Erdoğan'dan Baykal'a 'Uçak' cevabı

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Başbakanlığa yeni uçak alınmasını eleştiren CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'a, "Hangi devirde yaşadığının farkında değil. Bunlar çağının çok gerisinde kalmış çok. Bunlar 'vakit nakittir' anlayışının çok gerisinde..." dedi.

Başbakan Erdoğan, AK Parti Siyaset Akademisi'nde gençlere, "Genel siyaset kapsamında deneyim paylaşımı dersi" başlıklı konferans verdi.

Başbakan Erdoğan, CHP lideri Baykal'ın yeni uçak alınmasıyla ilgili eleştirilerine burada cevap verdi. Başbakan Erdoğan, "Örneğin çıkmış Baykal Efendi; 'kendi altına 60 milyon dolarlık uçak almış' diyor. Ey Baykal! Sana 5 tane keçi teslim edilse idare edemezsin. Mesele uçak almak değil; aldıktan sonra nerede kullanacaksın? Bugün sen bilir misin bizim ülkemizin adeta bir kasabası durumunda olan ülkeler, onların liderleri uçakla dolaşıyor." dedi.

Başbakan Erdoğan, Turgut Özal'ın uçak aldığı zaman Özal'a 'binme' diyen Süleyman Demirel'in sonra uçağa bindiğini hatırlatarak, "Sen de aynısın. Sen Başbakan olamayacaksın ya bu ülkeye ama olsan herhalde bunları satıp yaya dolaşmayacaksın değil mi? Arabayla veya tarifeliyle gitmeyeceksin herhalde. Hangi devirde yaşadığının farkında değil. Bunlar çağının çok gerisinde kalmış çok. Bunlar 'vakit nakittir' anlayışının çok gerisinde. Biz zamanla yarışıyoruz. Benim Bakanlarım zamanla yarışıyor. Her gün uluslararası toplantılara yetişiyorlar. Eğer siz bir Bakanınızı tarifeli uçağa mahkûm ederseniz. O Bakanınızın gidip gelişi 3 gün sürer." şeklinde konuştu.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun son günlerdeki dış temaslarını örnek veren Başbakan Erdoğan, "Benim Dışişleri Bakanım bakıyorsunuz bir gün ABD'de, bir gün Brüksel'de, bir gün Strazburg'da, bir gün Körfez'de, bir gün Pakistan'da, bir gün Afganistan'da… Geliyor şimdi Irak'ta… Neyle gidecekti, kağnıyla mı? Bunların mantığı bu. Hala kağnıyla devam edeceğiz. Sen devam et Baykal, bizim işimiz var. Biz yolumuza devam edeceğiz." diye konuştu.

AK PARTİ'NİN İSİM TARTIŞMASI

Başbakan Erdoğan, Türkiye'de hala partilerinin adının tartışıldığına da işaret ederek, konuşmasına şöyle devam etti:
"Bunu bildikleri için değil, bilmediklerinden. Bir siyasi partiyi bir kenara koyun, bir dernek bir vakıf herkes hangi adıyla tescil ederse o adıyla anılır. Önüne gelen istediği adı bir siyasi partiye, bir derneğe yakıştıramaz. Böyle bir şey olamaz. Bu kişilerin birbirleriyle zaman zaman latife yapması anlamına gelmez. Her siyasi partinin tescilli bir adı vardır. Siz onları farklı adlarla anabilir misiniz? Mesela Türkiye'de TÜİK diye bir kuruluş var. Türkiye İstatistik Kurumu... Eğer diyorsanız ki biz kelimelerin kısaltılmışını aldık. O zaman Türkiye İstatistik Kurumu'nun adının TİK olması lazım; ama bakın TİK kullanılmıyor. Ne kullanılıyor; onun kısaltılmış adı TÜİK, bunu kullanıyoruz. Hadi TİK de, niye demiyorsunuz? Bu tiplerin hoşuna da gider; ama demiyorlar. Aynı şekilde TÜBİTAK, kısaltılmış adı o... ANAP var AVP olması lazım; örnekleri çoğaltmak mümkün... Ama dert başta, niyet başka ve o niyetlerini de zaman zaman -affedersiniz- kusmaya başladılar. Partimizi farklı şekilde göstermenin gayreti içindeler."

Başbakan Erdoğan, Türkiye'de iktidarların süresinin 16-18 ay arasında olduğunu belirterek, en uzun iktidarın kendilerinin iktidarı olduğunu söyledi.

