Engelimi aştım hayatla barıştım

Engelimi aştım hayatla barıştım

Hani derler ya 10 parmağında 10 marifet diye, Elke Lale Van Achterberg tam da bu tanıma uyan birisi. Hollanda’da yaşayan Türk kızı hem eskrim yapıyor, hem modellik... Hem sanatla uğraşıp çizimler yapıyor hem de tasarım. Kendi yaş kategorisinde eskrimde dünya sıralamasında birinci olan Elke Lale, engelini aşıyor, herkese umut ve ilham dağıtıyor

Hikaye bundan altı yıl önce Elke Lale 11 yaşındayken başlıyor. Hollandalı bir baba ile Türk annenin kızı olan Elke Lale evde kardeşiyle oyun oynarken ters bir takla atıyor ve ayağında büyük bir ağrı hissediyor. Uzun bir tedavinin ardından teşhis konuyor: Distrofi. Rehabilitasyon süreci ya da tekerlekli sandalye Elke Lale'nin hayata tutunmasında pek faydalı olmuyor, genç kızın hareket kabiliyeti fazlasıyla daralıyor. En sonunda Elke Lale doktorlara gidip, sol bacağının ampute edilmesini istediğini söylüyor.
Kazadan sonra çok zor zamanlar geçiren, depresyona giren genç kız bu dönemde tekerlekli sandalyeli eskrimle bir nevi hayatla yeniden barışıyor. Önce Hollanda Milli Takımı daha sonra ise Türk Tekerlekli Sandalye Eskrim Milli Takımı derken Elke Lale üst üste birincilikleri, madalyaları kazanıp ailesini ve ülkesini gururlandırıyor. Aynı zamanda öğrenimini sürdürmeyi, modellik yapmayı, çizimle uğraşmayı da ihmal etmiyor tabii... Tüm bunları yapınca da Hollanda'da Yılın Genci seçiliyor. Elke Lale ile buluştuk, o demli çayından bir yudum aldı ve gerisi kendiliğinden geldi.
- 11 yaşında bir kaza geçirdiniz ve distrofi hastalığı geldi başınıza. Nasıl bir süreçti?
- Kazadan sonraki ilk üç ay aslında kimsenin benim başıma ne geldiğiyle ilgili bir fikri yoktu. Ayak parmağımda ufak bir kırık vardı fakat çok acı vermiyordu. Ancak zaman geçtikçe kırığın olduğu parmağımdaki acı gittikçe arttı ve bir süre sonra dayanılmaz bir boyuta ulaştı. Öyle ki dokunamıyordum bile. Hafif bir rüzgar dahi bana acı veriyordu. Bu noktada bendeki hastalığı fark ettiler ve teşhisi koydular: Distrofi. Altı ay kadar rehabilitasyon merkezinde kaldım. Fakat pek bir yararı olmadı ve bu acıyla yaşamayı öğrenmem gerektiğini söyleyerek beni eve gönderdiler. Ayağımın üzerinde duramıyordum, ayak bileğimi hareket ettiremiyordum. Tekerlekli sandalyeye geçtim mecburen.
- Kazadan sonra çevrenizle olan ilişkiniz nasıldı?
- Bazı zamanlar çok zordu. Çünkü insanlar ne olursa olsun benim ne kadar acı çektiğime inanmıyorlardı, anlayamıyorlardı. Ailem, arkadaşlarım ellerinden geldiği kadar yardımcı olmaya çalıştılar fakat zor bir süreçti onlar için de. Çünkü ne yaparlarsa yapsınlar ortada azalmayan bir ağrı söz konusuydu. Okuldaki çocuklar da zaman zaman zorbalıklar yaptılar. Gelip bacağıma vuruyorlardı çünkü bacağımın ağrıdığına bir türlü inanmıyorlardı. Bu durum da distrofinin daha kötüleşmesine neden oldu. Onlar yüzünden ağrı giderek tüm bacağıma yayılmaya başladı.
- 4,5 yıl tekerlekli sandalye kullandıktan sonra ampute olmaya karar vermişsiniz. Bu zor karar aşamasında neler yaşadınız?
- İki buçuk yıl önce doktorlara ampute olmak istediğimi söyledim. İlk söylediğim doktorlar bu talebime olumlu yaklaşmadılar fakat sonunda bu isteğimi gerçekleştirecek bir doktor bulduk. Bana bu operasyonun yüzde 20 ihtimalle yararlı olabileceğini söylediler, ben de hiç yoktan iyidir diye düşündüm. Şimdi her şeyi yapabiliyorum, koşuyorum, tırmanıyorum, paten kayıyorum, tramboline gidiyorum. Artık yeni bir hayata sahibim...
- Kazadan sonra yaşama tutunmanızda eskrimin rolü ne oldu?
- Kazadan önce jimnastikle hatta daha çok ritmik jimnastikle ilgiliydim. Yarışmalara katılmıştım. Kazadan sonra ise tekerlekli sandalyeli eskrime kadar herhangi bir sportif faaliyetin içine giremedim. Eskrime başlamak ise hayatımın tümüyle yönünü değiştirdi. Engelimle barışmamı ve onunla beraber yaşamayı öğretti. Eskrime âşık oldum ve ondan yaşam enerjisi aldım.

