Kum savaşları

Aklımıza ilk başta her ne kadar deniz ve tatili getirse de kumun önemi aslında düşündüğümüzden çok daha fazla. Sudan sonra en fazla tüketilen doğal kaynak olan kuma hakim olmak için mafya savaşları yaşanıyor

Kum savaşları
Dünyanın dört bir yanında birçoğumuzun aklına hiç gelmeyen bir savaş yaşanıyor. Uluslararası kaçakçılar, hayatımızın her alanını etkileyen doğal bir maddeyi kontrol edebilmek için birbirleriyle çatışıyor. Diş macunu, deterjan, kozmetik ürünü, bilgisayar, çip, telefon, uçak, kağıt, silikon, cam, kredi kartları, plastik, boya ve daha dahası... Bu madde tüm bu ürünlerin yapımında hayati önemde. Titanyum ve uranyum üretimi için de kilit bir rolde. Dahası bu değerli madde inşaat sektörünün her alanında olmazsa olmaz nitelikte. Evet, 'kumdan' bahsediyoruz. Genellikle aklımıza deniz ve tatili getiren kum aslından insanlık için hava ve su gibi değerli ve biz bunun öneminin çok fazla farkında değiliz. Ama 21'inci yüzyılda suyun ardından en fazla tüketilen doğal madde kum oldu ve kumlar dünya genelinde tükenme tehdidi ile karşı karşıya. İşte bu nedenle kum savaşları yaşanıyor.

DENİZLER YÜKSELİYOR
Halihazırda Mumbai'den Tangier'e, Dubai'den Maldivlere kadar ya da Endonezya'dan Vietnam'a birçok coğrafyada ciddi bir kum sıkıntısı yaşanıyor. Endonezya'da örneğin yüzlerce ada ortadan kayboldu, Vietnam'da gelecek yıldan itibaren kullanılabilir kum kalmayacak. Dünya genelindeki kumsalların oranı ise dörtte üç oranında azaldı. Kumların yok olmasının arkasında iki ana faktör var. Birincisi kumun sanayide en çok kullanılan doğal maddelerden biri olması. Ne kadar kuma ihtiyaç duyulduğunu anlamak için yukarıda saydığımız ürünlerin dünya genelinde üretim miktarlarını düşünün, bunun üzerine bir de inşaatları, yolları, köprüleri, gökdelenleri ekleyin... İkinci ana faktör olarak karşımıza deniz sularının yükselmesi çıkıyor. Küresel ısınmaya bağlı olarak buzulların erimesiyle artan deniz seviyeleri nedeniyle birçok bölgedeki kumsallar ve adalar sulara gömülüyor. Kum, yenilenebilir bir kaynak değil. Doğada oluşması da çok uzun yıllar istiyor.

MAFYALAR DEVREDE
SandStories.org isimli sitenin kurucusu Kiran Pereira içinde bulunduğumuz durumu "Kum aslında soluduğumuz hava kadar önemli. Bunu çok fazla düşünmüyoruz, ama unutmayalım kumsuz yaşayamayız" şeklinde özetliyor. Kum kıtlığı nedeniyle artık mafyalar devreye girmiş durumda. Kum kaçakçılarının birçok ülkedeki hükümetlerle de işbirliği içinde olduğu iddia ediliyor. Dünya nüfusunun yarısından fazlasının büyük şehirlerde yaşadığına dikkat çeken uzmanlar "Müstakil bir ev için 200 ton kum gerekiyor. Mafyalar kumu çıkarmaktan, satmaya kadar tüm evrelerini kontrol ediyor" diyor. Kum mafyaları ayrıca insanların ve hayvanların hayatlarını da tehlikeye atıyor. Hindistan'da geçtiğimiz günlerce kum mafyaları kendilerine direnen köylüleri vurdu. Diğer taraftan göllerden çekilen kumlar nedeniyle timsahların yaşam alanları yok oluyor, ya da kıyılardaki kumların içinde bulunan organizmaların yok olması nedeniyle çok sayıda balığın geleceği de tehlikede. Kumların yok olmasını engellemek için özellikle inşaatlarda geri dönüştürülebilir maddelerin kullanılması için çalışmalar sürüyor.

70 MİLYAR DOLARLIK PİYASA
Birleşmiş Milletler verilerine göre yıllık kum madenciliği 40 milyar tonu geçiyor.
Doğal süreç ile oluşan kum oranı ise sadece 4 milyar ton.
Kum piyasası yıllık 70 milyar dolara ulaşmış durumda.
Kum mafyası küresel kaçakçılık sıralamasında 3'üncü sırada.
Her yıl 15 milyar tonun üzerinde kum tüketiliyor.
Dünya genelinde en fazla kumu Çin tüketiyor

BİZE ULAŞIN