Başbakan Erdoğan ABD'ye gitti

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Barack Obama'nın davetlisi olarak özel ''ANA'' uçağı ile 11.55'te bu ülkeye hareket etti.

Pazar 06.12.2009 00:00
Son Güncelleme: Pazar 06.12.2009 13:36
ABONE OL
Başbakan Erdoğan'ı Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi'nden Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, İstanbul Valisi Muammer Güler, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın ve diğer ilgililer uğurladı.

Erdoğan ile birlikte eşi Emine Erdoğan, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Bayındırlık ve İskan Bakanı Mustafa Demir, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Tüzmen, Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Aslan Güner ve gazeteciler de ABD'ye gitti.

Başbakan Erdoğan, hareketinden önce gezisiyle ilgili açıklamalarda bulunarak, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

"AFGANİSTAN'DA YAPACAĞIMIZI ZATEN YAPIYORUZ"
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin Afganistan'a asker göndermesi konusunda, "Biz Afganistan'a yapacağımızı zaten yapıyoruz" dedi.

Erdoğan, ABD ziyareti öncesinde İstanbul Atatürk Hava Limanı'nda hareketinden önce yaptığı açıklamada, Afganistan'a asker gönderilmesi konusunda şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bunun dışında Afgan ordusuna eğitim verebiliriz. Silahlı kuvvetlerimiz talep gelmeden 700 civarında olan asker sayımızı bin 750 civarına çıkardık. Şu anda biz orada yapabileceğimiz yapıyoruz. Bunun dışında 'ne olur?' diyecek olursanız Afgan ordusuna eğitim verme imkânımız var onu yapabiliriz.

Silahlı kuvvetlerimiz buna hazır aynı şekilde emniyet teşkilatımız da buna hazır. Altyapı konusunda orada çok önemli çalışmalarımız oldu. Şu ana kadar 150 milyon dolarlık yatırımımız var. Bütün bunlar Afgan halkı ile tarihten gelen yakınlığımızın geleceğe taşınması ile ilgili olarak atılmış adımlardır."

"İKİ ÜLKE İLİŞKİLERİNİN DAHA DA GÜÇLENDİRİLECEĞİ KANAATİNDEYİM"
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ABD ziyaretinin, iki ülke ilişkilerinin daha da güçlendirilmesi, Türkiye-ABD iş birliğinin geliştirilerek çeşitlendirilmesi, örnek bir düzeyde olan siyasi ve askeri iş birliğinin atılacak bazı somut adımlarla iktisadi ve ticari ilişkilere yansıtılması açısından faydalı olacağı kanaatinde olduğunu bildirdi.

Erdoğan, ABD'ye hareketinden önce, Atatürk Havalimanı'ndaki Devlet Konukevi'nde ziyaretine ilişkin açıklamalarda bulundu. Erdoğan, beraberindeki heyetle birlikte önce ABD'ye ardından da Meksika'ya gideceğini, ABD Başkanı Obama'nın davetlisi olarak 6-8 Aralık tarihlerinde gerçekleşecek bu ziyaret çerçevesinde yarın Obama ile önce kısıtlı katılımlı bir görüşmesi olacağını, daha sonra çalışma yemeğinde bir arada olacaklarını bildirdi. Erdoğan, buna müteakiben ABD Kongresi'nin önde gelen üyeleriyle de görüşmeyi planladıklarını söyledi.

Washington'da yapacağı temaslarda iki yakın müttefik ve Başkan Obama'nın deyimiyle ''model ortak'' olan Türkiye ve ABD arasındaki ikili ilişkilerin geleceğine yönelik görüş alışverişinde bulunacaklarını belirten Erdoğan, iki ülkenin ortak gündeminde yer alan ve yakın işbirliği sürdürülen bölgesel ve uluslararası konularda, uluslararası birlikte yürütülen çalışmalar ve iki ülkenin stratejik ortaklığı gereği olarak atılan adımların görüşüleceğini ifade etti.