BEKLEDİĞİM İLGİYİ TÜRKİYE GÖSTERDİ

- Bir zamana kadar Hollanda milli takımındaydınız, Türk milli takımını seçmenizde neler etken oldu?
- Hollanda takımındayken, eskrim federasyonu tarafından yeterli ilgiyi gördüğümü düşünmüyordum, kazandığım başarı ve madalyalara kıyasla. 2015 Aralık'ta Dubai'de dört madalya kazandım. Orada benimle gurur duyan ve beklediğim ilgiyi gösteren taraf Türkiye Paralimpik Federasyonu oldu. Yaptığım şeye böylesi bir saygı ilk kez duyuluyordu ve mükemmel hissettim. Eskrimde Türk milli takımına geçme kararı gayet kolaydı dolayısıyla benim için. Şu anda da son derece mutluyum ve milli formayı giydiğim için gururluyum.
- Birçok alanla ilgilisiniz, geleceğinizi hangi yönünüz üzerinden kurmayı düşünüyorsunuz?
- Açıkçası şu anda yaptığım şekilde devam etmeyi çok istiyorum. L'Oreal Türkiye bir kampanyada yer almam için bana teklif getirdiğinde çok gurur duydum.

HİKAYEMİN UMUT VERECEĞİNİ BİLİYORUM

- Sizin gibi başarı öykülerinin engelli insanlar için umut olduğunu düşünüyor musunuz, engellilere bir mesaj vermek ister misiniz?
- Benim hikayemin diğer tüm engellilere umut vereceğini biliyorum. Hollanda'da televizyona çıktığım zaman benim durumumdaki insanlardan bir sürü mesajlar aldım. Hepsi bana hikayemi sorup, tavsiyeler istiyorlardı. Elimden geldiğince onlara yardımcı oldum, hala da olmak istiyorum. Örneğin benim hikayemi dinledikten sonra aynı hastalıktan rahatsız insanlar ampute olmayı da tercih etti. Bazıları tekerlekli sandalyeli eskrime başladı. Aslında hiçbir zaman insanlara ilham olmak gibi bir fikrim de yoktu. Ama artık biliyorum ki hikayemi başkalarıyla paylaşmak onların hayatını kolaylaştırabilmek adına son derece önemli ve elimden geldiğince bunu sürdürmeye devam edeceğim. Çünkü insanların güzel şeyler duymaya ihtiyacı var.


Elke Lale ilk kez 2016'da da Amsterdam Moda Haftası'nda podyuma çıktı.

YILIN GENCİ SEÇİLDİ

- Hollandalı bir baba ile Türk bir annenin çocuğusunuz. Nasıl bir aile yaşantınız var Hollanda'da, Türkiye ile bağlarınız nasıldır?
- Hafta boyunca Amsterdam'da başka bir aileyle kalıyorum, okuldan ve eskrimden dolayı. Hafta sonlarında ise kendi anne babamla birlikte Utrech'te oluyorum. Ayrıca Yanıkköy, Sakarya'da bir evimiz var, senede birkaç gün de orada vakit geçiriyoruz.

- Hollanda'da yılın genci seçilmişsiniz. Bir Türk kızı olarak Hollanda'da yılın genci olmak nasıl bir duygu?
- İnanılmaz bir duygu kesinlikle. Hikayemi daha çok insanla paylaşabilmek adına büyük bir fırsat sağladı bana bu olay.


Lale'nin hedefi 2020 Paralimpik Tokyo Olimpiyatları'nda ülkemizi temsil etmek.
BİZE ULAŞIN