"Vahşeti durdur"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde çıkan olaylara ilişkin, ''Beklentimiz, vahşet boyutlarına ulaşan bu olayların acele olarak, ivedi olarak son bulması, sağ duyunun hakim olması, sorumluların hesap vermesi ve gereken tedbirlerin, evrensel insan hakları çerçevesinde bir an önce alınmasıdır'' dedi.

Erdoğan, Beşiktaş'taki Başbakanlık Ofisi'nde, ''Türkiye-Körfez İşbirliği Konseyi Dışişleri Bakanları Toplantısı'' için İstanbul'da bulunan konuk dışişleri bakanları onuruna öğle yemeği verdi.
Yemekte konuşan Başbakan Erdoğan, Çin Halk Cumhuriyeti'nin Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nin başkenti Urumçi'de meydana gelen olaylarda 150'den fazla insanın hayatını kaybettiğini, 800'den fazla kişinin de yaralandığını hatırlattı.

''Doğrusu günlerdir devam eden olayları büyük bir kaygı, endişe ve üzüntüyle takip ediyoruz'' diyen Erdoğan, ''Basına yansıyan görüntüler sadece bizlerin vicdanını sızlatmıyor. İnanıyorum ki bunları izleyen herkesi, hayret ve dehşete düşürüyor. Türkiye'de yaşayan Uygur kardeşlerimizin ve bu acıyı yüreğinin derinliklerinde hisseden halkımızın da haklı olarak bu olaylara tepki verdiğini, endişe içinde olduğunu görüyoruz'' diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, Türkiye ile tarihi ve kültürel bağları olan Uygur Türklerini, iyi ilişkiler içinde olunan Çin'le arada dostluk ve işbirliği köprüsü olarak kabul ettiklerini belirterek, şunları söyledi:
''Beklentimiz, vahşet boyutlarına ulaşan bu olayların acele olarak, ivedi olarak son bulması, sağ duyunun hakim olması, sorumluların hesap vermesi ve gereken tedbirlerin, evrensel insan hakları çerçevesinde bir an önce alınmasıdır. Çinli yetkililerin olayın sorumlularını tespit etmesi ve adalet mekanizmasını tüm insanlığın vicdanını rahatlatacak şekilde işletmesi büyük önem taşımaktadır. 2009-2010 yıllarında Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin aynı zamanda geçici üyesiyiz. Burada da insanlık adına üzerimize düşen aynı tür görevlerdir. Bunun gereğini bizler de bu platformda da gündeme getirmek durumundayız ve getireceğiz.Bu vesileyle bir kez daha Urumçi'de hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yaralılara da acil şifalar diliyorum.''

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye olarak bölgenin kalkınması, huzura, emniyete, istikrara kavuşması, çatışmaların, savaşların, terörün ve anlaşmazlıkların sona erdirilmesi için yoğun bir gayret içinde olduklarını belirterek, ''Amacımız asla ve asla kendimize sanal roller biçmek, öne çıkmak, popülizm yapmak olmamıştır, bundan sonra da olmayacaktır'' dedi.

Başbakan Erdoğan, Türkiye-Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Yüksek Düzeyde Stratejik Diyaloğu 1. Dışişleri Bakanları Toplantısı kapsamında, konuk dışişleri bakanları onuruna Dolmabahçe'deki Başbakanlık Çalışma Ofisi'nde öğle yemeği verdi.

Yemeğe, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, İstanbul Valisi Muammer Güler, 1. Ordu Komutanı Orgeneral Ergin Saygun, Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcası Aykut Cengiz Engin de katıldı.
Yemeğin verildiği salona Ahmet Davutoğlu ile birlikte gelen Başbakan Erdoğan, konuklarının ellerini tek tek sıkarak ''hoş geldiniz'' dedi.

Yemek öncesinde konuşan Erdoğan, Türkiye'nin bölgesindeki tüm ülkelerle tarihi ve kültürel bir ortak paydada buluştuğunu belirterek, ''Bizler birbirimizin dostu ve komşusu olmanın ötesinde ortak paydalar sayesinde tarih boyunca birbirine kardeş olmuş ülkeleriz'' diye konuştu.

Bölgedeki ülkeler ve halkların her birinin ortak hedefleri, idealleri ve duyguları paylaştığını ifade eden Erdoğan, bölgenin huzur, refah, emniyet ve istikrarını herkesin gönülden arzuladığını ve bunu tesis etmek için mücadele verdiğini söyledi.

Erdoğan, ortak ideallere ve hedeflere ulaşma noktasında, daha fazla dayanışma içinde olunması, işbirliğinin daha da artırılması, iletişim kanallarının daha da yoğunlaştırılması gerektiğine inandıklarını vurgulayarak, şöyle devam etti:

''Burada sizlere bir Arap atasözünü hazırlatmak istiyorum: 'Söz kalpten çıkarsa kalbe kadar gider, dilden çıkarsa kulağı aşamaz.' İşte biz birbirimize hep bu duygu ile yaklaştık. Kalpten konuştuk, samimi olduk. Birbirimize bütün kalbimizle hitap ettik. İnanıyorum ki bundan sonra birbirimizle bu şekilde konuşmaya devam edecek, aramızdaki gönül köprülerini daha da sağlam hale getireceğiz. Şunu da bütün samimiyetimle ve açık yüreklilikle ifade etmek istiyorum. Türkiye olarak bölgemizin kalkınması, huzura, emniyete, istikrara kavuşması, bölgemizdeki çatışmaların, savaşların, terörün ve anlaşmazlıkların sona erdirilmesi için yoğun bir gayret içindeyiz. Amacımız asla ve asla kendimize sanal roller biçmek, öne çıkmak, popülizm yapmak olmamıştır, bundan sonra da olmayacaktır. Biz sadece ve sadece bölgemizin huzuruna, barışına katkı sağlamak istiyor ve bu manada imkanlarımızı azami derecede seferber ediyoruz.''

