Erdoğan tam garanti verdi Bakü'nün şüphesi kalmadı

Başbakan'ın Bakü ziyareti, Azerbaycan'la buzları eritti. Erdoğan, "Karabağ'da işgal bitmeden, Ermenistan'la sınır açılmayacak. Bunu Türkiye Cumhuriyeti'nin başbakanı söylüyor" dedi, Aliyev "Şüpheye yer kalmadı" yanıtını verdi

Başbakan Erdoğan, "Türkiye, Ermenistan'a sınır kapılarını şartsız açacak" spekülasyonları ile gerilen Türkiye-Azerbaycan ilişkilerini onarmak ve "gönül almak" için 5 bakanla çıktığı Azerbaycan gezisinde, muhataplarına iki konuda güvence verdi: "Karabağ'ın işgali ortadan kalkmadan Ermenistan'a kapıları açmayız. Doğalgaz fiyatı adil değil, daha adil bir rakam için çalışacağız." Başbakan Erdoğan, Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev'e, "Fitne, fesat odaklarına hiçbir zaman fırsat vermemeliyiz" mesajı verirken, Azerbaycan Milli Meclisi'ne de, "Türkiye'nin Karabağ'dan vazgeçtiğinin telaffuz edilmesi bile büyük bir iftiradır, bu iftirayı reddediyorum" diye seslendi. Bakü programına Haydar Aliyev'in anıt mezarını ziyaret ederek başlayan Erdoğan, anıtmezara çelenk koydu, Türk şehitliğini ziyaret etti. Erdoğan daha sonra tadilat yapıldığı gerekçesiyle ibadete kapatılan Diyanet'in yaptırdığı Şehitlik camiini ziyaret etti. Başbakan Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Zağulba Sarayı'nda baş başa 1 saat 45 dakika ve heyetlerarası görüştü. Erdoğan, görüşmelerin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında şunları söyledi:

KAPI İŞGALLE KAPANDI
"Bizim tarihten bu yana birlikteliğimiz tartışılmaz. Buna gölge düşürme gayreti içine girenlere bu buluşmalarımız en güzel cevabı vermiş olacaktır. İkili ilişkilerimizin temelinde, bizim tek millet anlayışımız, iki devlet anlayışımız aynen devam etmektedir. Azerbaycan'ın özellikle Yukarı Karabağ konusundaki hassasiyeti, bizim aynen hassasiyetimizdir. Yukarı Karabağ konusu üzerinde bugüne kadar yapılmış olan bazı spekülasyonları Türkiye olarak, hükümet olarak bizim kabul etmemiz mümkün değil. Bugüne kadar nasıl kabul edilmediyse, bugün de kabul edilemez, bundan sonra da böyle bir şey asla kabul edilmeyecektir. Burada sebepnetice ilişkisi söz konusudur. Yukarı Karabağ'ın işgali bir sebeptir, kapıların kapanması bir neticedir. Orası işgal edildiği için Türkiye kapıları kapatmıştır. İşgal ortadan kalkmadıktan sonra kapıların açılması da mümkün değildir. Atılması gereken diğer adım; Minsk sürecinin üçlüsü ABD, Rusya, Fransa 18 yıldır süren bu müzakereleri de süratlendirmesi ve neticeye gidilmesidir."

FİTNEYE FIRSAT YOK

Görüşmede bölgesel sorunları ve enerji konularını değerlendirdiklerini belirten Erdoğan, şunları söyledi: "Türkiye-Azerbaycan arasında 'tek millet iki devlet' anlayışının geleceğe taşınmasına yönelik bizim birliğimizi, beraberliğimizi, dayanışmamızı, sağdan soldan gelebilecek herhangi bir bize ait olmayan düşünce bozamaz. Bu tür fitne odaklarına, fesat odaklarına hiçbir zaman fırsat veremeyiz, vermemeliyiz." Erdoğan, Karabağ konusunda, "İşgal ortadan kalkmadıkça biz sınır kapılarını açmayız. Bunu kim söylüyor? Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanı söylüyor. Bundan daha başka garantili bir ifade olabilir mi?" diyerek garanti verdi. Azerbaycan Devlet Başkanı Aliye ise, "Türkiye-Ermenistan arasındaki yol haritasında dağlık Karabağ şartının bulunduğuna dair basit bir cevap bekliyorum demiştiniz? Bu basit cevabı alabildiniz mi?" sorusuna, "Sayın Başbakan Değerli kardeşimin sözleri bu soruya en güzel cevaptır. Söylediklerine minnettarım. Bundan daha açık cevap olamaz. Hiçbir şüpheye yer kalmadı" dedi.

