Çağla ve enginarsız bir bahar geçirmeyin

Baharı yaşadığımız bu dönemde mevsim sebze ve meyveleriyle bağışıklığınızı güçlendirin. Çağla, erik, enginar ve kuşkonmaz tüketin

Çağla ve enginarsız bir bahar geçirmeyin

Kışın bitmesiyle beraber gelen baharı vücudumuzun zinde ve sağlıklı bir şekilde karşılaması en önemli noktalardan biridir. Fakat bu geçişte metabolizmamızda değişiklikler olabilir, hormonlar farklı tepkiler verebilir. Tüm bu durumların sonucunda yorgun, bitkin ve ağrılı süreçler yaşanır, karbonhidrat ihtiyacı artar ve bu da iştahlı bir döneme geçiş sürecinin kapısını açar. Baharı yaşadığımız bu dönemde kilo almadan daha fit ve sağlıklı bir şekilde yaza giriş yapmak, üstelik bunu hiç aç kalmadan sağlamak mümkün. İşte uzmanlardan baharı rahat geçirmek için tavsiyeler…

Gizem Görmüş/Diyetisyen

MEYVE SUYU İÇMEK YERİNE MEYVENİN KENDİSİNİ YİYİN

Su için
Günde en az 2-2.5 litre su tüketin. Su içmek için susama hissini beklemeyin. Güne oda sıcaklığında bir bardak dolusu su içerek başlayın. Öğünlerden sonra ve öğün aralarında su içmeyi unutmayın. Su ihtiyacınızı çay, kahve, kola gibi kafeinli içeceklerle karşılamak yerine soğuk çorbalar, bitki çayları ve maden suyu, süt, ayran gibi sıvılarla da karşılamak mümkündür.

Dörtte dört yapın
Dört besin grubunu eksiksiz ve yeterli almaya özen gösterin. Süt ve süt ürünlerini, et ve et grubu besinleri, rafine edilmemiş tam tahılları, taze sebze ve meyveleri gün içerisinde dengeli olarak tükettiğinizden emin olun. Her öğünde bu temel besin ögelerinden en az bir tane olmalıdır.

Öğün atlamayın
Güne mutlaka kahvaltıyla başlayın. Kahvaltının güne sağlıklı ve canlı başlamak için en önemli öğün olduğunu, kan şekerinin düzenlenmesi, bilişsel performans, iş ve okul başarısını olumlu etkilediğini unutmayın. İki-üç saatte bir ara öğünlerle gün içerisinde üç ana üç ara öğün tüketmeye çalışın.

Taze meyve tüketin
Mevsimin taze meyvelerinden öğün aralarında mutlaka tüketmeye çalışın. Kabuklu yiyebileceğiniz meyveleri kabuklu tüketin. Meyve suyu içmek yerine meyvenin kendisini yiyerek hem vitamin kayıplarını önlemiş, hem de posa alımı sağlamış olursunuz. Çağla, can erik, çilek, kuşkonmaz, enginar, taze bakla, havuç, roka, taze sarımsak, taze biberiye, taze nane, maydanoz, tere, taze kekik, pancar, taze soğan, bakla, pırasa dolabınızdan eksik olmasın!

Antioksidanlardan faydalanın
Mevsim geçişlerinde bağışıklık sisteminin olumsuz etkilenmesi sonucu görülebilecek hastalıklar ve bu hastalıkların etkilerinden korunmak için antioksidan vitamin ve minerallerden yararlanın. A, E ve C vitamini ve selenyum, çinko, magnezyum minerallerinin kaynağı olan besinleri günlük beslenmenizden eksik etmeyin.

İdeal kilonuzu koruyun
Vücut ağırlığınız ve vücut yağ oranınızın; yaşınız, cinsiyetiniz, fizyolojik durumunuza göre uygun aralıklarda olmasına dikkat edin. Bir beslenme ve diyet uzmanına mutlaka danışın.