Terör gibi küresel ölçekli tehdide maruz kalan bir ülke olarak, bölgesel barışın dayanışma ve işbirliğinden geçtiğini çok iyi bildiklerini belirten Erdoğan, bölge ülkelerin Irak, Filistin, İran, Afganistan ve Pakistan'a ilişkin meseleleri lokal mesele olarak görme lüksü bulunmadığını kaydetti.
''Tüm bu ve benzeri sorunlar bu ülkeleri ve halkları ilgilendirdiği kadar her yönden bizleri de yakından ilgilendiriyor'' diyen Erdoğan, Türkiye'ye yönelik terör tehditlerini kişisel bir mesele olarak görmenin son derece yanıltıcı bir tablo ortaya koyduğunu, bölgesel istikrarın tesisini geciktirdiğini söyledi.
Erdoğan, tüm meselelerin açık yüreklilikle konuşulmasını, istişare edilmesini ve tüm sorunlara ortak çözümler üretilmesini isteyerek, ''Bölgelerimizi ve ülkelerimizi ilgilendiren her konuda dayanışma ve işbirliği içinde olalım. Ancak bu şekilde mevcut sorunları aşabilir ve bölgemizi huzuru, refaha, istikrar ve güven zeminini ulaştırabiliriz'' diye konuştu.

KÜRESEL KRİZ

Başbakan Erdoğan, bugün tüm dünya ülkelerinin küresel finans krizinin etkilerini az ya da çok hissettiğini, krizin ortaya çıkardığı sorunlarla baş etmeye çalıştığını ifade ederek, küresel krizi aşma noktasında da dayanışma ve işbirliğinin şart olduğunu vurguladıklarını, bu amaca matuf olarak G-20 zirvesinde görüşlerini ifade ettiklerini anlattı.

Alınan kararların uygulanmasını da dikkatle izlediklerini ifade eden Erdoğan, ekonomide daralma, işsizlikte artış, ihracatta azalma gibi hemen her ülkede görülen etkilerin, Türkiye ekonomisinde de az ya da çok görüldüğünü söyledi.

''Finans yapımızın son derece sağlam olması sayesinde krizin etkilerini diğer ülkelere nazaran sınırlı ölçekte hissediyoruz, iyileşmeye dönük sinyalleri de almaya başladık'' diyen Erdoğan, son 6,5 yılda gerçekleştirdikleri köklü reformlar sayesinde, Türkiye'de yatırım ortamını iyileştirdiklerini kaydetti. Erdoğan, konsey ülkelerindeki iş adamlarını Türkiye'deki cazip yatırım fırsatlarını değerlendirmeye davet etti.

Başbakan Erdoğan, Körfez İşbirliği Konsey ülkeleri ile ticaret hacminin 2002 yılında 2 milyar dolar seviyesindeyken, geçen yıl 17 milyar dolar düzeyine yaklaştığına dikkati çekerek, ticaret hacminin 6 yılda 8 kattan fazla artış gösterdiğini bildirdi.

MÜTEAHHİTLERE DESTEK

Müzakereleri devam eden serbest ticaret anlaşmasının bir an önce sonuçlaştırılmasıyla ticaret hacminin gerçek potansiyele çok daha hızlı bir şekilde ulaşılacağına inandıklarını ifade eden Erdoğan, tüm müteahhitlik şirketlerin, konsey üyesi ülkelerde sadece son 7 yıllık dönemde 16 milyar dolardan fazla iş üstlendiklerini, önümüzdeki dönemde hayata geçirilmesi öngörülen büyük çaplı imar ve kalkınma projelerinde Türk müteahhitlerinin daha fazla pay almalarını için destek beklediğini kaydetti.
Erdoğan, son dönemde KİK ülkeleriyle bir çok kez karşılıklı olarak bir araya geldiklerini ve ziyaretler gerçekleştirdiklerini hatırlatarak, kardeş Körfez ülkelerinin her birine 2003 yılından bu yana çeşitli ziyaretlerde bulunduğunu söyledi.

Bu ziyaretlerde ilişkilerin daha da geliştirilmesi için gerekli ortak siyasi iradenin varlığını, memnuniyetle müşahede ettiklerini dile getiren Erdoğan, bugün gerçekleştirilen Yüksek Düzeyli Stratejik Diyalog Toplantısı ile birlikte, işbirliğinin daha da derinleştirilmesi doğrultusunda önemli bir adımın daha atıldığını söyledi.

Bu diyaloğun gelecek yıllarda daha da güçlenerek, işbirliğine yeni hareket alanları sağlayacağına olan inancını tekrarlamak istediğini ifade eden Erdoğan, ''Bölgemizin ve insanlarımızın, refahı ve huzuru için, bunun yanında güvenliği için bu zamana kadar başardıklarımıza bu toplantı vesilesiyle daha fazlasını ekleyeceğimizi ümit ediyorum'' diye konuştu.
BİZE ULAŞIN