Çocuğunuzu diyetisyene götürmeyin!

Psikolog Zaza Yurtsever, diyetkolik annelerin çocuklarını diyetisyene götürmelerinin yanlış olduğunu söylüyor: Yeme listeleri ve yasaklar çocukların daha çok kilo almasına neden oluyor

Günümüzde "Çocuğum tabağındakilerin hepsi bitecek" diyen annelerin yerini, buzdolabını kilitleyen anneler aldı. Doğuma hazırlanırken, hamileyken ya da bebeğini kucağına alır almaz diyetisyenin kapısını çalan annelere de sık rastlanıyor. Psikolog Zaza Yurtsever, diyetkolik annelerin yaptığı hataları anlattı:
Kilolu annelerin çocukları da mutlaka kilolu mu olur?
Burada yalnızca annenin değil; aynı zamanda babanın da kilosuna bakmak gerekir. Ebeveynlerin her ikisi de genetik olarak yavaş işleyen bir metabolizmaya sahip olabilirler. Bu durumda; çocuğun da metabolizmasının yavaş olabileceği ve dolayısıyla kilolu olabileceği düşünülebilir. Yani anne doğası gereği 42 bedense ve baba da eşdeğer bir bedene sahipse, çocuğun da bu bedenlerde olması kaçınılmazdır. Bu durumda hiçbir sorun yoktur çünkü insanlar doğaları gereği birbirinden farklıdır. Sorun; kişinin genetik olan bu olguyu değiştirmeye çalışmasıyla başlıyor zaten. Genetik olarak 70 kilo olan birinin ısrarla radikal diyetler yaparak 55 kiloya inme çabası, onu uzun vadede daha da şişmanlatıyor.

ROL MODEL OLSUNLAR
İştahlı bir çocuğun hızla kilo alması nasıl durdurulur?
Burada her şeyden önce bakmamız gereken şey; çocuğun gerçekten de böyle bir sorununun olup olmadığıdır. Çünkü günümüzde birçok ebeveynin, özellikle de annelerin kiloyla takıntılı bir ilişkisi var. Bu nedenle annelerin, çocuklarını da olduklarından daha kilolu algılama sorunuyla karşı karşıyayız. Nasıl temizlik takıntısı olan bir insan; masadaki kir lekesini, bizim gördüğümüzden daha tehlikeli algılıyorsa, kilo takıntılı anne de, çocuğunu olduğundan daha kilolu görebilir. Eğer gerçekten çocuk hızlı şekilde kilo alıyorsa, o zaman ortada sorun var demektir. Bu durumda; önce uzmana başvurulması ve gerekli tetkiklerin yapılması gerekir. Ortada şeker ya da tiroid hastalığı gibi şişmanlamaya yol açan herhangi fiziksel bir durum yoksa, o zaman bir psikoloğa başvurulmalıdır.
Çocuğu abur cuburdan korumak için yasaklar koymak gerekir mi?
Yasaklar bir sorunu çözmede uygun olabilecek stratejiler değildir. Aileler, çocuklara bu yiyecekleri yasaklıyor ama reklamlar onları bu gıdaları tüketmeye yönlendiriliyor. Bir süre sonra çocuk yasaklanan bu gıdaları gizlice tüketmeye başlıyor. Burada ebeveynlere düşen görev; bir taraftan çocukları uygun biçimde bilinçlendirmek, öbür taraftan da onlara rol model olmalarıdır. İki paket sigara içen annenin, çocuğuna sigarayı yasaklaması işe yaramaz!

GERÇEKTEN AÇ MI?
İştahlı çocukla, yeme bozukluğu olan çocuk arasındaki farklar nelerdir?
Yeme bozukluğunun kriteri; kişinin ne kadar yediğiyle ya da kilosuyla orantılı değildir. Çocuk, gününün büyük bir kısmını yemekle ilgili düşüncelerle geçiriyorsa, yedikten sonra suçluluk hissediyorsa, fiziksel açlık hissetmeden yemek yiyorsa, o zaman yeme bozukluğu söz konusudur. Ama fiziksel açlık hissettiğinde yiyorsa ve bunu da iştahla yapıyorsa, o zaman bir sorun yoktur.
Fit anne-babaların çocukları obez olabilir mi?
Olabilir de, olmayabilir de. Anne ve baba, çocuğuna ayırması gereken zamanı sporda geçiriyorlarsa, çocuk da buna tepki olarak şişmanlayabilir.
Çocuk ne zaman diyetisyene gitmelidir peki?
Diyetlerle elde edilen başarıların kısa vadeli olduğu ve insanları uzun vadede şişmanlattığı artık bilinen bir gerçek. Ayrıca bu tür müdahalelerin, insanların yemekle olan ilişkilerini de bozduğu aşikar. Dolayısıyla ben çocukların diyete başlamalarını son derece sakıncalı buluyorum. Anneler de çocukları diyetisyene taşımaktan vazgeçsin.

BİZE ULAŞIN