Terapist, kanseri tedavi edeceğini iddia etmemeli

Tamamlayıcı tedavi, geleneksel tıbbi tedavilerin yanında kullanılır. Kanserli kişilerin kendilerini daha iyi hissetmesini sağlar. Ancak iyi bir tamamlayıcı terapist, uyguladığı tedavinin, kanseri tedavi edeceğini iddia etmemeli

Terapist, kanseri tedavi edeceğini iddia etmemeli
Kanser hastalarının kimi tam iyileşmenin yollarını arıyor, kimi de kendini daha iyi hissetmek istiyor. Bazı hastalar tedavinin yan etkilerinden kurtulmak istiyor, bazılarının da doğal ve alternatif seçenekler ilgisini çekiyor. Kanser tedavisinde, hastaların sıkça yöneldiği alternatif ve tamamlayıcı tedavilere olan ilginin nedenleri kişiye göre değişebiliyor. Ancak asıl tedavinin yerine konulan ya da bazı ilaçlarla birlikte alınabilen bu tedaviler, hastanın yaşamını tehlikeye atabiliyor. Memorial Antalya Hastanesi Onkoloji Merkezi Başkanı Prof. Dr. Mustafa Özdoğan; hastaların tedavi sırasındaki tamamlayıcı ve alternatif seçeneklere yönelme nedenlerini, bu sürecin en iyi şekilde nasıl yönetilebileceği hakkında bilgi verdi...
Tamamlayıcı ve alternatif tedaviler arasındaki fark ne?
Her ne kadar tamamlayıcı ve alternatif terimleri genellikle aynı şeyi ifade ediyormuş gibi kullanılsa ya da TAT kısaltması ile birleştirilse de bir şeylerin tamamlayıcı ya da alternatif bir tedavi olup olmadığına karar vermek her zaman kolay değil. İkisi arasında önemli bir fark var. Tamamlayıcı bir tedavi, onu mevcut kanıta dayalı tıbbi tedavinizin yanında kullanabileceğiniz anlamına geliyor. Modern, kanıta dayalı tıbbi tedavilere konvansiyonel tedavi de deniliyor. Tamamlayıcı tedavi, kendinizi daha iyi hissetmenize, tedavi sürecini daha iyi geçirmenize yardımcı olabiliyor. Kullanmayı düşündüğünüz tamamlayıcı tedaviyi doktorunuzla görüşmeniz bu nedenle önemli. Alternatif tedavi ise o hastalık için standart olan tıbbi tedavi yerine kullanılıyor. Tüm konvansiyonel kanser tedavileri, bilim ve sağlık otoriteleri ile yasalarca titiz testlere tabi tutuluyor. Hastaya yarar ya da zararları belirleniyor. Çoğu alternatif tedavi ise bu testlerden geçirilmiyor ve bilimsel kanıta dayanmıyor. Bu yüzden bazı alternatif tedavi türleri, tamamen güvenli olmayabilir ve zararlı yan etkilere neden olabilir. Tamamlayıcı veya alternatif tedavi kullanmak istiyorsanız, güvenliği konusunda doktorunuz ile konuşmanız çok önemli. Ayrıca, tamamlayıcı veya alternatif terapi uzmanınıza da konvansiyonel kanser tedaviniz hakkında bilgi vermeniz gerekiyor. Çünkü bu iki tedavi birbiri ile etkileşim içine girebiliyor.