Milli Meclis'e marş dizeleri ile mesaj verdi
Başbakan Erdoğan, Azerbaycan Milli Meclisi'nde konuşmasına, "Can gardaşlarım, burada kendimi öz evimde, öz meclisimde konuşuyormuş gibi hissediyorum" diyerek başladı. "Halklarımız birlikte sevinmiş, birlikte üzülmüş ve gerektiğinde birlikte savaşmıştır. Azerbaycan'ın istiklali, hürriyeti, refahı, huzuru; bizim kendi hürriyetimiz, refah ve huzurumuz kadar önemlidir" diye devam eden Erdoğan, 1920'de Azerbaycan Bolşeviklerin eline düştüğünde Atatürk'ün söylediği, "Azerbaycan'ın gamı bizim gamımız, hoşbahtlığı, bizim hoşbahtlığımızdır" sözünü hatırlattı. Azeri şair Bahtiyar Vahapzade'den, "Dinimiz bir, dilimiz. Ilımız bir, meşgimiz bir, yolumuz bir. Azerbaycan Türkiye bir milletiz, iki devlet aynı mevzu" alıntısı yapan Erdoğan, Türk şair Yavuz Bülent Bakiler'in de mısralarını okudu.

'DOĞRUDAN İLETİŞİM KURALIM'
"İki ülkenin kader birliğini, kimsenin ama kimsenin tartışma konusu yapmasına izin vermeyiz" diyen Erdoğan, şunları söyledi: "Öyleyse bizim aramızda fitneye, fesada yer olmamalıdır. Son dönemlerde spekülatif ve yalan haberler üzerinden bu kardeşlik iklimimizin gölgelenmeye çalışılmasına şahit olduk. Adeta bir bardak suda fırtınalar koparıldı. Bunlara neden olan hadise ise bir internet sitesinin Ermenice bölümünde yer alan uydurma bir haberdir. Türkiye'nin her şeyden önce Karabağ'dan vazgeçtiğinin telaffuz edilmesi bile bize büyük bir bühtandır. Bir ülkenin başbakanının söylediğine mi itibar edilir, saygı duyulur. Yoksa bir internet sitesinin söylediğine mi? Biz, Azeri kardeşlerimizle mutabık kalmadıktan sonra adım atamayız. Medya ile bu iletişimi kuramayız. Azerbaycan'ın çıkarlarını hiçbir şekilde göz ardı etmedik, bundan sonra da etmeyeceğiz. Azerbaycan'ın üzüntüsü bizim üzüntümüz, sevinci bizim sevincimizdir. Karabağ sorununun çözümü sürecinde şartımız, Azerbaycan'ın toprak bütünlüğü için uygun şartların oluşturulmasıdır. Bu atbaşı giderse varız, aksi takdirde yokuz." Erdoğan, İstiklal Marşı ve Azerbaycan milli marşından dizeler okuduktan sonra; "Sizin bayrağınızda da hilal var, bizde de var. Sizin bayrağınızda da yıldız var, bizde de var" diyerek sözlerini tamamladı.

Başbakan Varşova'ya Davutoğlu Stockholm'e
Başbakan Erdoğan dün Bakü'den sonra 18.35'de Polonya'nın başkanti Varşova'ya hareket etti. Başbakan'a Bakü'de eşlik eden Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Stockholm'e geçti. 1 Temmuz'da AB Dönem Başkanlığı'nı üstlenecek olan İsveç'in Dışişleri Bakanı Carl Bildt ile görüşmek için Stockholm'e giden Davutoğlu'nun gündeminde Türkiye'nin AB sürecinin hızlandırılması var. Türkiye'nin AB sürecine en çok destek veren AB ülkeleri arasında yer alan İsveç'in, bu desteğini Nisan'da Türkiye'yi ziyaret eden İsveç Başbakanı Fredrik Reinfeld teyid etmişti.

