‘Kaset’i başa sarma dönemi!

Özellikle 80’lerde altın çağını yaşayan kasetler, plak trendinden sonra koleksiyonerlerin yeni gözdesi oldu. Arşivler gün ışığına çıktı. İnternet alışveriş sitelerinde yerli ya da yabancı bir kasetin fiyatı 400-500 TL’yi bulabiliyor. Hatta bir kasete 400 euro veren bile var!

Tevellüt itibariyle etrafında olup bitenleri 80'lerde anlamaya başlayan, yani ergenliği, ilk gençliği bu döneme denk gelen kuşak gözünü kaset devrine açtı. Plakların yavaş yavaş zamanın; kapısı bir daha ne zaman açılacağı belli olmayan ardiyesine şutlandığı dönemlerdi. Pikap üretimi durmuş, mevcut cihazlar da yok pahasına eskici arabalarındaki yerini almıştı. Kimisi eski plakları, anılara, mevcut hatıralara olan saygısından bir süre sakladı... Ama kasetin ihtişamı, çok geçmeden bu eski dostları da kapı önüne koydu.
Batı'da 2000'lerin ortalarından beri plağa büyük bir ilgi olduğu biliniyor. Müzik endüstrisinin de teşvikiyle yeni plaklar bile basılmaya çoktan başlandı. Gruplar, müzisyenler CD'nin yanında çok zamandır meraklısı için plak da basıyor. Türkiye'de ise özellikle Issız Adam filminden sonra, yani yaklaşık 10 sene önce plağa ilgi bir koleksiyon çılgınlığına dönüştü... Obje olarak da, ses kalitesi olarak da müzik dinleyicisine cazip geliyordu çünkü. Bir de o sihirli kelimenin; "nostalji"nin tadına varmak için de birebirdi. Artık Türkiye'yde de yeniden plak basılıyor, yeni üretim pikaplar rahatlıkla bulunabiliyor. Buraya kadar olan kısmı az çok biliyoruz...
Ama son yıllarda çoktan günlük hayat sınırının dışında kaldığını sandığımız kaset geri döndü...

80'lerde, 90'larda basılmış kasetler için özellikle internet ikinci el satış sitelerine şöyle bir göz attığınızda, bir kasetin; basım yılı, kaç adet basıldığı, ilk baskı olup olmadığı gibi detaylara göre fiyatının 500 TL'ye kadar çıktığını görebiliyoruz. Bu yabancı bir rock kaseti de oluyor, bir arabesk kaseti de. Yani artık gönül rahatlığıyla diyebiliriz ki, plaktan sonra 20 yıla yakın müzik aleminde hüküm süren kaset de antika kıymetinde...
Bizde henüz yeniden kaset basan firma yok ama yurt dışında bazı firmalar artık bu formatı yeniden basmaya başladı. Eski görünümlü, aynı zamanda USB girişli, bilgisayara da bağlanabilen kasetçalarlar piyasaya sürüldü. 2014'te vizyona giren Galaksinin Koruyucuları adlı bilim kurgu filmindeki, 'esas oğlan'ın film boyunca walkman'le gezip kaset dinlemesi, hatta filmden sonra soundtrack albümün kaset formatında basılması dünyada kasete olan ilgiyi yeniden arttırdı. Hatta bazı firmalar yeniden walkman üretmeye başladılar.
Bizdeki ilgi de dünyadan kopuk gelişen bir durum değil haliyle. Ama şöyle bir sahaya çıkıp, müzik profesyonelleriyle, fiziki müzik materyali satmaya yıllarını vermiş ustalarla konuştuğumuzda gördük ki, Türkiye'de aslında kasete olan ilgi son dönem artmış olsa da, özellikle koleksiyonerler nezdinde hiç azalmamış.


