"Gerekirse çocukları ailelerinden alırız"

Perşembe 10.12.2009 00:00
Son Güncelleme: Perşembe 10.12.2009 18:31
ABONE OL
Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, polise taş atan çocukların anne ve babalarını uyararak, gerekirse çocukları devlet korumasına alıp velayet haklarını onlardan alabilecekleri uyarısında bulundu.

Bakan Çubukçu, özellikle son günlerde tırmanan sokak çatışmalarında polise taş atan çocukların anne ve babalarına seslendi.

Milli Eğitim Bakanı Çubukçu, çocuklarını koruyamayan anne ve babaların velayet haklarının ellerinden alınması ve çocukların devlet korumasına alınması konusunda artık bir kanunun olduğuna dikkat çekti. Bu koruma kanununun 2005 yılında çıktığını hatırlatan Bakan Nimet Çubukçu, çocukların ailelerinin malı olmadığını ve tasarrufları altında olduklarının denmemesi gerektiğine işaret etti. 4 Mayıs 2009 tarihinde 44 kişinin katledildiği Mardin'in Mazıdağı ilçesi Bilge köyünü ziyaret eden Bakan Nimet Çubukçu, geride kalan 62 yetim çocuğun eğitim göreceği 24 derslikli Bilge Köyü İlköğretim Okulu'nun açılışını yaptı. Sade bir törenle açılışı yapılan okulda, eğitim ve öğretim görecek yetim çocuklarla ders başında kısa süre sohbet eden Bakan Çubukçu'nun, "Ne olmak istiyorsunuz?" sorusuna çocukların birçoğununun savcı ve hakim olmak istediklerini söylemeleri dikkatini çekti. Okul açılışının ardından gazetecilerin gündeme dair sorularına yanıtlar veren Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu şunları söyledi:

"Çocukların kent merkezlerinde polise taş atmasını kimse tasvip etmez. Bir an önce çocukların bu tür eylemlerden vazgeçmeleri gerekir. Ülkenin selameti açısından bir an önce herkesin bu tür eylemlerden vazgeçmeleri gerekir. Her şeyden önce çocukları korumak anne ve babaların görevidir. Çocuklarını koruyamayan anne ve babaların velayet haklarının ellerinden alınması ve çocukların devlet korumasına alınması konusunda artık bir kanunumuz var. Koruma kanunu 2005 yılında çıkmıştı. Yani artık aileler çocuklar malım mülküm diyerek, tasarrufum altında dememelidir. Onların eğitim haklarını ellerinden alıp onları suçta kullanmak gibi. Çocuklar, aileleri tarafından en çok güven duymaları gereken yerde suça teşvik ediliyorlar. Dolayısı ile bu ailelerin bu tutumdan vazgeçmeleri gerekir. Bilge köyündeki çocukların savcı ve hakim olmak istemeleri çok manidar. Çocuklar hakim ve savcılar suçluları hapse koyar, iyi olanları korur diyorlar. Aslında çocukların yaşadıkları travmanın en güzel cevabı bu. Hukuk düzenini savunan çocukların bir daha böyle katliamlar yaşamamasını diliyorum" dedi.

ADANA VALİSİ'NİN AÇIKLAMALARI

Bu arada Adana Valisi İlhan Atış, izinsiz sokak gösterilerinde çocukların ön plana çıkarıldığını, emniyet güçlerinin ellerinden geldiğince müdahalelerde güç kullanmamaya çalıştığını söyledi.

Vali Atış, trafik kazasında hayatını kaybeden gazeteci Seyit Ali Akgül'ün evine taziye ziyareti sırasında, son 5-6 ayda polisin özellikle faili meçhul olayların aydınlatılmasında son derece başarılı bir tablo çizdiğini belirtti.

Dün şehidin cenaze töreninde duygusal anlar yaşadıklarını ifade eden Atış, bunların yaşanan son acı olmasını temenni etti.

