Daha kaliteli ama az embriyo ile çoğul gebelikler önleniyor

Artık tüm dünyada gerçek tüp bebek başarısı şu şekilde tanımlanıyor: Çiftleri; tek, canlı ve sağlıklı, zamanında doğmuş bir bebekle evlerine yollamak

Daha kaliteli ama az embriyo ile çoğul gebelikler önleniyor

Tüp bebek uygulamalarında kullanılan yeni yöntemlerin bebek sahibi olma şansını artırdığını söyleyen Liv Hospital Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Deniz Gökalp, tüp bebekteki son tedavi yöntemlerini anlattı…

Tüp bebek denemelerinde başarısızlığın nedenleri nelerdir?
Tüp bebek tedavisinde pek çok yenilik mevcut olmasına rağmen hâlâ başarı oranları belli bir değerde kalmakta ve maalesef yüzde 100 gebelik garantisi, yani tüm hastalarda tam başarıyı yakalamak mümkün olmamaktadır. Başarısız denemelerin nedenlerine baktığımızda en çok ilerlemiş kadın yaşı, azalmış yumurta rezervi, çiftin embriyo kalitesinin parlak olmayışı ve rahime ait nedenler karşımıza çıkar. Başarının arkasında bu problemleri zamanında saptayıp doğru çözüm yolunu arayan tecrübeli bir ekip ve iyi bir tüp bebek laboratuvarı yattığı da unutulmamalıdır.

Embriyoların kalitesini artırmak için kullanılan yöntemler var mı?
Öncelikle, hastaya özel yaklaşımla planlanacak tedavi protokollerinin ve laboratuvarda ideal sperm seçimi yöntemlerinin kullanımı gereklidir. İkinci aşamada, embriyoların geliştirileceği ortam olan embriyoloji laboratuvarının kalitesi gelir. Bu noktada tecrübeli bir ekip, yeterli ve gelişen teknoloji ile uyumlu teknik ekipmanlar, ideal kültür solüsyonlarının kullanımı ve ortam şartlarının ve değişkenlerin düzenli kalite kontrolü çok önemlidir.

Tüp bebekle oluşan gebeliklerde bebek prematüre doğacak anlamına mı geliyor? Sağlıklı doğum mümkün mü?
Tüp bebekle oluşan gebeliklere karşı hâlâ bazı önyargılar mevcut. Tüp bebek tedavisiyle hamile kalanların, normal yolla kalanlara göre gebelikte daha sorunlu bir dönem geçirdikleri, anne adaylarının gebelik sürecini devamlı istirahatle geçirmesi gerekeceği, bebeklerin genellikle zamanından önce (prematüre) doğduğu, doğum şeklinin mutlaka sezaryen olması gerektiği gibi... Oysa ki tüp bebek yönteminde son yıllarda başarımız arttıkça ve kalan embriyoları sağlıklı ve başarılı bir şekilde dondurarak saklayıp çözdüğümüzde, canlılıklarının hiç bir zarar gelmeden geri kazanıldığını gördükçe; transfer ettiğimiz embriyo sayısı giderek azaldı. Artık eskiye göre içimiz çok daha rahatça az embriyo (bir veya maksimum iki) naklediyoruz. Bu da çoğul gebeliklerin etkili bir şekilde azalması sonucunu getirdi ki bence ülkemizdeki gelinen en önemli aşama bu oldu. Artık hiçbir merkez genç ve az sayıda denemesi olan bir çifte üç embriyo nakletmiyor. Tüp bebek tedavisi sonucu tekil gebelik elde edilir ise, üçüncü aydan itibaren normal bir gebelikten farkı -istisnai durumlar hariç- kalmıyor. Bebek tam zamanını doldurarak, hatta normal doğum ile bile dünyaya gelebilir. Tüm dünyada gerçek tüp bebek başarısı pozitif gebelik testi değil; çiftleri tek, canlı ve sağlıklı, zamanında doğmuş bir bebekle evlerine yollamak olarak tanımlanıyor.

