Anestezi korkusu dizi ve filmlerle yayılıyor

Bilinmeyen ama sürekli hakkında birşeyler duyulması nedeniyle oluşan bir korku; anestezi korkusu. Bunun bir sebebi de hastaların yeterince bilgilendirilmemesi

Anestezi korkusu dizi ve filmlerle yayılıyor

Ameliyatta konuşulanları duyacak mıyım, canım yanacak mı, ya operasyon sırasında uykuya tam dalamayıp da neşter müdahalelerini hissedersem... Doktorlara o sırada aslında uyanık olduğumu bir türlü duyuramazsam... Ya hiç uyanamazsam… Bu gibi endişelerle kendi korkusunu büyüten, basit bir ameliyata bile girmekten vazgeçen insanların sayısı ne yazık ki sanılandan çok daha fazla. Özellikle de Türk toplumunda gizli bir anestezi korkusu hakim. Peki bu korkunun ardında yatan sebepler neler? VM Medical Park Kocaeli Hastanesi'nden Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Elif Atar Gaygusuz, anestezi süreci ilgili merak edilenleri anlattı…

POLİKLİNİK GÖRÜŞMESİ ÖNEMLİ

Kaç çeşit anestezi vardır?
Genel ve bölgesel olmak üzere iki çeşit anestezi vardır. Çeşitli yollarla uygulanan ilaçlar ile bilinç kaybı ve beraberinde hareketsizlik sağlanmasına 'genel anestezi' denir. Vücudun bir kısmının (kol, bacak, göğüs vb.) lokal anestezik adı verilen ilaçların iğne ile enjekte edilerek uyuşturulmasına ise 'bölgesel anestezi' denilir. Spinal, epidural, sinir bloğu vb. gibi çeşitleri vardır.

En sık görülen riskler nelerdir?
Yapılan anestezi türlerine göre değişiklik gösterebilmekle birlikte en sık görülen riskler, bulantı ve kusmadır. Yine ameliyat sırasında kalp ritim bozuklukları, tansiyon düşüklüğü ve yüksekliği, solunum problemleri ve ameliyat sonrasında ise boğaz ve kas ağrıları görülebilir. Bunlar öngörülebilir ve işlem sırasında kontrol altına alınabilir risklerdir. Anestezi sırasında nadiren görülen kalp krizi, kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği ve anestezi sonrasında solunum sıkıntısı gibi riskler ise genellikle ciddi yandaş hastalığı olan hastalarda yaşanabilir. Bütün bu riskleri minimum düzeye indirebilmek için hastayla ameliyat öncesinde yapılacak poliklinik görüşmesi önemlidir. Hastanın var olan hastalıkları, kullandığı ilaçlar, alerji hikayesi, alışkanlıkları gibi faktörler, öncesinde öğrenilerek gerekli hazırlıklar yapılır ve hasta bilgilendirilir.

HASTA YETERLİ BİLGİYE SAHİP DEĞİL

Türk halkının anestezi korkusunun altında yatan sebepler neler?
Çok uzun yıllar boyunca özelikle ülkemizde ameliyat olan hastalarda ölümle sonuçlanan durumların hemen hepsi anestezi ile ilişkilendirilmiştir. 'Anesteziyi kaldıramamak', 'fazla anestezi vermek' gibi sözleri hepimiz sıkça duymuşuzdur. Günümüzde de birçok dizi ve filmde benzer konular işlenmeye devam etmektedir. Halkımız genel itibariyle anestezinin ne anlama geldiği ve kimlerin yaptığı konusunda yeterli bilgiye sahip değil. Birçok hasta ameliyat öncesinde ve sonrasında kendisine anestezi uygulayan hekimin adını dahi bilmiyor. Oysa biz, operasyon geçirecek hasta ile öncesinde iletişim kurmaya çok dikkat ediyoruz. Anestezi polikliniğinde hastaya geçeceği evreleri tek tek anlatıyoruz. Böylece hasta hekimi tanıdığında ameliyata endişelerinden arınmış bir şekilde giriyor.

