Mick Jagger sahneyi bırakmadan ben de bırakmam!

Memleketin en az röportaj veren isimlerinden Erkin Koray’ın, sahnedeki 60’ncı, dünya sahnesindeki 77. yılı! Birkaç sene önce Amerika’da yayımlanan Meçhul plağıyla bir anda nice Türk müzisyeninin kapısını aralayamadığı Amerikan rock listelerinde ‘deniz gören’ yerleri kaptı. Kendisine “Turkish Jimi Hendrix” diyor Amerikalı müzik yazarları. Uzun yıllardır kimseciklere konuşmayan ‘Yalnızlar Rıhtımı’nın her daim tek tabanca Erkin Baba’sıyla, kıtalar arası yaptığımız söyleşiye buyrun

Mick Jagger sahneyi bırakmadan ben de bırakmam!

"Doğa birimleri içerisinde her şey olabilir diyebilecek bir görüş açısına vardıysan, bir daire oluşturmuşsun demektir. Artık dairenin herhangi bir noktasından yola çıkabilirsin."
Kemerlerinizi bağlayın! Çünkü, memleketin en has adamlarından, "Öyle bir yar istemeyen, istese de istemeyen" Erkin Koray'ın, sırlı ve zorlu dünyasına giriş yapıyoruz... Girişteki söz de kendisine aittir bu arada. Vaktiyle bir plağının kapağına yazmış. "Doğa birimleri içerisinde her şey olabilir" felsefesine gençliğinin baharında vakıf olmuş 'üstad'n roll' bir şahsiyetten bahsediyoruz.
Erkin Baba'nın, Galatasaray Lisesi'nde ilk konserini verdiği günden bugüne tam 60 yıl geçti. O hâlâ 77'lik bir rock starı.

MEÇHUL AMERİKA'YI SALLADI
Erkin Baba'nın eski Meçhul plağının birkaç sene önce Amerika'da yayımlanıp, 'saykodelik rock' listelerini altüst ettiğini de söylemeden geçmeyelim. Anlı şanlı müzik yazarlarının onun için "Turkish Jimi Hendrix" dediğini de hatırlatalım.
"Saykodelik rock" deyip duruyoruz ya... 60'ların sonlarına doğru, Koray'ın ifadesiyle "uzayda bir elektriğin hasıl olduğu" yıllarda ortaya çıkan bir akım. Doğu müziği zaten 'derin'den bildiriyor! İşte bu iki dünyayı dikiş izi göstermeden bir araya getiriyor. Sentez değil onunki, haşa! Halis muhlis son kalite harman. İçinden geleni formüle etmiyor. 'Arapsaçı'nı çözmeye girişmiyor, olduğu gibi aktarıyor. O yüzden hem 'underground' hem popüler.
Erkin Koray, kendi tabiriyle bu yakınlarda 'Amerika kıtası'ında bir işler çeviriyor! Ama ser veriyor sır vermiyor her zamanki ketumluğuyla. Bu söyleyişi de 'tatlı dilimiz'in yardımı ve "Erkin Baba" külliyatına hafiften vakıf olduğumuzu ispatlayarak kabul ettirdik.



- 'Düşünce' müziğinizde hep önplanda. Düşünüş diye bir şarkınız bile var! Bu yakınlarda neler düşünüyorsunuz?
- Ben insan unsurunu daha en başta iki büyük kategoride topluyorum: a)Düşünen insan, b) Düşünmeyen insan. Yani benim için dünyada bir düşünen insan, bir de düşünmeyen insan türü var. Diğer kategoriler daha sonra geliyor. 'Düşünmek' kavramını doğru anladığımız takdirde... 'Kara kara düşünen' değil yani! Bu yakınlarda neler düşündüğümü, neler yapacağımı söylemem. Bir olayı gerçekleştirdikten sonra konuşmayı tercih eden bir insanım. Düşünüş adlı eserime gelince... O konuda size özelden bir mesaj göndereceğim!
- Galatasaray Lisesi'nde ilk konserinize çıktığınızdan bu yana 60 yıl geçmiş...
- Hiçbir şey yapmadan dursanız, bir hayli şey öğrenmiş olarak inersiniz aşağı. En azından, hiçbir şey yapmadan durduğunuz takdirde, yuhalanacağınızı öğrenirsiniz! Sahnenin önü var, arkası var; çıkana kadarı var, çıktıktan sonrası var.

HAYAT FELSEFEM
- Fesuphanallah'ların, Estarabim'lerin Türkiye'yi kırıp geçirdiği dönemde, her şeyi bırakıp yurt dışı macerasına atılmışsınız. Bugünün kafasıyla baktığımızda 'ters' görünüyor...
- Ters tabii... Çocuklar, benim o zamanlar geldiğim yere geldikleri zaman, "Amman abicim, bu fırsat bir daha ele geçmez! Hazır yakalamışken(!) toplayalım da, sonrasına bakarız" derler. Ve haklıdırlar da... Ancak ben, bu yaşam tarzımı ve felsefemi, anlaşılması biraz zor şu cümle ile açıklarım: "Böyle olmasa öyle olmaz, öyle olmasa da böyle olmaz!"



