Güçler dengesini bozan adam

Güçler dengesini bozan adam
Annesi Ronaldo'ya hamileyken dördüncü çocuğunu istediğinden emin değildi. Üç çocuğa zor bakıyorlardı. Fakat son anda kürtajdan vazgeçti ve Cristiano'yu dünyaya getirdi. Fakir bir ailede büyüdü. Dört kardeş bir odayı paylaşıyordu. Milyonlarca çocuğa sıradan gelen şeyler Ronaldo için lüks hatta hayaldi.
Babası alkolikti. Alkol yüzünden öldüğünde, Ronaldo daha 20'sindeydi. Oğlunun nerelere geldiğini göremedi. Ronaldo'nun gözleri de hep babasını aradı.
Okulla arası hiç iyi olmadı. Aklı fikri futbol topundaydı. 14 yaşındayken öğretmenine sandalye fırlatınca okuldan atıldı. Ailesi de okula tekrar yazdırıp boşa kürek çekmek yerine Cristiano'yu, küçük yaştan beri hayalini kurduğu futbola yönlendirdi.
15 yaşında kalbinden operasyon geçirdi, zira futbola devam edebilmek için başka çaresi yoktu. Birkaç gün sonra antrenmanlarına kaldığı yerden devam etti. Daha o zamanlardan belliydi gücü ve iradesi.
Sporting Lizbon'a geldiğinde, Madeira aksanı çok farklı olduğu için onunla alay ettiler. Dışlandı.
Önce kendi ülkesindeki Avrupa Şampiyonası'nı finalde kaybetti. Yıllar sonra üstelik kimse Potekiz'e şans tanımazken yeniden finale çıktı. Bu kez de daha maçın başında sakatlanıp gözyaşları arasında saha kenarına geldi. Fakat bu defa arkadaşları onun hayalini, kariyerindeki tek eksik parçayı tamamlayıp kupayı kazandı. İlk finalden 12 yıl sonra bu defa sevinçten ağlıyordu.
Tüm zamanların en iyisi, Messi'ye denk geldi. Ancak hep onunla mukayese edilmenin stresini enerjiye dönüştürdü.
Kibrili, şımarık, sportmen değil dediler. Fakat o kulak asmadı. İşine baktı. Bir yandan da nerede hasta, zorda bir çocuk varsa el uzattı.
***
Üniversitede ders veren bir arkadaşımın "Güçler dengesi nedir" sorusuna bir öğrenci, "Size güç uygulayanlara karşı sizin de güç uygulamanızdır" diye cevap vermiş. Ronaldo'ya da hayat hep güç uyguladı. Sayısız travma yaşadı ve her defasında karşı güç uygulayıp kazandı.
Hafta içinde 2.3 metreden vurduğu akla ziyan rövaşata sonrası rakip tribünlerden yükselen alkışlar, bir gol tebriğinden çok daha fazlasıydı. 33 yıla sığan bir mücadeleyi alkışlıyordu o insanlar.
Vaktiyle onu hor gören Lizbonlular da, en koyu Messi hayranları da alkışladı o akşam Ronaldo'yu.
Ve tabii babası da oradaydı. "Özünde" kendisine karşı güç uygulayan herkese ve her şeye karşı asla pes etmeyen bir kahramana dönüşen oğlunu alkışlıyordu.
BİZE ULAŞIN