İlk 6 saatte tedavi edilen 3 hastadan biri inmeyi yeniyor

Beyin damarlarının tıkanması sonucu aniden gelişebilen inme, felç bırakabiliyor. İlk altı saatte tıkanan beyin damarının bulunması ve pıhtının çıkarılması halinde ise hasta kurtulabiliyor

İlk 6 saatte tedavi edilen 3 hastadan biri inmeyi yeniyor
Türkiye'de her üç dakikada bir kişi inme geçiriyor. Bu, her yıl 200 bine yakın yeni inme hastası; inme nedeniyle ölen veya ciddi sakatlık riskiyle karşı karşıya kalan 60 bine yakın kişi anlamına geliyor. İAÜ VM Medical Park Florya Hastanesi Girişimsel Nöroradyoloji Uzmanı Prof. Dr. Serdar Geyik, inmenin teşhisi, tedavisi ve acil olarak yapılması gerekenleri anlattı…
Beyin, vücudun komuta merkezidir. O nedenle, normal hareketlerimizi yapabilmemiz, sağlıklı bir beyin ile mümkün olacaktır. Beyin dokusu, kendi beslenmesi için yüksek miktarda kan akımı ve kan akımını sağlayacak damarlara ihtiyaç duyar. İnme ise beyin damarlarının tıkanması sonucunda oluşur. Bundan sonra sırasıyla, beyin dokusunun kanlanması ve işleyişi bozulur. Beyin, kendisinde oluşan hasar nedeniyle vücudu komuta edemez hale geldiğinden ortaya felç tablosu çıkar. Felç tablosunun ağırlığı, tıkanan damarın büyüklüğü ile ve hasarlanan beyin dokusunun miktarıyla ilişkilidir.

ÖNEMLİ OLAN TIKALI DAMARI AÇMAK
Büyük damarların tıkanıklıklarında konuşamama, vücudun bir tarafını hareket ettiremeyecek kadar belirgin güçsüzlük veya bunların kombinasyonu ortaya çıkabilir. Felcin şiddeti değişken olmakla birlikte tedavi olasılığı ve önemi aynıdır. Beyin damarına gelen pıhtı; şah damarından, beyin damarlarının kendisinden veya kalpten köken alabilir. Ancak, pıhtının nereden kaynaklandığı inme tedavisi sırasında önemli değildir. Önemli olan, tıkanan beyin damarını açabilmektir.
İnme tedavisi mümkün olan en kısa sürede yapılmalıdır. Beyin damarı tıkandığında, beyin dokusunda hasar oluşmaya başlar. Bu hasar bekledikçe daha da genişler. Tıkanan damar büyük olduğunda ve süre uzadığında beyin hasarı artar. Bir an önce damarın açılması ise tüm bunları engelleyerek beyin dokusunda oluşan hasarın genişlemesinin önüne geçer. Beyin dokusunda inme nedeniyle oluşan hasarı, ne kadar kısıtlı tutabilirsek o derece erken ve hızlı düzelme sağlayabiliriz. İlk altı saat içinde müdahale edilen hastaların düzelme şansları çok daha yüksektir.

SADECE HASTALARMI HIZLI OLMALI?
İnme tedavisinde etkin olabilmek için, süratle tanıyı koyabilecek ve yüksek teknik başarı ile pıhtı çıkarma işlemi uygulayabilecek bir ekibe ihtiyaç vardır. Nörolojik bilimler konusunda uzmanlaşmış hekimlerin birlikteliği, inme merkezlerinin olmazsa olmaz kuralıdır. Bunun için, inme konusunda uzmanlaşmış bir nöroloji hekimi, beyin görüntüleme incelemelerini yorumlayan nöroradyoloji uzmanı, beyin anjiyografisi ve pıhtı çıkarma işlemi uygulayacak girişimsel nöroradyoloji veya girişimsel nöroloji hekimi ile ihtiyaç halinde cerrahi yapabilecek bir beyin cerrahının birlikte ekip anlayışı içinde çalışıyor olmaları genemin, İnme tedavisinde başarı için, sağlık ekipleri de organize, hızlı ve iş birliğine açık olmalıdır.
Acil inme tedavisinde amaç, damarı tıkayan pıhtının ortadan kaldırılmasıdır. Bunun için iki temel yöntem vardır. Bunlardan biri, pıhtı eritici ilaçların damar yoluyla verilerek pıhtının erimesinin beklenmesidir. İkincisi ise, son yıllarda giderek artan teknolojik yenilikler barındıran, anjiyografik pıhtı çıkarma işlemleridir. Bu uygulamalardan biri diğerine alternatif olarak kullanılmaz. Aksine, birbirlerini tamamlayıcı ve başarı artırıcı olarak kullanılır.

TEDAVİSİ NASIL YAPILIYOR?
Tromboliz, yani pıhtı eritici ile tedavi ilk 4.5 saatte hastaneye ulaşan hastalara uygulanır. Bu süreden sonra gelenlere uygulanmaz. Bu nedenle bir kez daha, hastaneye erken ulaşmanın önemini vurgulamak gerekir.
Trombektomi, anjiyo yapılarak tıkanan beyin damarının bulunması ve özel cihazlarla pıhtının çıkarılması işlemidir. Bu yöntem tıbbın en önemli buluşlarından birisidir. İlk altı saatte uygulanan 'anjiyografik pıhtı çıkarma tedavisi' o denli yararlıdır ki, tedavi edilen üç hastanın biri tamamen eski hayatına dönmektedir. Bu modern damar açıcı tedaviler sonucunda hastalar olayın ilk saatleri içinde tedavi edildiklerinde inme belirtileri tümüyle o anda gerileyebilmekte ve eski hallerine dönebilmektedirler.

KOLLARINI KALDIRAMIYORSA ŞÜPHELEN İN!
İnmeden şüphe etmek çok kolaydır. Bir insanın dudakları ve yüzünde kayma olmuşsa, bir kolu ve bacağı tutmuyorsa, konuşması bozuk veya görmede kayıp yani geçici körlük olmuşsa, inmeden şüphe edilir. Önemli olan, inme olasılığından şüphe edilmesi ve bu durumda bir dakika bile gecikmeden en yakın acil servise ulaşılmasıdır. Ayağa kalkmaya çalışan bir insan kalkamıyorsa veya ayaktayken düşüyorsa, kollarını havaya kaldıramıyorsa, kelimeler ağzından düzgün çıkmıyorsa ya da düzgün cümleler kuramıyorsa felç geçiriyor demektir.

EN BÜYÜK HATA 'BEKLEYELİM GEÇER' DEMEK
Yürümek, konuşmak ve görmek gibi insanı özgür kılan özellikleri kimse yitirmek istemez. Bu özelliklerin kaybolması, başkalarına bağımlı olmak anlamına gelir. İnme geliştiğinde, 'Bekleyelim geçer' denilmesi, hastaneye geç kalınması, farklı görüşler alma gayretleri içinde olunması; 'hızlı tedavi-erken düzelme' sürecini bozar. Hasta hastaneye gelene dek ağızdan beslenmemeli, doktor görüşü almadan özellikle tansiyon düşürücü veya kan sulandırıcı ilaç verilmemeli ama en önemlisi, tabii ki beklenmemelidir!
BİZE ULAŞIN