Önce, Kadıköy'ün müzik kalelerinden Akmar Pasajı'na uğruyoruz. Yaklaşık 30 yıldır Zihni Müzik adlı müzik dükkanını işleten Zihni Şahin'in kapısını çalıyoruz. Kendisini rock, blues, heavy metal ve caz severler yakından tanıyor yıllardır. Binlerce CD ve plağın arasında Şahin, kaset tezgahını hiçbir zaman boş bırakmamış. Deposunda 40 bin kaset olduğunu söylüyor: "Kaset Türkiye'de 2006'ya kadar basıldı. 2014'te dünyada yeniden kaset ilgi çekmeye başladı. Bizim dükkandan da koleksiyonerler hâlâ kaset alıyor. Ama asıl satışı internette yapıyoruz. Nerede basıldığı, CD'ye aktarılıp aktarılmadığı gibi faktörler fiyatı belirliyor. 20 TL'ye de kaset var. 400 TL'ye de. Ama pahalı bir kasetin ederinin o olmadığını bilsek o fiyatı koymayız zaten. Bu bir arz talep meselesi. O fiyatı verecek koleksiyoner zaten o kasetin o kadar edeceğini biliyor."

30 YILDIR KASET SATIYOR
Sırada Kurtuluş'taki küçük dükkanında 30 senedir kaset satan Erol Yakar var. Önceleri tuhafiyecilik yapıyormuş. Bir gün bir arkadaşının kendisine satması için bıraktığı 40 adet kaset bir günde tükenince dükkanı kasetçiye çevirmeye karar vermiş.
Kasetin basıldığı her döneme ait albüm mevcut. Şöyle ki, Küçük Emrah'tan Pink Floyd'a, Ermenice-Rumca albümlerden yerli taverna kasetlerine kadar binlerce kaset duruyor raflarında. Artık dükkanını haftada iki-üç kez açıyor ve sadece koleksiyonerler için çalışıyor: "Plaktan sonra kaset koleksiyonerliği de arttı. Çocukluğu, gençliği kasetle geçmiş kuşaklar yeniden kaset toplamaya başladı. Erzurum'dan, Bartın'dan gelen müşterilerim var sırf kaset almak için. Gencinden yaşlısına pek çok koleksiyonerin evinde hâlâ kasetçalar olduğunu biliyorum. Bende eskiden kalan hiç açılmamış kasetler de var, arşivcilerden ve gezdiğim ülkelerden topladıklarım da. Kağıt baskı ve ilk baskı kasetler çok kıymetlidir. Minareci, Elenor, Uzelli gibi firmalar bir dönem Almanya'da kaset basarlardı, onlar çok aranıyor ve fiyatları 400'den 1000 TL'ye kadar çıkabiliyor. Hatta daha fazla olanı da vardır. Ama normal kasetlerde fiyat kalitesine göre, yerli 15-20 TL, yabancı albümler 25-30 TL. Ama bütün mesele şu aslında herkes kendi geçmişini arıyor objelerde!"