Erdoğan, şunları kaydetti:

''Öncelikle orta gündemimizde yer alan ve yakın işbirliği sürdürdüğümüz Irak, Afganistan, Pakistan, Orta Doğu, Doğu Akdeniz, Balkanlar ve Kafkasları kapsayan geniş coğrafyadaki gelişmelerle, terörizmle mücadele, kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesi, küresel mali kriz, iklim değişikliği ve enerji arz güvenliği gibi çeşitli güncel konularda görüş teatisinde bulunacağız. Ziyaret sırasında yapacağım görüşmelerde Alman Marshall Vakfı, Johns Hopkins Üniversitesi ve Siyaset, Ekonomi, Toplum Araştırmaları Vakfı gibi kuruluşlarda yapacağım konuşmalarda ve medya ile temaslarımda ülkemizin dış politikasına yönelik temel mesajlarımız nelerdir bunları vermeye gayret edeceğiz.

ABD'de de yeni yönetimin göreve gelmesinden kısa bir süre sonra Başkan Obama'nın ülkemize yaptığı ilk deniz aşırı ikili ziyaretinin ardından çeşitli düzeylerde yapılan temaslarda Türkiye ve ABD ilişkilerinde önemli bir ivme yakalanmıştır. Ziyaretim, bu ivmenin sürdürülmesi ve iki ülke ilişkilerinin daha da güçlendirilmesi, Türkiye-ABD iş birliğinin geliştirilerek çeşitlendirilmesi örnek bir düzeyde olan siyasi ve askeri iş birliğimizin atılacak bazı somut adımlarla iktisadi ve ticari ilişkilerimize yansıtılması açısından faydalı ve zamanlı olacağı kanaatindeyim.''

Washington'daki programının ardından Meksika Cumhurbaşkanı Felipe Calderon'un davetlisi olarak 8-10 Aralık 2009 tarihlerinde Meksika'yı ziyaret edeceğini hatırlatan Erdoğan, yaklaşık 10 yıldan sonra bu ülkeyle Başbakan düzeyinde gerçekleşecek ilk ziyareti oluşturacak bu ziyaret çerçevesinde 9 Aralık Çarşamba günü Cumhurbaşkanı Calderon ve Senato Başkanı ile ayrı ayrı görüşmeyi öngördüğünü söyledi.

Erdoğan ayrıca, Meksika Üniversitesi'nde ve Meksika Ticaret ve Sanayi Odası'nın düzenleyeceği ayrı bir etkinlikte Meksika'nın önde gelenlerine hitap etme imkanı olacağını kaydetti.

Meksika temaslarında iki ülkenin ortak gündeminde yer alan bölgesel meseleler, G-20, BM Güvenlik Konseyi ve OECD çerçevesindeki iş birlikleri, ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesi, uyuşturucu ve organize suçlarla mücadele, enerji arz güvenliği gibi çeşitli konularda görüş alışverişinde bulunacaklarını ifade eden Erdoğan, ''Meksika ziyaretim Latin Amerika ile ilişkileri geliştirmek üzere hayata geçirdiğimiz ve Latin Amerika ve Karayipler bölgesine açılım stratejimiz kapsamında önümüzdeki dönemde gerçekleştirmeyi öngördüğüm temasların ilk durağı olacaktır. Bu ziyaret sırasındaki temaslarımda coğrafi uzaklığa rağmen birçok benzerlikler ve işbirliği imkanları bulunan Türkiye ve Meksika arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi hususunu özellikle ele almayı düşünüyoruz'' diye konuştu.
Başbakan Erdoğan, 10 Aralık Perşembe günü Türkiye'ye dönmek üzere Meksika'dan ayrılacağını söyledi.

"DOĞMAMIŞ ÇOCUĞA DON BİÇİLMEZ"
Bir gazetecinin, ''DTP'nin kapatılması Anayasa Mahkemesi'nde görüşülecek. Bu konuda 'Sine-i millete döneriz' açıklması oldu. Ne düşünüyorsunuz?'' sorusuna Erdoğan, ''Doğmamış bir çocuğa don biçilmez. Bu kararı verecek olan merci Anayasa Mahkemesi ve şu anda Anayasa Mahkemesi'nin bu konudaki kararı nedir, ne değildir? Bunu ben bilemem. Fakat, parti kapatmalarla ilgili bizim düşüncemiz bellidir.

