Telefon diplomasisi

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, demokratik açılımla ilgili olarak CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'la yapacağı görüşmeye ilişkin, ''Belki de kendilerini telefonla arayıp, görüşmemizin nasıl çok daha sağlıklı olabileceği hususunu telefonda bir tezekkür etmeyi düşünüyorum'' dedi.

Başbakan Erdoğan, Irak'a hareketinden önce Esenboğa Havalimanı'nda gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Bir gazetecinin, ''Irak'taki temaslarınızda PKK ile mücadelenin de gündeme geleceğini söylediniz. Bu çerçevede Mahmur kampı, terör kamplarının kapatılması gündeme gelecek mi?'' sorusuna şu yanıtı verdi:

''Terörle ilgili olarak demokratik açılım sürecimizin en önemli başlığı diye bunu sürekli ifade ediyorum. Tabii ki terör sorununu çözmede, bu sorunu minimize etmede özellikle dağ olayının çok iyi değerlendirilmesi gerekiyor. Burada tabii ortak çalışma yapılması gereken, birinci derecede Irak'tır. Özellikle Kuzey Irak'tır. Bu konudaki çalışmalarımızı, zaten üçlü olarak Irak-Türkiye-ABD İçişleri bakanlarımızın bir araya gelmek suretiyle yaptıkları çalışmalar var biliyorsunuz. Bu güvenlik mekanizması zaten işliyor. Bunun başlama süreci 5 Kasım 2007'dir. Bizim ABD seyahatimizde o zaman ABD Başkanı Sayın Bush ile yapılan bir açıklamadır. 'PKK terör örgütü düşmanımızdır, Irak'ın da düşmanıdır, Türkiye'nin de, bizim de düşmanımızdır' diye ilan ettikleri o süreçten itibaren bir ortak çalışma başlamıştır ve burada hedefimiz, bu demokratik açılımla her şeyin çözümüdür. Terörle bir yere varılamayacağıdır ve bu konuda adımları samimi bir şekilde atacağız.''

BAYKAL İLE GÖRÜŞME

Erdoğan, aynı gazetecinin, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın, demokratik açılımla ilgili yapılacak görüşmenin kamerayla kaydedilmesi şartının hatırlatılması üzerine de şunları söyledi:
''Anamuhalefet partisinin liderine benim yazdığım mektup, bu sorularınızın cevabını zaten kapsamaktadır. Anamuhalefet partisi liderinin talep ettiği kamera konusu, vesaire zaten sizler gereğini yazıp çiziyorsunuz. Ben de çok şeyleri bu arada öğrenmiş oluyorum. Cevabımı verdiğimde zaten bu görüşmeyle ilgili, niteliği de ortada olacak.

Belki de kendilerini bir telefonla da arayıp, görüşmemizin nasıl çok daha sağlıklı olabileceği hususunu kendisiyle telefonda bir tezekkür etmeyi de düşünüyorum.''
Başbakan Erdoğan, Baykal ile görüşmenin hangi tarihte yapılacağına ilişkin soruya da ''Açıklayacağız'' yanıtını verdi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Anadolu Kartalı'' tatbikatının uluslararası bölümünün ertelenmesi ile ilgili olarak ''Türkiye güçlü bir ülkedir kendi kararını kendisi verir. Birilerinin tavsiyesi veya birilerinin talimatı ile Türkiye karar vermez, karar almaz'' dedi.Erdoğan, Irak'a gerçekleştireceği ziyaret öncesinde Esenboğa Havalimanı'nda açıklamalarda bulundu ve gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Terör örgütü PKK'nın üst düzey yöneticilerinin mal varlıklarına ABD'de el konulmasına ilişkin bir soru üzerine Erdoğan şunları söyledi:

''Bunlar bizim yıllar yılı konuştuğumuz konular. Terör örgütünün en önemli gelir kaynaklarından bir tanesi uyuşturucudur. Bunun Amerika ayağının bu şekilde olduğunun Amerikan yönetimi tarafından ortaya konmuş olması önemliydi. Ama bunun Avrupa ayağı var. Avrupa ayağı çok daha farklı, çok daha güçlü. Aslında Avrupalı dostlarımıza biz bunları yıllardır söylüyoruz. 'Bakın' diyoruz 'Burada böyle bir durum var. Bu işin sermaye boyutunu uyuşturucu kaçakçılığı, insan kaçakçılığı buna benzer bir çok gayrimeşru yollar teşkil ediyor. Bunların üzerinde hassasiyetle durmanız lazım'. Hatta bir zamanlar çok ciddi paralar da yakalandı ama bu paralar maalesef farklı yöntemlerle farklı yollarla yine onlara iade edilme durumuna gidildi. Temenni ederiz ki Avrupalı dostlarımız da bu yanlışı görerek gerekli tedbirleri... Bunu dondururlar mı, farklı adımlar mı atarlar, bu adımları da bekleriz.''

ANADOLU KARTALI TATBİKATI

Erdoğan, bir gazetecinin ''İsrail'le Türkiye arasında tatbikat gerginliği yaşanıyor. Dün de İsrail'in Türkiye'ye Neronları teslim etmeyeceği bilgisi geldi. Bunları nasıl değerlendiriyorsunuz?'' sorusuna da şu yanıtı verdi:

''Ben konuyla ilgili düşüncelerimi daha önce açıkladım. Dışişleri Bakanlığımız bir cevabı oldu. Fakat ben çok açık ve net bir şey söyleyeyim, her siyasi iktidarın kendi ülkesindeki kamuoyunun yaklaşımlarını halkının taleplerini göz önünde bulundurma mecburiyeti vardır. Bakın mecburiyeti vardır, diyorum. Ben halkımın taleplerini bir kenara koyamam halkımın talebi bu istikamettedir. Daha önce verilen eğitim çalışmalarıyla ilgili konuda bile bu hassasiyeti gösterdiler. Ama biz bu konuda Silahlı Kuvvetlerimizin de yaptığı açıklamalarla bu konudaki tavrımızı söyledik. Fakat tatbikat konusuyla alakalı olarak da bunun şu anda yapılamayacağını bunun İsrail dışındaki katılan ülkelerle yapılması veya ertelenmesi konusunu söyledik. Bu yaklaşım makul karşılandı ve böylece biz eğer yaparsak bunu sadece Türkiye olarak tek başımıza yaparız ama aksi bir halde de bizim için bu bir kıyamet değildir. Şunun bilinmesini isteriz, Türkiye güçlü bir ülkedir, kendi kararını kendisi verir. Birilerinin tavsiyesi veya birilerinin talimatı ile Türkiye karar vermez, karar almaz.''

Türkiye ile İsrail arasında Neronlarla ilgili ve başka konularda da birçok anlaşma bulunduğunu belirten Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:''Bunun tabii uluslararası hukuk noktasında da bağlayıcılıkları var ama şu ana kadar bana gelmiş resmi bir bilgi yok. Sadece dün aldığım bir bilgi, İsrail radyosu böyle bir şey söyledi noktasında... Ben medya üzerinden bu tür konuları değerlendirmem ama bu konuda resmi bir bilgi bize ulaştığında bizim Dışişleri Bakanlığımız bu konuda çalışmalarını yapar, hukuk noktasında bu konudaki çalışmaları yaparız. Milli Savunma Bakanlığımız, Silahlı Kuvvetlerimiz biraraya geliriz, çalışmalarımızı yaparız. O zaman da bununla ilgili gerekli açıklama yapılır.''
Erdoğan, ''Temenni ediyorum ki gerek heyetimizin teşkili gerek görüşeceğimiz dosyaların kabarıklığı bakımından Irak'a adeta bir dostluk çıkarması gerçekleştiriyoruz ve hedefimiz de budur'' dedi.
Başbakan Erdoğan, Irak'a hareketi öncesi Esenboğa Havalimanı'nda düzenlediği basın toplantısında, bugün Türkiye ve Irak arasında 44 mutabakat muhtırasının imzalanacağını belirtti.
Başbakan El Maliki ile başkanlık edeceği ortak kabine toplantısının ardından sonuçlandırılmış metinlerin de imzalanacağını belirten Erdoğan, şunları söyledi:

''Bildiğiniz gibi bölgemizde bir ilk teşkil eden yüksek düzeyli stratejik işbirliğinin temel hedefi Türkiye ile Irak arasında kapsamlı bir ekonomik bütünleşmenin, dayanışmanın tesisidir ve buna benzer adımları önce Irak'la attık ardından Suriye ile bu adımı attık daha sonra Rusya Federasyonu ile bu adımı attık ama Rusya Federasyonu ile hemen şu anda uygulamaya geçmiş bir durum söz konusu değil. Ama bunun da adımını Sayın Putin'in ziyaretinde ilk olarak o gün anlaşmaları imzaladı şimdi kabul gördü.
İnşallah buna benzer bir süreci Rusya Federasyonu ile aramızda işleteceğiz ve Orta Doğu'da örnek bir işbirliği mekanizması olmasını arzuladığımız Stratejik İşbirliği Konseyi'nin bir diğer modeli ile alakalı 2 gün önce Suriye'de Dışişleri Bakanımın orada riyasetinde hayata geçirdik. 13 Ekimde bakan arkadaşlarımızın Suriyeli meslektaşları ile önce Halep'te ardından Gaziantep'te gerçekleştirdiği ayrıntılı istişareler bölgemizde kalıcı bir refah ortamının teşkili açısından tarihi önem taşımaktadır. Irak ile Suriye komşu ülkelerimiz... Sınır noktasında aramızda çok çok uzun sınırlarımızın olduğu iki ülke ve bu Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseylerinin çalışmaları ülkemizin çevresindeki barış ve istikrar kuşağının kuvvetlendirilmesini de sağlayacaktır.''

Yapılacak ortak kabine toplantısının ardından imzalanacak muhtıraların Irak ile işbirliğinin geliştirilmesi bakımından stratejik bir önem taşıdığını ifade eden Başbakan Erdoğan, ulaşım, sağlık, tarım, enerji ticaret, müteahhitlik sektörü, eğitim gibi birçok alanda imzalanacak anlaşmaların detaylarının daha sonra ilgili bakanlıklar tarafından kamuoyu ile paylaşılacağını söyledi.

STRATEJİK İŞBİRLİĞİ KONSEYİ KAPSAMINDA ELE ALINACAK KONULAR

''Irak'ın kuzeyinden kaynaklanan ve ülkemizi tehdit eden PKK terörü de Stratejik İşbirliği Konseyi kapsamında ele alacağımız önemli konu başlıklarından biri olacaktır'' diyen Erdoğan, ''Terörle mücadelede etkin sonuç alınmasını sağlayacak tedbirleri uygulamaya koyduğumuz süreç çerçevesinde Irak hükümetinin somut ve kuvvetli işbirliğini ve desteğini beklediğimizi Irak'taki temaslarımızda gündeme getireceğiz. Kaldı ki bu güne kadar yaptığımız çalışmalarda bu konuda Irak merkezi hükümeti olumlu yaklaşımını sürekli ortaya koymuştur ve bunu da çok açık net göstermiştir'' diye konuştu.
Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi çalışmalarından ayrı olarak kendisinin Irak Başbakanı Nuri el Maliki, Cumhurbaşkanı Celal Talabani ve yardımcıları Tarık Haşimi, Adil Abdülmehdi ve Meclis Başkanı Ayad el Samarrayi ile ikili görüşmeleri olacağını bildiren Erdoğan, görüşmelerde Irak'taki son durum ve bölgedeki gelişmeleri ele alacaklarını da anlattı.

''SON YILLARIN EN ÖNEMLİ TEMASLARINDAN BİRİ OLACAĞINA İNANIYORUM''

Ocak ayında Irak'ta seçimlerin yapılacağını anımsatan Başbakan Erdoğan, yaptıkları ziyaretin bu bakımdan farklı bir anlamı olduğunu bildirdi.''Temenni ediyorum ki gerek heyetimizin teşkili gerek görüşeceğimiz dosyaların kabarıklığı bakımından Irak'a adeta bir dostluk çıkarması gerçekleştiriyoruz ve hedefimiz de budur'' diyen Erdoğan, şöyle devam etti:

''Irak'ın dirliği, beraberliği, çok daha kısa zamanda değişim dönüşümünün sağlanmasına Türkiye olarak gerek tarihten gelen gerek değerler açısından olan birlikteliğimiz noktasında da bir dayanışmanın, bir paylaşımın bu noktada sağlanmasıdır. Bu yoğunlukta bir program ve kalabalık heyetle son yılların en önemli temaslarından biri olacağına inanıyorum. Yanımızda tabii çok ciddi sayıda bir iş adamları grubunu götürüyoruz ve iş adamlarımız da yine orada muhataplarıyla ilgili oradaki bakanlarla aynı zamanda bakan arkadaşlarımızın riyasetinde toplantı yapacaklar ve temenni ederim ki sektörel anlamda da onların bazı anlaşmaları gerçekleştirmeleri büyük önem arz etmektedir.'' Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye-Ermenistan milli futbol maçına ilişkin, ''Sayın Sarkisyan'ın Ermenistan'dan buraya gelişinin ne tür sıkıntılar içerisinde olduğunu eğer süreci yakından takip ettiyseniz hepiniz görürsünüz. Kendi içinde Sayın Sarkisyan'ın da sıkıntıları var. İşte dünyada diasporanın dolaştığı ülkelerde ne gibi yaklaşımlar sergilediğini gördünüz, gördük'' dedi.Başbakan Erdoğan, Irak'a hareketinden önce gazetecilerin sorularını yanıtladı.Bir gazetecinin, ''Ermenistan maçı ve Türkiye-Ermenistan ilişkileri'' konusundaki sorusu üzerine, Erdoğan şunları söyledi:

''Başından beri ifade ettiğimiz gibi bunlar tabii bir sürecin olumlu, farklı bir başlangıcı. Bunlar, iki Ermenistan maçıyla başlamış bir süreç değil. Sürecin daha eskisi var. AK Parti iktidarıyla başlayan bir süreç. Biliyorsunuz göreve geldiğimiz andan itibaren başlığımız neydi? Biz düşman kazanmaya değil, dost kazanmaya geldik. Düşmanlıkları ortadan kaldırarak dostlukları tesis etmeye geldik. Bu konuda sadece Ermenistan konusu yok. Aynı şey Kıbrıs'ta da çok açık, net ortaya koyduk ve ne dedik 'biz her zaman bir adım önde olacağız' ve bunu her alanda kuzeyde, güneyde, doğuda, batıda her yerde bugüne kadar yaptık, yapıyoruz ve yapmaya da devam edeceğiz.

Ermenistan da bunlardan bir tanesi. Kaldı ki bugün bizim ülkemizde Ermeni vatandaşlarımız var ve bunlarla iç içe herhangi bir sıkıntı yaşamadan, hayatı devam ettiriyoruz, ettireceğiz. Onların herşeyiyle, güvenliği, inancı bizim güvencemiz altında. Bunun sorumluluğu, mesuliyeti içerisindeyiz. Bu konuda da en ufak farklı bir düşünce söz konusu değildir. Zaman zaman bazı istenmeyen olumsuz şeylerin olması Ermeni vatandaşlarımıza karşı bir tavır olarak değerlendirilemez. Yani böyle bir değerlendirmenin içerisine girmek de Türk milletine ve Türkiye'ye haksızlık olur.''

''TÜRKİYE BİR HUKUK DEVLETİDİR''

Başbakan Erdoğan, Türk vatandaşlarının başka bir ülkede haksızlığa uğradığı zaman bunu Türk milletine karşı yapılan bir haksızlık olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, şöyle devam etti:
''Bunlar kişisel, bireysel yanlışların bir tezahürü olarak ortaya çıkmaktadır. Zaman zaman bunların kurumsal bağlantılarının olduğunu da görüyoruz, teşhis ediyoruz. Onların üzerine de ona göre gidiliyor, gidilmektedir, gidilecektir de. Türkiye bir hukuk devletidir, bunu unutmayalım. Bir hukuk devleti olmanın da teminatı olarak bizler bu işi en sağlıklı, ciddi olarak tutabiliriz diye yasamayla, yürütme olarak, bakın bunun altını çiziyorum, biz elimizden geleni yapıyoruz. Yargı sürecine bizim bir müdahale yetkimiz yoktur. Böyle bir hakkımız da yoktur. Türkiye, kuvvetler ayrılığı prensibinden hareketle çalışmalarını sürdürüyor, sürdüreceğiz.