KASETİM ÇIKTI!
Özelikle 80'lerin sonu ve 90'ların başında basılan ve CD formatı olarak yayınlanmayan yerli rock kasetlere ilgi var. Çünkü bunların başka formatı yok ve kıymetliler. Biz 91'den beri Kadıköy Akmar Pasajı'ndayız. Ben burada çalışmaya başladığımda, bütün raflar kaset doluydu haliyle. Sonraları küçük bir CD rafı oluştu. Yani ben de kaset kuşağı çocuğuyum ama benim dinlemekten hoşlandığım format plaktır. Kaseti kıymetli kılan, başka formatlarda yayınlanmamış olması, ilk baskılardan olması, ya da mesela yabancı bir albümün Türkiye baskısı olması gibi faktörler...
KAZI ÇALIŞMASI DÖNEMİ
Kasetler son yıllarda tekrar konuşulur oldu. Plakların ardından dünyada kaset formatının da bir yükseliş var. Bu dönüşün öncüleri de yine plaklarda olduğu gibi rock ve heavy metal grupları oluyor. Dead Generation adlı 'underground' bir prodüksiyon, iki yıldan beri 80'lere kadar geri giden bir kazı çalışması yapmış durumda. Kapakları itinayla hazırlanmış limitli sayıda üretilen yerli yapımlar yurtiçi ve yurt dışında büyük ilgi görüyor. Bitpazarlarını gezerken artık eski kasetlerin olduğu kutuları karıştıranlara sık rastlar oldum. Çoğunlukla 15- 30 yaş grubu. Kendimi de bir kaset koleksiyoncusu olarak kabul edersem, işim gereği yukarıda sözünü ettiğim yerli üretim bandrollü ve self albümlerin büyük bölümüne sahibim. Yasal albümlerden atlamış olabileceğim üçü, beşi geçmez. Self albümlerde daha fazla olmakla birlikte sanırım en yüksek sayıdaki albüm yine bende olmalı. Yaklaşık 2 bin kadar yasal, bin kadar da self yapım var. Bunlar arasında 800 kadarı kaset formatında. Bu sayılara yapıtlarını dinlemem için gönderilmiş olanlar, firmaların tanıtım amaçlı promo baskıları ya da jüri olarak katıldığım yarışmalarda gönderilmiş kayıtlar dahil değil. Tüm bunların dışında kapaklarını ilginç bulduğum müzik ve müzik amaçlı olmayan, masal, politik, dini, eğitim, reklam vs türü kasetlerim de var. Onlar da şimdiden 100'ü geçmiş durumda.
PİKAPTAN CEP TELEFONUNA!
Önce plak vardı... Kaset geldikten sonra, kopyalanabilir ve kolay taşınabilir bir format olmasının getirdiği avantajla da kaset plağın tahtına oturdu. Walkman'e gelmeden önce çıkan pratik teyplerle bile çayıra, çimene, pikniğe götürülebiliyordu bu aletler, birkaç pil desteğiyle. Walkman'den sonra ise kaset gerçek altın çağını yaşadı. Müzik artık her yere taşınabiliyor, kasetler cebe, çantaya sığıyordu. Araba teypleri ise cabası!

CD kasetin pabucunu dama attı. İleri geri sarma meselesine son verdi. İstediğin şarkıyı, bir tıkla dinlemek cazipti. Ama bir nevi CD walkman'i olan Discman'ler beklenen ilgiyi görmedi. Yolda, yürürken CD'nin durması ve atlaması bütün teknolojik çabalara rağmen önlenemedi.
MP3 döneminin alamet-i farikası IPod'lar ise bambaşka bir imkan sundu. Küçücük bir cihaza yüzlerce şarkı sığıyordu. Ama çok geçmeden IPod'un yerini cep telefonları aldı. Bugün pek çok dijital platformdan, bir cep telefonu marifetiyle her tür müziğe ulaşmak mümkün hale geldi. Ama müziğe fiziki olarak temas etmenin tadını hiçbir şeye değişmeyen koleksiyonerler sayesinde plak, kaset ve CD hala raflarda!
"400 EURO'YA FERDİ TAYFUR KASETİ ALDIM"
Ben Müslüm Gürses kasetleri başta olmak üzere, 80'lerin arabesk kasetlerini topluyorum. 2 bini geçmiş durumda arşivim. 83 doğumluyum. Aslında kaset kuşağı değilim ama bu merak bende sonradan gelişti. Küçük bir format bir kere, kullanışlı. Hollanda baskısı bir Ferdi Tayfur kasetine 400 euro verdim bundan birkaç sene önce. Kasette, özellikle arabesk kasetlerde pek çok albüm CD'ye aktarılmadı. Yani o kaset formatı olarak kaldı. İşte bunlar çok kıymetli. Çünkü onu plak ya da CD formatında bulamıyorsun. O kaset ve kaset olarak kalacak...
2 BİN
Koleksiyoner Bünyamin Özgür'ün arşivinde bulunan kaset sayısı.

Bu web sitesinde çerezler kullanılmaktadır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

"Tamam" ı tıklayarak, çerezlerin yerleştirilmesine izin vermektesiniz.