- Gitara dokunuşunuz hiçbir gitarcıda yok. Tuşeniz bambaşka. Ne tür besinler ihtiva ediyor Erkin Koray rock'ı?
- Geçmişte bir gün... İstanbul Şişhane'de, Aslan Han denen bir pasaj vardı. Bu bir müzik aletleri dükkanları sitesi. Orada gitar bakıyorum. Hiçbir şey çalmıyorum, sadece dın-dın-dın gitarın tellerine vuruyorum, ses rengini duymak için. İki kişi girdi dükkandan içeri. Biri yanındakine: "Naaber usta, ben sana söylemedim mi? Bu Erkin Abi'dir!" dedi.
- Meçhul adlı plağınız Amerika'da yayımlandı... Müzik yazarlarını, müzisyenleri, dinleyicileri etkiledi. 70'lerde icra ettiğiniz doğu motifli rock'a benzer işler yapan genç gruplar çıkıyor yurt dışında da... Neler oluyor?
- Bir Amerikan plak şirketi ile beraber yaptık Meçhul'ü... Talep oradan geldi. Yoksa ben gidip, Türkiye'de 60-70'li yıllarda yaptığımız işleri Amerika kıtasında takdir eden büyük bir kitle var, o sebeple. Anadolu Rock denen alanda emek vermiş değerli sanatçılarımız var Türkiye'de malûm, ancak bu çerçevede en fazla tanınan ve talep edilen kişinin ben olduğum görülüyor. Gitarımın etkisi büyük tabii...



"ALLAH ASKERLERİMİZİN YÜREĞİNE KUVVET VERSİN"

- Türkiye'nin, Ortadoğu'nun, ezcümle dünyanın içinde olduğu hal ile ilgili neler düşünüyorsunuz? Yıllardır müziğinizle hayata kafa yoran biri olarak Zeytindalı Harekatı hakkındaki fikirleriniz neler?
- Şu anda bir 'Olağanüstü Hal' durumundayız. Durumun ne olduğunu bize ifade eden bu adı hükümetimiz koymuştur, bu benim yorumum değil... Bu çerçevede; benim bu konudaki fikirlerim bize en son lazım olacak bir şeydir. Şu anda bize lazım olan tek şey, Kıbrıs savaşından bu yana, ondan daha da ciddi bir savaşa girmiş olan ordumuzun, bu işten zaferle çıkmasıdır. Bunun aksini düşünen, bu işten katiyyen kârlı çıkamayacaktır. Allah, hepimizin güvenliğini tesis için bu savaşa katılmış askerlerimizin yüreğine kuvvet versin.

"SIR PAYLAŞILMAZ"

- Sanki şarkınızdaki gibi "Çok derinlerde gezinirken" vakıf olduğunuz bir sırrı itinayla muhafaza ediyormuşsunuz gibi bir haliniz var... Günlük hayatta da sırlarınızı pek paylaşmaz mısınız?
- Hayır! Paylaşmam! 'Sır' kavramına aykırı düşer... Yalnız... Şimdiki çocukları 'paylaş-paylaş' diyerek, onları kalitesiz bir yaşama sürüklüyorlar; buna çok üzülüyorum. (Biz ihtiyarlar, okulda böyle adamı 'zevzek, patavatsız, ağzında bakla ıslanmıyor!' diye adlandırmışız) Bunun niye, hangi mecralar tarafından ve hangi amaçla sahneye konulduğunu ben tabii ki biliyorum! Ama şimdi, söylesem, küçükler anlamayacak, ortaların işine gelmeyecek, büyükler işkillenecek, çok büyükler de düşman olacak! Ancak, çocukların bu işte suçları yok! Onların zaten çeşitli vasıtalarla törpülenmiş olan direnme güçlerini kırıyorlar. Fazla detaya girmeyeceğim.
- Birkaç sene önce "Erkin Koray sahneleri bırakıyor" gibi haberler çıkmıştı. Bunun aslı yoktur inşallah? Zira biz dört gözle yeni konserler bekliyoruz...
- Sahne beni bırakmadan, ben onu bırakmam! Hele de, The Rolling Stones'un solisti Mr. Mick Jagger bırakmadan, ben daha hiç bırakmam.
- Sahnede 60, dünya sahnesinde 77 yıl... Şarkınızdaki gibi soralım, hayata neler sordunuz bugüne kadar "Bir cevap buldunuz mu sorulara?"
- Şarkıda bunu bendeniz de sormuşum zaten: Öyle bir geçer zaman ki/ Dediğim aynıyla vaki / Bir cevap buldun mu sorulara? / Yoldan geçenler var da/ Her akşam gelenler ner'de?"

GENCEBAY NADİDE BİR DELİKANLI

- Vaktiyle Orhan Gencebay'la ortak işler yaptınız. 'Babalar arası' gözle görünmeyen bir iletişim mi var?
- Orhan Gencebay, Türkiye'nin yetiştirdiği en gözde, en değerli sanatçılardan, en nadide delikanlılardan biridir. Bizim dostluğumuz ise bir-iki cümleyle tarif edilebilecek gibi değildir.
- Söz nasıl geliyor size? Fesuphanallah'ı uykudan uyanıp yazdığınız söylenirdi...
- Bir mesajı olmalıdır. İçinde 'ince kıyım' bir şeyleri mutlaka olmalıdır. Dışarıdan baktığınız zaman başka, içine girdiğiniz zaman başka görünmelidir. Fesuphanallah'ın sözleri, başladıktan bir süre sonra bir gece henüz tam uykuya dalmamışken, geri kalan kısmı tamamlanan sözler idi. Kaçırmamak için yataktan kalkıp kaleme aldım mecburen... En uzun süren Akrebin Gözleri oldu. "Akrebin gözleri her an içimde sanki..." diye bir başladım... Sonra? Üç sene! Her ay bir satır...
BİZE ULAŞIN