HAZIR ÇORBA GİBİ BESİNLERDEN UZAK DURUN

Kafeinli içecekleri azaltın. Kafeinli içecek tüketiyorsanız eğer, mutlaka proteinli bir besin tercih edin. Örneğin süt ya da bitkisel proteinlerden kuruyemiş grubu kullanmak gibi.
Alkol tüketiminizi sınırlandırın.
Yeterli ve kaliteli uyuyun.
Gazlı içecekleri beslenmenizden çıkarın.
Günde beş porsiyon sebze ve meyve tüketin.
Bol bol salata tüketin.
Yağı ve yağlı besinleri mümkün olduğunca azaltın.
Şeker ve şekerli besinlerden uzak durun.
Rafine edilmiş tahıllardan yapılan hamur işlerinden uzak durun.
Tuz tüketiminizi azaltın.
Sodyum içeriği yüksek bulyon, hazır çorba gibi besinleri sınırlandırın.
Günlük posa alımınızı artırın. Posanın en iyi kaynaklarından olan tam tahıl ürünlerini, kurubaklagilleri, meyve ve sebzeleri düzenli olarak tüketin.
Besinleri hazırlama ve pişirme yöntemlerinize dikkat edin.
Kızartma, kavurma gibi uygulamalar yerine ızgara, buğulama, haşlama, fırında sağlıklı pişirme yöntemlerini deneyin.
Haftada en az iki kez balık tüketmeyi ihmal etmeyin.
Kavrulmamış çiğ badem, ceviz, fındık gibi sağlıklı yağlı tohumları ara öğünlerinizde tüketmeye çalışın.

Uzm. Dr. Özgür Şamilgil/İstanbul Florence Nightingle Hastanesi Sağlıklı Yaşam Merkezi Direktörü

BAHARDA GEBELİK ŞANSI YÜZDE 45 ARTIYOR!

Alerji kapıda: Bahar ayları alerji ataklarının en fazla olduğu aylar. Bulunduğunuz bölgenin bitki örtüsünü gezen arılar, alerji yapan polen ve bitki tozlarına karşı koruyucu maddeler içeren bal üretiyorlar. Bu nedenle araştırmalara göre, polenlerden korunmak için yaşadığınız yörenin balını tercih etmelisiniz. Polen ve bitki tozları, sabahöğle arası havaya daha fazla yayılıyor.

Bahar temizliğinin tam zamanı: Büyüklerimizin yaptığı gibi kışın uzun süre kapalı kalan evimizde bahar temizliği yapmak gerekiyor. Üstelik kışın alınan yağları yakmak için de egzersiz yerine geçebiliyor. Yastık ve yorganınız beş yıl kullanımdan sonra, ağırlığının beşte biri akar, mayt, toz gibi alerjenlerden oluşur. Bu da bahar temizliğinin önemini ispat ediyor.

Yaşasın, güneş açtı!: Güneş ışığına bağlı D vitamini eksikliği; kas ve kemiklerde zayıflama, sinir sistemi bozukluğu, bağışıklık sisteminde önemli oranda zayıflamaya neden oluyor. Bu dönemde güneş ışığı hâlâ yatay geldiğinden D vitamini üretimi için yetersiz kalıyor.

Depresyonla vedalaşmanın tam vakti: Güneş eksikliğine bağlanan, kış aylarında gelişen mevsimsel depresyon, parlak gün ışığına çıkılan bahar aylarında hızla düzelebiliyor. Bunun için güneş gözlüğü takmadan dolaşmak gerekiyor ki beynimiz daha çok mutluluk hormonu salgılayabilsin. D vitamini eksikliğinin öğrenilebilmesi ve gerekirse takviyesi için kan düzeyinin bilinmesi gerekiyor.

Canlanma zamanı: Bahar, doğanın yenilenme, diğer bir değişle üreme mevsimi. Tüp bebek denemelerinde, bahar aylarındaki olumlu hormonal değişim sayesinde daha başarılı sonuçlar alındığını gösteren çalışmalar var. Bu dönemde gebelik şansınız yüzde 45 artıyor.

Haydi bahçeyle uğraşmaya: Kışın hareketsizlik ve fazla beslenmeden aldığımız kiloları atmak ve daha fazla kalori yakmak için fırsatı iyi değerlendirmek gerekiyor. Üstelik dışarıda, serin havada yapılan egzersizin daha çok kalori yakmayı sağladığı gibi soğuğa dayanıklılığı artırdığı biliniyor. Japonya'da yapılan bir araştırmaya göre; ormanda iki saatlik yürüyüş, bağışıklık hücrelerinin kısa sürede artmasını, güçlenmesini sağlıyor.

BİZE ULAŞIN