Aliyev'e: Değerli kardeşim
Başbakan Erdoğan, Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de oldukça sıcak karşılandı. Buzların eridiği ziyarette, Erdoğan Aliyev'e "Değerli kardeşim", Aliyev ise Erdoğan'a "Hürmetli sayın baş nazır, değerli kardeşim" diye hitap etti. Erdoğan, Azeri parlamenterlere de "Can gardaşlarım...." diye seslendi.

Erdoğan Azerbaycan Milli Meclisi'ndeki konuşmasında, "Sizlere Türkiye'den, 71.5 milyon kardeşinizin yürek dolusu selam ve sevgilerini getirdik. Ankara'dan Bakü'ye, İstanbul'dan Laçin'e, Bursa'dan Şirvan'a, İzmir'den Aktaş'a selam olsun" dedi.

Başbakan Erdoğan'ın Meclis'teki konuşması, Azeri parlamenterler tarafından ayakta alkışlandı. Türkiye-Ermenistan yakınlaşmasını protesto için Ankara'ya gelen Gamize Posayeva, Aynur Guliyeva ve Güler Hırmadona adlı üç kadın parlamenter ayağa kalkmalarına rağmen Erdoğan'ı alkışlamadı.

EMİNE HANIM HALI İNCELEDİ

Başbakan Erdoğan'a ziyaretinde Dışişleri Bakanı Ahmet Davudoğlu, Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız ile Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay da eşlik etti.

Başbakan Erdoğan 24 Nisan'da restorasyonu gerekçesiyle kapatılan ve yıkılacağı öne sürülen Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yaptırdığı Şehitlik Camisi'ni ziyaret etti. Caminin kapılarının açılmasına rağmen Erdoğan camiye girmedi. Yanında bulunan Diyanet Ofisi'nde brifing aldı.

Başbakan Erdoğan Büyükelçilik Konutu'nda verilen resepsiyonda Türk işadamları ve dernek temsilcileriyle bir araya geldi. Aliyev, Erdoğan onuruna Batu Sarayı'nda akşam yemeği verdi.

Başbakan Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan başkent Bakü'deki bir halı atölyesini gezdi. Atölye yetkililerinden halıların yapımı konusunda bilgi alan Emine Erdoğan sergilenen halıları da inceledi.

ŞEHİTLİĞİ ZİYARET ETTİ
Bakü programına Haydar Aliyev'in anıt mezarını ziyaret ederek başlayan Erdoğan, anıtmezara çelenk koydu, Türk şehitliğini ziyaret etti. Erdoğan daha sonra tadilat yapıldığı için kapatılan, Diyanet'in yaptırdığı Şehitlik Camisi'ni ziyaret etti.

Doğalgazın fiyatına ayar
Erdoğan-Aliyev görüşmesinde enerji konusu da gündeme geldi. Türkiye ile Azerbaycan arasındaki doğalgaz anlaşmaları, bölgesel ve komşu ülkelerle yürütülecek ortak projeler konuşuldu. Aliyev, Türkiye'ye sattıkları doğalgaz fiyatını artırma yönünde kararının, yaşanan sorunlarla ilgilisi olmadığını, yapılan anlaşmada petrol fiyatlarındaki artışa göre doğalgazın fiyatının da yeniden ayarlanması yönünde madde bulunduğunu söyledi. Erdoğan da Azeri bir gazetecinin, "Türkiye'nin Rusya Federasyonu'ndan doğalgazı 400-450 dolara, Cezayir'den 300-350 dolara alırken, Azerbaycan'dan 120 dolara gaz almasının ne kadar adildir?" sorusu üzerine şunları söyledi: "Kontrat yapıldığı zaman bu rakamdan başlatılmış vaziyette. Şu anda gelinen noktada ben bu rakamın adil olduğunu savunamam. Adil bir rakam değil. Görüşmeler sonunda adil bir rakama ulaştıracağız."

NYT: Türkiye'nin rolü çok önemli
New York Times gazetesinde Ariel Cohen imzası ile yayımlanan makalede Türkiye'nin Nabucco projesine zorlu koşulları getirdiği öne sürülürken, "Çok göz ardı edilen Türkiye'nin Avrasya enerji geçişindeki rolü çok önemli. Türkiye'nin uzlaşmaz tutumu, Hazar'daki Şah Deniz gaz projesinin geliştirilmesini geciktirdi ve boyutunu azalttı. Gazprom, Ankara'da nüfuzunu artırıyor" denildi.
BİZE ULAŞIN