HANGİ AMAÇLA PGT YAPILIR?
?
PGT (Preimplantasyon genetik tanı) işleminde amaç; sağlıklı bir gebelik elde edilmesidir. Bu amaçla, tüp bebek tedavisi ile elde edilen embriyolarda, endikasyona bağlı olarak, normal kromozomal sayı ve yapıya sahip ya da kalıtsal hastalık taşımayanlar tespit edilerek anne adayına transfer edilir. PGT işleminin tedavi amaçlı kullanımı imkanı da bulunmaktadır. Mevcut genetik hastalıkları (Beta Talasemi, Orak Hücre Anemisi vb.) ya da sonradan edinilmiş hastalıkların (Lösemi vb.) tedavisi amacıyla kök hücre ya da kemik iliği nakli için uyumlu kardeş elde edebilmek için HLA tiplemesinin de kombine edildiği PGT uygulaması, tedavi için kısıtlı zamanı olan bu tarz hastalarda benzersiz bir tedavi opsiyonu olarak kabul edilir.

KİMLER PGT ADAYIDIR?
PGT işlemi öncesinde, bu yöntemin uygulanmasını gerektiren endikasyonların doğru tanımlanması gerekir. İleri anne yaşına ek olarak, tekrarlayan başarısızlıklar, gebelik kayıpları, önceki anomalili gebelikler, şiddetli sperm morfolojik defektleri; öne çıkan endikasyonlarıdır. Yapısal kromozom anormallikleri için en belirgin endikasyon; tekrarlayan gebelik kayıplarıdır. Anne-baba adayı ya da her ikisinde mevcudiyeti ön genetik testlerle tanımlanmış ya da soy ağacında mevcut kalıtsal hastalıkları olan çiftler de yine PGT için adayıdır. Akraba evliliklerinde çiftlerin, daha önce soy ağaçlarında gözlenmemiş olsa bile, gebelik planlamadan önce, taşıyıcılık şeklinde mevcut olabilecek genetik anormalliklerin tespiti amacıyla genetik tarama testleri yaptırmaları önemlidir. Bu doğrultuda gerek görülmesi halinde, tüp bebek ve PGT uygulamasının tercih edilmesi gerekebilir.

TEDAVİDE BAŞARIYI ARTIRAN SON GELİŞMELER NELER?

Blastokist transferi, laboratuvarda embriyo gelişiminin beşinci günüdür. Bu güne kadar gelişimini devam ettirebilen ve dolayısıyla metabolik olarak da potansiyelinin yüksek olduğunu gösteren embriyolar içerisinden kalite olarak en yüksek olanların seçimi ile erken dönem embriyo transferine kıyasla çok daha yüksek başarı oranı elde etmek mümkündür. Böylece, gelişim potansiyeli düşük olan ve blastokist dönemine ulaşamayacak embriyoların gereksiz yere transfer edilmesinin de önüne geçilebilmektedir.
Rahim dinlendirme olarak da tabir edilen, taze denemede elde edilen embriyoların uygun olanlarının dondurulması ve daha sonraki bir adet döneminde transferi yöntemi, son yıllarda yaygın olarak tercih edilen ve gebelik başarısında en önemli pozitif katkıyı sağlayan yöntem olarak öne çıkmaktadır.
PGT yöntemi de; başarı oranına katkısı tartışmalı olmakla birlikte, tekrarlayan başarısız denemeleri ve tekrarlayan düşükleri azaltıcı etkisi nedeniyle gebeliğe ulaşma süresini kısaltıcı fayda sağlamaktadır.
Spermlerin yüksek büyütme sağlayan mikroskoplar kullanılarak seçimini sağlayan IMSI yöntemi de son yıllarda yaygın olarak tercih edilen bir yöntem olmakla birlikte başarıya katkısı hâlâ tartışmalıdır. Bu yöntemin, spermlerin sadece şekil değil fonksiyonel özelliklerine bağlı olarak da seçimini sağlayan yöntemlerle kombine edilmesi ile daha yüksek fayda elde edilmektedir.
Oosit aktivasyonu; yumurtaların döllenme ihtimalini artırıcı etkisi olan kimyasalların kullanımını içeren yöntemdir. Özellikle sperm şekilsel bozukluklarına bağlı olarak düşük döllenme gözlenen vakalarda döllenme oranını ve dolayısıyla başarı şansını artırmak mümkün olmaktadır.
Time-lapse izleme olarak tanımlanan, embriyoların gelişim süreci boyunca video kaydının alınması ve gelişimsel parametreleri doğrultusunda seçimini sağlayan yöntem de teknolojik anlamda son yıllarda en dikkat çeken gelişme olmakla birlikte, gebelik başarısına katkısı hâlâ tartışmalıdır.

BİZE ULAŞIN