''Bizim kavgayla, gerilimle işimiz olmaz"

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Bizim kavgayla, gerilimle işimiz olmaz. Bizim millete, ülkeye, memlekete zerre kadar fayda sağlamayan boş tartışmalarla işimiz olmaz'' dedi.

Erdoğan, 19 Mayıs Spor Salonunda gerçekleştirilen AK Parti Trabzon İl Kongresinde yaptığı konuşmada, bugün Trabzon'a sadece Trabzon il kongresini yapmak üzere gelmediğini belirterek, ''Aynı zamanda 29 Mart seçimlerinde Trabzon Belediye Başkanlığını ve belediyelerdeki başarısını şükranla yerinde anmak, teşekkür etmek için Trabzon'a geldim'' diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, 11 Martta Trabzon'a geldiğinde 'Trabzon ne zaman güleceğini de bilir, ne zaman gürleyeceğini de bilir' dediğini ifade ederek, ''İşte 29 Martta Trabzon gürledi. Trabzon, Karadeniz gibi coştu. 29 Martta Trabzon emaneti ehline verdi. Trabzon'un emaneti emin ellerdedir, AK Parti'dedir. Trabzon'un emanetini aşkla, sevdayla, coşkuyla, heyecanla taşıyacağımızdan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Bir kez daha tüm Trabzonlu hemşehrilerime ahde vefalarından dolayı, özellikle hayır dualarından dolayı teşekkür ediyorum'' dedi.

Erdoğan, 29 Mart seçimlerinin artık geride kaldığını, geleceğe baktıklarını kaydederek, şöyle devam etti:

''Belediye başkanımız 30 Mart sabahından itibaren kollarını sıvadı ve Trabzon'a hizmet etmeye başladı.
Bize oy versin ya da vermesin Trabzonlu tüm kardeşlerimizin huzuru, emniyeti, sorumluluğu bizim omuzlarımızdadır. Trabzon'un her bir karışını adeta bir dantel gibi nakış nakış işleyecek, yıllar boyunca ihmal edilmiş caddeleri, sokakları hizmetlerle, eserlerle donatacağız. Hükümet olarak Trabzon'a kazandırdığımız eserlere, hizmetlere belediye olarak yenilerini ekleyeceğiz. Trabzon kısa sürede içerisinde gelişimi görüyor, görmeye devam edecek. Trabzon, tıpkı İstanbul gibi, Kocaeli, Konya, Gaziantep, Samsun, Ankara gibi inşallah o hak ettiği hizmetlere kavuşacak.''

Trabzon'un tam 400 yıllık bir türküsü olduğunu dile getiren Erdoğan, ''Bu türkü Evliya Çelebi'nin seyahatnamesine girmiş. 'Trabzon'dur ilimiz, akça görmez elimiz, bu yıl hamsi çıkmazsa neye varır halimiz.' İşte bu türküdeki gibi Trabzon yıllar yılı yokluğu yaşadı, 5 yıl kaybetti. Yoksulluğu yaşadı, mahrumiyeti yaşadı. Trabzon yıllar yılı ihmali yaşadı, ayrımcılığı yaşadı, ötelenmişliği yaşadı. Trabzon'un makus talihini kökten değiştiriyoruz, değiştireceğiz. 'Trabzon'u sadece Karadeniz'de değil, sadece Türkiye'de değil, tüm dünyada hak ettiği yere ulaştıracağız' dedik ve bunun arkasındayız'' diye konuştu.

Gelişimi belli alanlara endekslemek suretiyle yeni bir değişim dönüşüm yaşayan Trabzon değil, turizmden eğitime, kültürden ticarete kadar birçok alanda gelişme sürecine giren Trabzon noktasında büyük mesafe katettiklerine dikkati çeken Erdoğan, şunları söyledi:

''Yılmadan, yorulmadan hizmet ve eser üretmeye devam edeceğiz. Bizim kavgayla, gerilimle işimiz olmaz. Bizim millete, ülkeye, memlekete zerre kadar fayda sağlamayan boş tartışmalarla işimiz olmaz. Biz hizmete geldik. Biz gönüller yapmaya geldik. Biz gönüller kazanmaya geldik. Eskiden olduğu gibi Türkiye'nin vaktini, kaynaklarını, enerjisini heba etmek isteyenlere bu hareket asla izin vermedi, bundan sonra da vermez. Türkiye'nin coşkusunu, heyecanını, umutları çoğaltmak için geldik. Türkiye'nin köylerinde ayaklarında çarık, üstlerinde yamalı pantolon, yüzlerinde güneş yanığı minicik yavrularımızı okulla buluşturmak için geldik. İşte her şey ortada 6.5 yılda 133 bin yeni derslik yaparak çocuklarımızı okulla, kaliteli eğitimle buluşturduk.''

