiren Juno Misyonu. 2012 yılında Mars'a indirilen keşif aracı Curiosity.
Bakalım insanlığın içine konmuş merak duygusu insanlığın daha neleri başarmasını sağlayacak.

SÖZLER
Teknoloji, Allah'ın hayat hediyesinden sonra en büyük hediyesidir. O, medeniyetlerin, sanatın ve bilimin annesidir. (Freeman Dyson)

BİLİMSEL BİLMECELER
Yerel bir kütüphane, eski kitaplarının bir kısmını 1400 üyesine dağıtmıştır. Erkek üyelere kişi başı dörder, kadın üyelere ise kişi başı altışar kitap verilmiştir. Kitap teklif edilen her iki kadından bir, her dört erkekten de üçü kitap almayı kabul etmiştir. Kütüphane toplam ne kadar kitap dağıtmıştır?
Bir kutuda, dört beyaz, sekiz siyah, üç kırmızı, iki yeşil, altı mavi, dört turuncu toka vardır. Gözümüz kapalı olarak kutudan toka alıyoruz. Aynı renkten en az iki adet toka çektiğimizden emin olmak için en az kaç tane toka çekmemiz gerekiyor?
Çözümü haftaya Pazar SABAH'ta



GEÇEN HAFTANIN ÇÖZÜMLERİ:
Hassas bir tartı bir ton altının, bir ton tahtadan daha ağır olduğunu ölçecektir. Tartılar, kütleyi değil cisimlerin aşağı doğru uyguladıkları net kuvveti ölçer. Bu kuvvet, cismin kütlesinden kaynaklı yerçekimi kuvvetinin havanın kaldırma kuvveti ile farkına eşittir. Hava gibi akışkanlara bir cisim batırıldığı zaman, bu akışkanlar cisme yukarı doğru, yerinden edilen akışkanın kütlesi ile orantılı kuvvet uygularlar.
Tahta, altından daha çok alan kapladığı için, daha büyük hacimde havayı yerinden eder. Dolayısıyla tahta, altından daha çok yukarı doğru kaldırma kuvveti hissedecektir. Diğer taraftan iki cismin de kütlesi 1 ton olduğu için, iki cismin aşağı doğru uyguladığı yerçekimi kuvveti eşit olacaktır. Dolayısıyla yerçekimi kuvvetinin, kaldırma kuvveti ile olan farkı, altın için daha büyük olacak, tartı altını daha ağır olarak okuyacaktır.
Önce iki kum saati de aynı anda başlatılır. Yedi dakika ölçen saat dolduğu anda, süre ölçümü başlatılır. 11 dakika ölçen kum saati boşaldığı zaman böylece dört dakika geçmiş olur. 11 dakikalık kum saati tekrar ters çevrilir. Bu kum saati tamamen boşaldığı anda, süre sayımını başlattığımız andan itibaren 15 dakika geçmiş olur.

ŞAŞIRTAN GERÇEKLER



Dünyanın en aktif volkanı, İtalya'daki Stromboli Volcanı'dır. Bu volkan son 2000 yıldır aktiftir.
Astronotlar, Ay'da toplamda 300 saat geçirdi.
Ay muhtemelen Mars büyüklüğünde Theia isimli bir gezegenin Dünya'ya çarpması sonucu oluşmuştur.
Denizatlarının midesi yoktur, yiyecek doğrudan bağırsaklarında emilir. Bundan dolayı yemek onların sindirim sisteminden çok çabuk geçer. Bu yüzden denizatları neredeyse ara vermeksizin yemek yerler.

DOĞRU BİLDİĞİMİZ YANLIŞLAR



Köpeklerin siyah-beyaz gördüğü söylenir. Bu iddia doğru değildir, köpekler de renkleri görebilir. Köpek retinalarındaki konları incelediğimiz zaman, spektrumun mavi ucunu daha iyi gördükleri sonucuna varabiliriz. Köpekler muhtemelen kırmızı-yeşil renk körlerine benzer şekilde dünyayı görürler.
Kedilerin eğitilemediği düşüncesi yanlıştır. Kediler de köpekler kadar öğrenme ve eğitilme yeteneğine sahiptirler. Onları eğitmek sadece daha zor ve sabır gerektiren bir süreçtir.

BİLİM TARİHİNDEN NOTLAR
Kan dolaşımını keşfeden İbn Nefis


İbn Nefis'in çalışma defterinde yer alan bir çizim.

İbn Nefis (1213-1288), Müslüman hekim ve fizyologdur. İbn Nefis, 'pulmoner dolaşım' olarak bilinen, oksijensiz kanın kalpten akciğerlere gitmesini, oksijenle zenginleştirilmiş kanın buradan tekrar kalbe gidip oradan vücuda dağılmasını keşfeden ilk bilim insanıdır.
İbn Nefis, pulmoner dolaşımı, William Harvey'den tam dört asır önce keşfetmiştir. Ayrıca kılcal damarlar ile kalbin kandan direkt beslenmediğini, koroner damarlar aracılığı ile beslendiğini de ilk o keşfetmiştir. İbn Nefis, ölüler üzerinde otopsiler, bu işlemin özel önemine vurgu yapmıştır. Bundan dolayı deneysel tıbbın önemli öncüleri arasında gösterilir. İbn Nefis'in kaleme aldığı tıpla ilgili çalışmaların 110 cildi bulduğu tahmin edilmektedir.
Dindar bir adam olan İbn Nefis aynı zamanda ilahiyatçıdır ve ilahiyat alanında da çok sayıda eser kaleme almıştır. İbn Nefis ilahiyat alanıyla ilgili ilk romanı kaleme alan kişi olarak da bilinir.
BİZE ULAŞIN