YAŞAM KALİTESİNİ ARTIRIYOR
Tamamlayıcı tedaviler hangileridir?
Akupunktur, aromaterapi, refleksoloji- masaj terapi, bitkisel ilaçlar, fitoterapi (bulantı için zencefil, halsizlik için ginseng), sanat terapisi ve yoga; tamamlayıcı tedavilerdir. Tamamlayıcı tedaviler, doktorunuz tarafından verilen geleneksel tıbbi tedavilerin yanında kullanılıyor. Kanserli kişilerin kendilerini daha iyi hissetmelerine yardımcı olarak yaşam kalitesini artırabiliyor. Ayrıca, kanserin neden olduğu semptomlarla veya kanser tedavisinden kaynaklanan yan etkilerle daha iyi başa çıkmanıza destek sağlayabiliyor. Akupunktur sayesinde; bazı kemoterapi ilaçlarının neden olduğu bulantı, kusma, halsizlik gibi yan etkiler ve baş-boyun kanserlerinde tedavi kaynaklı ağız kuruluğu giderilebiliyor. Aynı zamanda akupunktur, boyun bölgesindeki lenf nodlarının çıkarılması sonucu meydana gelen ağrının ortadan kaldırılmasına da yardımcı oluyor. İyi bir tamamlayıcı terapist, uyguladığı tedavinin, kanseri tedavi edeceğini iddia etmemeli. Terapist, uygulamayı düşündüğü bir tedaviyi onkoloji uzmanınız ile tartışmaya her zaman açık ve teşvik edici olmalı.
Alternatif tedaviler hangileri?
Tamamlayıcı tedavilerin aksine alternatif terapiler, konvansiyonel tıbbi tedavilerin yerine kullanılıyor. Bir anlamda hastaya farklı bir tedavi seçeneği sunuluyor. Hastaların bu tedavi yaklaşımlarını denemek istemesindeki en önemli neden aslında hastalık tanısı alan kişilerin ikinci görüş kavramının önemini bilmemesi. Bu noktada hastalar farklı arayışlar içine girebiliyor ve asıl önemsemesi gereken kanser tedavilerini bir kenara bırakıyor. Oysa alternatif tedavilerin, kanserde etkili olduğuna dair hiçbir bilimsel veya tıbbi delil bulunmuyor. Bunun yanında hasta için ciddi yan etkiler ve konvansiyonel tedaviler ile etkileşimler gibi riskler de söz konusu. Bu nedenle alternatif tedavi için de doktorunuzun fikrini almak hayati önem taşıyor.
Bu tedaviler hangileri peki?
B17 vitamini
Gerson terapisi (Her gün yaklaşık 10 kilo sebze ve meyve sıkılarak, suyunun içilmesine dayanan bir yöntem)
Köpek balığı kıkırdağı
Homeopati
Ozon terapi
Eşek sütü
Çeşitli diyetler
Bitkisel ilaçlar
Vitamin ve antioksidanlar
Geleneksel tıp da kanser tedavisinde yeri olan bir kavram mı?
Sağlık uzmanları, genelde geleneksel tıp terimini belirli bir kültürde yüzyıllar boyu gelişen bir terapi ya da sağlık uygulaması demek için kullanıyor. Genellikle belirli bir inanç sistemi etrafında oluşuyor. Bunlar Ayurvedik tıp ve Geleneksel Çin Tıbbı olarak adlandırılıyor. Konvansiyonel tıp, doktorunuzun kanseri tedavi etmek için genellikle kullanacağı, kanıta dayalı modern tıp tedavileridir. En yaygın konvansiyonel kanser tedavileri şu şekilde sıralanabilir:
Kemoterapi
Radyoterapi
Ameliyat
İmmünoterapiler
Hormon tedavisi
Moleküler tedaviler

AMAÇ TÜMÖRÜ YOK ETMEK
Konvansiyonel tedavinin amacı nedir?
Bu tedavinin amacı, tümörü ortadan kaldırarak veya küçülterek kanseri tedavi etmekten geçiyor. Eğer kanser iyileştirilemiyorsa, amaç mümkün olduğunca onu kontrol etmek olabiliyor. Geleneksel ilaç veya ilaçların neredeyse yarısı, bitkilerden veya diğer doğal maddelerden üretiliyor. Konvansiyonel ilaçlar, ciddi testlerden geçiriliyor ve kontrollü bir şekilde kullanılıyor. Tüm konvansiyonel kanser tedavileri, belirli kanser türleri için çalıştıklarını ispatlamak amacıyla klinik araştırmalarda iyice sınanıyor. Yararlı olabileceği düşünülen tamamlayıcı ve alternatif tıp yöntemlerini bütünüyle reddetmek yerine, onları bilimsel olarak sorgulayıp içlerinden özellikle hastaların yaşam kalitesine olumlu katkıları olanları, klinik uygulamalara entegre etmek en doğru yaklaşım olacaktır.

DÖRDÜNCÜ EVREDE DAHA ÇOK BAŞVURULUYOR
Alternatif tedavileri kullanma isteği, standart tedavilerin tam şifa vâdetmediği dördüncü evre kanserlere sahip hastalarda daha belirgin. Çünkü bazı kanser hastaları standart kanser tedavilerinin yerine belirli alternatif tedavileri kullanmanın, hastalığın kontrolüne ve tedavisine daha çok yardımcı olabileceğine inanıyor. Hayat kurtarıcı olarak görülen alternatif tedavilerin kısıtlanması durumunda ise hastalarda umutsuzluk ve gerginlik hali gözleniyor. Oysa ki gerçek, göründüğü gibi değil. Alternatif tedavilerin kanserin kontrolünde ve tam iyileşmedeki rolüne dair bilimsel kanıt hâlâ söz konusu değil. Birçoğunun güvenilir olduğu henüz bilinmiyor ve bilinçsiz kullanıldığında hastalarda tehlikeli yan etkiler oluşturuyor.

HASTA TEDAVİSİNDE SÖZ SAHİBİ OLMAK İSTİYOR
Çoğu hasta tamamlayıcı tedavileri kullandığında, tedavide daha aktif rol oynadığını düşünüyor. Aynı zamanda hangi terapiyi ve ne kadar sıklıkla kullanacaklarına kendileri karar vermek isteyebiliyorlar. Tamamlayıcı tedaviler, hastaların kendilerini daha kontrollü hissetmelerine yardımcı olabilse de doktor görüşü ve onayı olmadan hareket edilmemesi hastanın sağlığı açısından büyük önem taşıyor.
BİZE ULAŞIN