Dün akşamki maçla ilgili de çok spekülasyonlar oldu. Fakat Sayın Sarkisyan'ın Ermenistan'dan buraya gelişinin ne tür sıkıntılar içerisinde olduğunu eğer süreci yakından takip ettiyseniz hepiniz görürsünüz. Kendi içinde Sayın Sarkisyan'ın da sıkıntıları var. İşte dünyada diasporanın dolaştığı ülkelerde ne gibi yaklaşımlar sergilediğini gördünüz, gördük. Aynı şekilde kendi ülkesindeki muhalifleri tarafından ne gibi sıkıntılarla karşı karşıya olduğunu hep beraber izledik. Ülkemizde de maalesef buna benzer muhalif gruplar var ama bu muhalif gruplara karşı hükümet olarak elimizden gelen tüm tedbirleri aldık ve bu tedbirler alınarak da bu milli maç gerçekten gayet güzel bir hava içerisinde, bir dostluk içerisinde cereyan etti ve bizler de bu maç sebebiyle gerçekten mutluyduk.''

Stadın tıklım tıklım dolu olmasına rağmen bu statta Türk misafirperverliğinin en güzel şekilde ortaya koyan Bursalılara ve Bursa dışından gelen vatandaşlara teşekkür eden Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:

''Ev sahipliğini en güzel şekilde ortaya koyan vatandaşlarıma, Bursalı kardeşlerime, Bursa dışından da maçı izlemeye gelenler oldu. Tüm halkıma burada çok çok teşekkür ediyorum. Çünkü bu tür zamanlar hakikaten kitle psikolojisinin de gereği olarak çok çok böyle farklı refleksler ortaya koymaya müsait zamanlardır ama ne Bursa halkı ne de Bursa'nın dışından gelen vatandaşım böyle bir oyuna gelmediler ve ne deniyorsa anında buna uydular. FİFA'nın son anda göndermiş olduğu yazı, medyada yer aldığından itibaren bir anda oradaki seyircilerin bu konudaki yaklaşım tarzının da nasıl değiştiğini görmek bizi ayrıca mutlu etti. Bundan dolayı da vatandaşlarıma gerçekten çok teşekkür ediyorum. Bu ayrıca, birliğin, beraberliğin, dayanışmanın provokatif yaklaşımların bozulması anlamına gelir ki işte bizim beraberliğimiz budur ve bunu her zaman başarıyla sürdürmemiz lazım. Bu misafirperverlikten dolayı çok teşekkür ediyorum.''

BAYKAL YAZILI AÇIKLAMA YAPTI


Bu arada CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya gelmesine ilişkin olarak, ''Sayın Başbakan'ın telefon açma zahmetine katlanması için bir neden yoktur. Özel kalem müdürüne vereceği bir talimatla bize ziyaret gün ve saatini bildirmesi yeterli olacaktır'' dedi.
Baykal, yaptığı yazılı açıklamada, Başbakan Erdoğan'ın bir araya gelmelerine ilişkin sözlerini değerlendirdi. Baykal, şunları kaydetti:

''Sayın Başbakan Irak'a giderken beni telefonla arayıp görüşmemizin nasıl çok daha sağlıklı olabileceği hususunu tezekkür etmeyi düşündüğünü söylemiş.

Sayın Başbakan'ın açılım konusunu görüşmek üzere randevu talep eden mektubuna verdiğim yanıtta bu görüşmeyi televizyon kaydı altına alınan baş başa, ikili bir görüşme olarak yapabileceğimiz ifade edilmiştir.Bu durumda Sayın Başbakan'ın telefon açma zahmetine katlanması için bir neden yoktur.
Sayın Başbakan'ın özel kalem müdürüne vereceği bir talimatla bize ziyaret gün ve saatini bildirmesi yeterli olacaktır''

BİZE ULAŞIN