''TÜRKİYE'Yİ AVRUPA'DA 6. SIRAYA GETİRDİK''


Başbakan Erdoğan, Türkiye'yi ekonomide 26. sırada aldıklarını, şu anda dünyanın 17. büyük ekonomisine getirdiklerini belirterek, ''Avrupa'da 6. sıraya getirdik. Biz geldiğimizde Türkiye'nin Gayrisafi Yurtiçi Hasılası 230 milyar dolardı, 2008 sonu itibariyle 742 milyar dolara çıktık. Çalışırsan oluyor. Ama çalışmazsan bunların hiçbiri olmaz. İhracatımız, biz göreve geldiğimizde rakamı sizlere tekrar hatırlatmakta fayda görüyorum, 36 milyar dolardı. 2008 sonu itibariyle 132 milyar dolara yükseldi'' diye konuştu.

Enflasyon belasından Türkiye'yi kurtardıklarını ifade eden Başbakan Erdoğan, şöyle dedi:
''Yüzde 30 civarındayken işte son açıklama, yine ayın üçünde yapıldı, nereye getirdik, 5.7'ye getirdik. Türkiye'yi küresel ölçekte itibarı, gücü, saygınlığı olan bir ülke haline getirdik. Biz demiyoruz. Bunu artık muhaliflerimiz, dışımızdakiler diyor. Geçenlerde bir ABD'li diplomat yetkili, Güney Kıbrıs'a gidiyor. O yetkiliye Güney Kıbrıs'takiler diyor ki 'Şu Türkiye'ye baskı yapın, şu işi çözelim'. ABD'li yetkilinin Güney Kıbrıslı yetkiliye verdiği cevap enteresan; 'Türkiye bölgesinde süper güç, ona biz baskı yapamayız' diyor. Bu millet sıradan bir millet değil. Evelallah bu millet tarih boyunca nasıl bir zamanlar bizde, millet hem nasıl milletmişiz, gelmişiz dünyaya millet, milliyet nedir öğretmişiz, mısralarıyla tanımlanmış. Biz böyle bir milletiz.''

''BİZİM MAKAMDA, MEVKİDE GÖZÜMÜZ YOK''

Başbakan Erdoğan, 6.5 yılda Türkiye'ye tarihinde hiç şahit olmadığı başarıları tattırdıklarını kaydederek, şöyle konuştu:

''6.5 yılda Türkiye'yi bir lider ülke konumuna yükselttik. Bütün bunları aziz milletimizin desteği, hayır duasıyla başardık. Bizim makamda, mevkide gözümüz yok. Bizim hamdolsun birilerinin olduğu gibi gizli niyetlerimiz, gizli gündemlerimiz de yok. Şu Hakkari'ye gittiğimde bir vatandaş gelip de 'Allah razı olsun' diyorsa bu bize yeter. Bu ülkenin çocukları yanımıza gelip Türkiye'nin Başbakanından bilgisayar isteyecek vizyona kavuşmuşsa bu bize yeter. Şu Trabzon'da, ilçelerinde, köylerinde akşam sofrasında oturduğunda 'bu hükümetten Allah razı olsun' diyorlarsa, bu bize ziyadesiyle yeter. Bir gönül kazandıysak, milletin hafızasıyla kendimize bir yer bulabildiysek bu bize fazlasıyla yeter.''

Partilerini 14 Ağustos 2001'de kurduklarını anımsatan Başbakan Erdoğan, ''Anadolu'yu, Trakya'yı karış karış dolaştık. Gümüşhane-Trabzon arasında çok enteresan, Hamsiköy yakınlarında, gecenin bir vaktinde, yaşlı teyzeler yolumuzu kesti. Ben de o arada arkadaşlarımla latife yaptım, 'herhalde Hamsiköy sütlacı meşhurdur, bize bir sütlaç ikram edecekler'. Meğerse sabahtan itibaren yolumuzu beklemişler. Arabadan indik, ellerini öptük, hayır dualarını aldık ve o teyzelere de mahcup olmadık. Çünkü onlar da bize inanıyorlardı, güveniyorlardı ve bize 'Allah sizden razı olsun' dediler'' dedi.

''SAYIN BAYKAL, SENİN GÜVENMENE İHTİYACIM YOK"

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Sayın Baykal, senin güvenmene ihtiyacım yok. Yeterki milletim bize güvensin, o yeter'' dedi.

Erdoğan, 19 Mayıs Spor Salonu'nda gerçekleştirilen AK Parti Trabzon İl Kongresinde yaptığı konuşmada, 8 yıl önce milletin karşısına nasıl alınları ak, başları dik şekilde çıktılarsa, bugün de aynı şekilde milletin huzurunda olduklarını söyledi.