İnsanlar neden ameliyat masasında kalmaktan korkar?
Anestezi polikliniğinde hastalar genellikle cerrahiden değil, anesteziden uyanamamaktan korktuklarını ifade ederler. Geçmişte ameliyathanede meydana gelen birçok olay 'narkozun fazla verilmesine ya da hastanın narkozu kaldıramamasına' bağlanmıştır. İnsanların genelde anestezi hakkında daha az bilgi sahibi olmaları, belki bu durumu daha kolay kabul edebilmelerini sağlamış; ancak zaman içinde de bu az bilinen konu, anesteziye karşı korkunun artmasını da beraberinde getirmiştir.

SİGARA İKİ AY ÖNCEDEN BIRAKILIR

Anestezi korkusunu yenmek için nelere dikkat etmek gerekir?
Hasta ameliyattan önce anestezi muayenesine geldiğinde hastanın fiziki özellikleri, kronik hastalıklar, alerji, sigara- alkol kullanım öyküleri alınır. Fizik muayenesi yapılarak gerekirse diğer bölümlerden doktorların önerilerine başvurulur. Sonrasında hastaya riskler ve seçilecek anestezi yöntemiyle ilgili bilgi verilir. Böylece bilinmeyene karşı olan korku bir miktar azaltılabilir. Ayrıca sigaranın olumsuz etkilerini azaltabilmek için, sigaranın iki ay önceden bırakılması önerilir. İki hafta içmemek bile sigaraya bağlı riskleri bir miktar azaltabilir. Buna ek olarak, ameliyattan önce uygulanan sakinleştirici ilaçlar da stresin kontrol altına alınmasına yardımcı olacaktır.

AĞLAYARAK YA DA SAYIKLAYARAK UYANANLAR VAR

Uyanmada sorunlar ya da fiziksel ve ruhsal açıdan sıkıntı yaşayanlar oluyor mu?
Bazen yüksek stresle uyuyan hastalar, ameliyat bitiminde ağlayarak veya sayıklayarak uyanabiliyorlar. Ancak bu şekilde odalarına gönderilmiyorlar. Bütün hastalar rutin olarak ameliyat bitiminde uyandırılıp dinlenme odalarında tamamen kendilerine geldikten ve kalp hızı, tansiyon gibi yaşamsal bulguları normale döndükten sonra servise gönderiliyorlar. Ayrıca hastaların ameliyat öncesi stresini azaltmak amacıyla, uygun olan tüm hastalara ameliyathaneye inmeden önce sakinleştirici ilaçlar uygulanabiliyor.

RÜYADAYMIŞ GİBİ BİRTAKIM SESLER DUYABİLİYORLAR

Anestezi uygulandığı esnada hastalar bazen her şeyi duyabildiklerini iddia ederler. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?
Genel anestezi, cerrahi öncesi hastanın uyutulmasıyla başlar ve cerrahinin bitmesiyle sonlandırılır. Gelişen teknolojiyle ilaç etki sürelerinin azalması, yeni nesil ilaçların gelişmesi ve hatta vücuttaki ilaç miktarlarının izlenmesi, hastalara gereği ve yeteri kadar anestezi verilmesini sağlamaktadır. Çok nadiren de olsa, anestezi altında uyanıklık ya da farkındalık olabiliyor. Bazı hastalar 'rüyadaymış' gibi birtakım sesler duyduklarını ifade edebilir. Ancak kesinlikle acı duymak ve tepki verememek gibi bir durum değildir bu. Anestezik ilaç ihtiyacının kişiden kişiye farklılık göstermesi, düşük doz ilaç kullanma gerekliliği veya çok nadiren de teknik hatalardan kaynaklı olarak bu farkındalık durumu görülebilir. Genellikle sezaryen doğumlarda genel anestezi uygulandığında bebeğe ilaç geçmesini azaltmak için düşük doz ilaç kullanımı sonucunda ve kalp cerrahisi ameliyatlarında farkındalık riski artar. Ancak oldukça nadir görülen durumlardır.

BİZE ULAŞIN