Şizofreni nedir? Şizofreni belirtileri nedir?

Şizofreni temel olarak kişide var olan gerçeklik algısının bozulduğu, gerçekliğin yorumlamanın bozulduğu ciddi bir ruhsal hastalıktır. Şizofreni sanrılar, varsanılar ile normal düşünme sürecinin bozulduğu bir durumdur ve kişinin günlük davranışı, vücut fonksiyonlarını ağır bir şekilde bozar.

Şizofreni nedir? Şizofreni belirtileri nedir?

Şizofreni ömür boyu tedavi gerektiren kronik bir bozukluktur. Şizofreninin belirtileri şizofreni düşünme yani biliş, davranış yada duygularda ortaya çıkan bir dizi bozukluklar içerir belirti ve bulgular hastadan hastaya değişkenlik gösterir ama genellikle sanrılar, varsanılar yani halisinasyonlar veya düzensiz konuşmalar ve kişinin yeteneklerini bozan, işlev bozukluğu vardır. Belirtileri tek tek sayacak olursak sanrılar, hastada gerçeğe dayalı olmayan yanlış inançlar vardır. Örneğin kişi kendisine zarar verileceği, saldırıya uğrayıp zarar göreceği inancındadır.

Kişilik bozukluğu nedir? Şizofreni hastalığı nasıl anlaşılır?

Belli bazı davranış ve hareketlerin kendisine yönelik olduğunu düşünür kendisinde olağanüstü bir yetenek olduğuna inanır ve şöhret olacağını düşünür. Birisinin kendisine aşık olduğunu sanır büyük bir felaketin gerçekleşmek üzere olduğunu düşünür, sanrılar şizofreni olan çoğu kişide ortaya çıkar. Varsanılar ise bunlar genellikle görme veya ses duyma ile ilgilidir, gerçekte var olmayan uyaranları algılamayı içerir. Şizofreni hastaları bunu tam güçlü ve gerçeklik olarak algılarlar varsanılar her türlü duyu ile ilgili olabilir ama sesler duyma en yaygın görülen varsanılardır. Dağınık düşünme dağınık görüşme anlamına da gelir, etkin iletişim bozulmuş olabilir sorulara verilen cevaplar kısmen veya tamamen birbirleriyle alakasız olabilir. Nadiren de olsa cümleler kelime salatasına dönebilir.

Aşırı derecede dağınık veya anormal davranışlar vardır. Bu bir dizi değişiklik şeklinde kendini gösterir, çocuksu bir sersemlik şeklinde olabileceği gibi hiç tahmin edilmeyen bir öfke patlaması olarak da kendini gösterebilir.

Davranışlar hedef odaklı olmaktan uzaktır, davranışlar belli talimatları yerine getirmeye direnç göstermeye, uygunsuz yada tuhaf duruşlar, gereksiz aşırı hareketlilik şeklinde olabilir. Hastada negatif belirtiler denilen bazı belirtilerden de söz edebiliriz.

Bu kişinin gerçek işlevlerini gerçekleşme yeteneklerinin azalmış olması yada ortadan kalktığı anlamına gelir. Örneğin kişi kişisel hijyenini ihmal eder ve kişinin duyularında eksilme görülür göz teması yapamaz, yüz ifadesini değiştiremez veya monoton bir şekilde konuşur. Ayrıca kişinin günlük faaliyetlerine ilgisinin azaldığı, kaybolduğu görülür. Sosyal anlamda da yaşamdan haz alma yeteneğinin eksikliği söz konusudur.

Belirtilerin türü ve şiddeti zaman zaman kötüleşir ve iyileşme şiddetine değişiklik gösterir bazı belirtiler her zaman mevcut olabilir. Erkeklerde şizofreni belirtileri genellikle 20 yaşında başlar, kadınlarda ise 25'lerde başlar. Şizofreninin başlama yaşı çocukluk yaşlarında ve 45 yaşından ileri yaşlarda nadirdir. Gençlerde şizofreni belirtileri yetişkinlerdekine benzer ancak tanı koymak daha zor olabilir.

Bazı gençlerde şizofreni belirtileri gençlik yıllarında tipik olan büyüme ve gelişme döneminde de görülen aile ve arkadaşlarından uzaklaşma, korkma, okul performansında düşüş, uyku problemleri, sinirlilik yada depresif ruh hali, motivasyon eksikliği gibi değişiklere kısmen benzer olabilir.

Şizofreni için en doğru tanımlama belki de bu hastalığın ömür boyu sürme gerçeğidir. Bu hastalıktan zarar görmemek için önce onunla yaşamayı öğrenmek gerekir, düzgün tedabiyle birlikte hastalık kontrol altına alınabilir.

Birçok uzman da bu noktada şizofreninin tedavisini yolu belirlemek, sanrıları hafifletmek ve hastalığın tekrarlama olasılığını azaltmak olarak ifade eder.

Şizofreni tedavisi nasıl yapılır?

Tabi ki her hastalıkta olduğu gibi şizofrenide de ilaç tedavisi öngörülür. Uzman doktorlardan alınan ilaçlar hastayı rahatlatır. İlaç tedavisi dışında kabullenme ve rahatlama ekseninde yapılan tedavilere de psikososyal terapi denir.

Özellikle Hollywood ve dünya sineması şizofreni hastalarını oldukça tehlikeli ve her an öldürmeye müsait olan kişilik olarak yansıtır fakat bu durum hem tıp literatüründe hem de yaşamın doğrularında gerçek dışıdır. Dövüş Kulübü, Akıl Oyunları gibi filmlerde başrol oyuncuları sürekli kendi içlerinde çelişirler, ne aradıklarını bilmeden sürekli cevap ararlar. Dövüş Kulübü filmi sonunda ana karakter Tyler Durden'ın (Edward Norton) şizofreni olduğu ve hayali karakteriyle dünyanın düzenini değiştirmeyi hedeflediği gözler önüne serilir, Akıl Oyunları'nda ise eşi tarafından asla terk edilmeyen John Nash'in şizofreniden Nobel Ödülüne uzanan hikayesi doğruları ve yanlışlarıyla izleyiciye aktarılır.

BİZE ULAŞIN