Milletin kendilerine yüklediği emaneti bugüne kadar yere düşürmediklerini, bundan sonra da asla düşürmeyeceklerini ifade eden Erdoğan, ''Demokrasiyi, hukuku, bu ülkenin geleceğini, bu ülkenin ideallerini 6 yıl boyunca nasıl sahiplendiysek, bundan sonra da sımsıkı sahiplenmeye devam edeceğiz.

Bu ülkeyi aşkla, sevdayla, coşkuyla büyütmeye devam edeceğiz. Millete, milletin emanetine, egemenliğe dönük, demokrasiye, hukuka, laikliğe, sosyal devlet ilkesine dönük her türlü saldırıya göğüs gerdik, göğsümüzü yine siper etmeye devam edeceğiz'' diye konuştu.

Kirli senaryolara, kirli tezgahlara boyun eğmediklerini, bundan sonra da eğmeyeceklerini vurgulayan Erdoğan, şunları söyledi:

''Çetelere, mafyalara, karanlık örgütlere karşı mücadele verdik, bu mücadelemizde de asla taviz göstermeyeceğiz. Benim Trabzonlu kardeşim Ankara'da nasıl bir oyun oynandığını, nasıl bir senaryonun yürürlüğe koyulduğunu görsün, bilsin, anlasın. Biz ne dedik; kardeşim AK Parti'den daha iyi mi biliyorsun, o zaman milletin huzuruna çık, anlat. AK Parti'den daha iyisini mi yapacaksın, çık milletin huzuruna anlat. AK Parti'den daha iyi projelerin mi var, çık milletin huzuruna anlat. AK Parti'nin hizmetlerden daha fazlasını mı yapacaksın çık, ispat et, anlat.''

Başbakan Erdoğan, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın 'Biz Cumhuriyetten daha eski partiyiz' dediğini anımsatarak, şöyle konuştu:

''Peki, tek partili hayatın dışında niçin bir kere sizi benim aziz milletim tek başına iktidar yapmadı? Neden, niye yapmadı? Demek ki milletim sizi kabullenmiyor. Geçen gün çıkmış bir ifade kullanıyor Sayın Baykal, şu kullandığı ifadeye bak. Diyor ki 'Başbakan ben sana güvenmiyorum.' Sayın Baykal'ın bana güvenmesine ihtiyacım yok. Ama Sayın Baykal, şunu bilmen lazım. Bak dört seçime girdi AK Parti. Millet, bu heyecan, aşk dolu aziz millet, dördünde de AK Parti'yi birinci parti yaptı. Biz Türkiye'nin 81 vilayetinde ya birinci ya da ikinci partiyiz, ya sen necisin? Türkiye'nin yedi bölgesi var, yedisinde de birinci AK Parti. Ya sen, neredesin? Türkiye'de 16 büyükşehir var, 16 büyükşehrin 10'unda kim var? AK Parti var. Sen neredesin? Sayın Baykal, senin güvenmene ihtiyacım yok. Yeterki milletim bize güvensin, o yeter. Türkiye için, milletimiz, memleketimiz için, şu Trabzon için AK Parti'den daha güzel, daha heyecan verici, planların var mı Sayın Baykal, çık milletin huzuruna bunu ifade et.''

''MİLLETİN BAŞKA HAKEM ARAMA''

Erdoğan, yola çıktıkları zamanki kararlılıkla yola devam ettiklerini belirterek, şöyle devam etti:

''Buradan Sayın Baykal'a ve diğerlerine de sesleniyorum: Milletten başka hakem arama, millete git, millete. Milletin Meclisinden başka karar merci arama. Askerin üzerinden siyaset yapma, polisin üzerinden siyaset yapma, bırak artık bu işleri. Yargı üzerinden siyaset yapma. Niçin bu kadar dokunulmazlıkların kaldırılmasını istiyorsun, anlamaya başladık Sayın Baykal. Beyefendiler, hizmet siyasetine, eser siyasetine, millet odaklı demokratik siyasete tenezzül etmiyorlar. AK Parti'yle kurumlar arasında, hükümet ile kurumlar arasında gerginlik oluşturmak için her türlü çareye başvuruyorlar. Demokratik erkler arasındaki uyumu baltalamanın gayreti içindeler. Kurumlar arasındaki uyumu yıpratmak niyetindeler. Yine söylüyorum askeri, polisi, yargıyı istismar siyasetlerine alet edip, buradan çıkar devşirmenin gayreti içindeler. Türkiye'nin hem içte hem de dışarda itibarını zedeleyip, buradan kendilerine ikbal devşirmenin gayreti içindeler. İstikrar, güven, huzur ortamını zedeleyip hem Türkiye'ye hem de bu aziz millete zaman kaybettirmenin gayreti ve gayesi içindeler.''
BİZE ULAŞIN