Daha önce bunları defaten açıkladık. Temenni ederim ki verilecek karar ülkemiz için hayırlı olur. Sine-i millet deyince, sine-i millet hiçbir siyasi partinin tasarrufu altında değildir. Sine-i millet kimleri kabul eder, kimleri kabul etmez? Bunun ölçüsü seçimden seçime sandıklarda görülür. Onun için de tabii sine-i millete dönmek, sine-i milletin göstereceği kabul, o halkımıza ait bir tasarruftur. Ve onun üzerinde de hiçbir siyasi liderin irade beyanı söz konusu olamaz'' yanıtını verdi.

Erdoğan, ''Dün ilk kez kuvvet komutanları Ağır Ceza Mahkemesinde ifade verdiler. Baykal da hükümetin orduya karşı asimetrik psikolojik harekat içinde olduğunu söyledi. Bunun hakkındaki düşünceleriniz nedir?'' sorusu üzerine de bunun yargıda olan bir süreç olduğunu hatırlatarak, şöyle konuştu:

''Yargı süreci üzerinde Sayın Baykal çok rahat tasarruflarda bulunabiliyor. Maalesef medya da bu tür tasarruflarda çok rahat bulunabiliyor. Defaatle bu konuda açıklamalar yaptık. Lütfen kimse, ne siyasetçiler, ne medya mensupları yargıya intikal etmiş bu konularda bırakalım yargıyı kendi haline, yargı nasıl tasarrufta bulunacaksa hukuk çerçevesi içinde, bu tasarrufu yargı yapsın. Bu konularda hiçbirimiz konuşmayalım. Ve Anayasa'nın bu konuda belirleyici hükümleri var. Belirleyici hükümlere rağmen gördüğümüz gibi kalkıp ana muhalefet lideri her zaman yaptığı gibi bu tür açıklamaları, bu tür müdahaleleri yine aynı şekilde yapıyor. Ben bunları doğru bulmuyorum. Bunları çirkin buluyorum. Özellikle kuvvetler ayrılığı prensibinin egemen olduğu demokratik bir toplumda yargı erkine müdahale olarak görüyorum.''

''KİMİLERİNİN ETEĞİNDEN KİMİLERİNİN DE PAÇALARINDAN DÖKÜLÜYOR''
DTP'nin ''bizim için demokratik açılım bitti'' açıklamasının güneydoğuda açılıma desteği azaltma ihtimalinin olup olmadığına yönelik bir soru üzerine Erdoğan, ''Bu konuda, milli birlik ve kardeşlik projesiyle ilgili olarak, demokratik açılım süreci konusunda herkesin taşları eteğinden dökülüyor. Kimilerinin de paçalarından dökülüyor. Burada böyle bir durumu görüyoruz'' dedi.

Bunun bir devlet projesi olduğunu, muhatabının 72 milyon Türk vatandaşı olduğunu daha önce söylediklerini kaydeden Erdoğan, bu konudaki çalışmaları gerek hükümet, gerek AK Parti, gerekse sivil toplum örgütlerinin, sözü olan herkesin bu sürece katkı vermesi temennisini dün belirttiğini hatırlattı.

Erdoğan, ''Bundan sonraki süreçte de bizler yollara döküleceğiz ve 780 bin kilometrekarelik vatan topraklarında bunları 72 milyon vatandaşımıza anlatmanın gayreti içinde olacağız'' diye konuştu.

''Bir ABD seyahatinizde ilk kez Genelkurmay İkinci Başkanı da heyette yer alıyor. Terörle mücadele ve askeri iş birliğinde yeni bir konsept söz konusu olabilir mi?'' şeklindeki soru üzerine Erdoğan, 2007 yılında da heyette dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Ergin Saygun'un yer aldığını hatırlatarak, ''Şu anda gündemimizde Afganistan var. Kuzey Irak var. Türk Silahlı Kuvvetlerimizin temsilcileriyle bunları görüşmekten daha doğal bir şey olamaz'' dedi.