"Milletimiz durmadan yola devam ettiği sürece yola devam edeceğiz." diyen Erdoğan, "Bundan kimsenin endişesi olmasın. Tabii AK Parti bu kısır döngüyü kırdı. Bu ezberi bozdu. Türkiye uzun bir aradan sonra her alanda istikrarla buluştu." dedi.

Başbakan Erdoğan, "dertli bir parti" olduklarına işaret ederek, "Derdi olan bir partiyiz. Milletin derdini kendisine dert edinmiş, milletin meselesini kendisine mesele edinmiştir. Milletin istikametinden başka bir istikamet tanımadık. Bundan sonra da tanımayacağız. Köhnemiş, bayatlamış, tedavülden kalkmış, eskimiş siyaset anlayışları bundan rahatsız olabilir. Ama biz siyasetin de demokrasinin de kalitesini artırmaya devam edeceğiz." şeklinde konuştu.

CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ

Başbakan Erdoğan, Türkiye'de kaliteli ve temiz siyaset olacağına dikkat çekerek, cumhurbaşkanlığı seçimlerine de değindi.

Erdoğan, "Bu iş irade ve cesaret ister. Bizim iktidarımız dönemlerinde Türkiye siyasi tarihinde görmediklerini görüyor ve görmeye devam ediyorlar. Bunu cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Türkiye yaşadı. Hatta Türkiye'nin geçmiş cumhurbaşkanlarından bir tanesi, 'Hiçbir siyasetçi cumhurbaşkanlığı makamını elinin tersiyle itmez' dedi; ama AK Parti bunu ne yaptı. Tam aksini ispat etti ve gösterdi. Bunu gördü. Daha birçok şeyleri de görecek. Çünkü eğer nefis vicdanın önüne geçerse orada beklenen siyaset olmaz. Orada sadece nefislerin tatmini olur. Bu tatmin sebebiyledir ki benim milletim çok büyük bedeller ödemiştir. Artık bu bedelleri milletimize ödetmek istemiyoruz. Bundan sonraki süreçte de birçok şey görülecektir, bundan kimsenin şüphesi olmasın." dedi.

Başbakan Erdoğan, "koltuğa oturanların koltuktan kalkmasını da bilmelerinin gerektiğini" vurgulayarak "Hayır arkadaş, bu koltuktan kalkmasından bileceksin! İlkeli siyaset budur. Temiz siyaset budur. Eğer buradan kalkmasını da bilemiyorsan o zaman bu yolda başarılı olmazsın." diye konuştu.

İL KONGERELERİ

İl kongrelerinde yaşanan olaylarla ilgili değerlendirmede de bulunan Erdoğan, şunları söyledi:
"Bazı kongreler yapıyoruz. Birlik, beraberlik vs.. Parti içi demokrasi çalışmıyor diyorlar. Sen parti içi demokrasiden ne anlıyorsun, önce onu bilelim. Değerli arkadaşım; biz müzakereye, istişareye dayalı bir siyaset anlıyoruz. Kim ne derse desin. Delegenin nasıl oluştuğunu, nasıl oluşturulduğunu siyasetin içinde olan herkes çok iyi bilir. Her seçimde bir netice ortaya çıkar, kazananlar, kazanmayanlar. Kazanamayanları bir daha görür müsünüz? Görmezsiniz. Onlar kaybolur giderler. O zaman ne oluyor her kongre o siyasi parti için kayıp olmuyor mu? Kayıp oluyor.
Biz de diyoruz ki AK Parti siyasetinde durum böyle olmayacak. Aramızda, istişarelerimizi yapalım, değerlendirmelerimizi yapalım, müzakerelerimizi yapalım. Ondan sonra da kararımızı verelim. O karara da hep beraber uyalım. Her kongre bizim o zaman bütün hücrelerin tazelenmesi olacaktır. Yine 'Beraber yürüdük bu yollarda' diyeceğiz. Bunu başarmamız lazım. Muhafazakâr demokrasi bunu başarmamız lazım."

Gençlere, Hz. Ömer'in ve Yunus Emre'nin yaşadıklarından örnekler veren Erdoğan'ın mesajları özetle şöyle: Ben aldım demeyeceksin, millet verdi diyeceksin. Millet verdiği gibi emaneti geri alır. Siyaset küçük hedef kabul etmez. 'Küçük olsun benim olsun' anlayışıyla siyaset yapanlar, başarılı olamadı. Bizim derdimiz var. Biz dertli bir partiyiz."
BİZE ULAŞIN