Şehidin ailesine ve millete sabır dileyen Vali Atış, ''Sinirlerimize hakim olmamızın zamanıdır. Hiç umudumu kaybetmedim. Bu işi başaracağız. Üzüntüye, endişeye, korkuya kapılmayacağız. Yoksa sağlıklı düşünemeyiz. Aklıselim olarak terörle mücadeleye devam edip teröristle vatandaşlarımızı iyice ayırıp hareket edeceğiz. İnsanın istediği, insan hakları varsa onlar devletimizin meclisinde görüşülüp kabul edilir. Ancak terörle mücadeleyi mutlaka başaracağız'' dedi.

Atış, sokak gösterilerinde son dönemlerde hep çocukların ön planda tutulduğunu anımsatarak, anne ve babaların çocuklarına sahip çıkması gerektiğini söyledi.

Çocukların şiddet ortamından uzak tutulmasında anne, baba ve yakınlara görev düştüğünü ifade eden Atış, şunları kaydetti:

''Benim bildiğim Anadolu erkeği merttir, yapacağını açık seçik yapar, çocukları, hamile kadınları öne sürmez. İnanıyorum ki çocuklarımızı yakın zamanda Çocuk Şubesi, Toplum Destekli Polislik Şubesi'nin çalışmalarıyla şiddet ortamından uzaklaştıracağız. Göçle gelen mahallelerde öğrenci sayısı 127 bin. İlimizde suça karışan çocukların sayısı taş çatlasa 200. İl genelinde öğrenci sayımız 439 bin 600, bundan sadece 200'ü karışıyor. Benim zamanımda sapanla elektrik direklerindeki fincanlara taş atılırdı. Eminim ki şimdi de polis olduğu için taş atmıyor, bunu oyun sanıyor. Hatta belki 'Ulan Hasan beni akşam televizyonda gördün mü?' diyor, 'Ulan gel seni de götüreyim' diyor.''

''SIRÇA KÖŞKTE YAŞIYORUZ''

Atış, doğrudan doğruya Türk polisine taş atma amacı güdenlerin 100 öğrenciden fazla olamayacağını söyledi.Bu çocukları gözlerinde büyütmediklerini belirten Atış, şöyle konuştu:

''Gözümüzde çok büyütürsek telaşa kapılırız. Emin olun hiçbir zaman telaşa kapılmadık. Telaşa kapılsak sert davranırız, çocuklarımızı üzeriz. Bu çocukların arkasına saklanan genç sayısının 150-200 civarında olduğunu düşünüyoruz. Bizim genç sayımız 600 bindir. Belki daha fazladır. Emin olun Adana çok iyi durumda. Ama bilesiniz ki bize gelen emirler, kanunlarla bu işi sıkı tutuyoruz. Sizlerin endişelerini gidereceğiz, daha rahat sağlıklı günlerimiz olacak. 75 milyonuz. Sırça köşkte yaşıyoruz. Sırça köşkte yaşayanların camlarına taş atarlar. Bizim de görevimiz taş atanların camı kırmasını önlemektir. Biz bu işi başaracağız. Gece gündüz düşünüyor, tedbirlerimizi alıyoruz.''

Vali Atış, Adana'da yürekleri sıkacak, huzuru kaçıracak olayları önleyeceklerini, bunun göstergesi olarak düzenlenen operasyonlarda 25 kişinin adliyeye sevk edildiğini, 5 kişinin tutuklandığını bildirdi.

''ÇOCUKLARLA MUHATAP OLMAK İSTEMİYORUZ''

Çocuklarla muhatap olmak istemediklerini ifade eden Atış, şunları söyledi:
''Bize göre onlar maşa. Maşayı tutanı bulmalıyız. Bir kısmını bulduk. Çocuklarımızı maşa olarak kullanmak isteyenlerinde peşinde olduğumuzu bilmenizi isteriz. Huzuru bozmaya fırsat vermeyeceğiz. Vatandaş da vatandaşlığını bilecek. Bir yasa var. Devamlı olaya karışan çocukları ailelerinden hakim kararıyla alıp sosyal hizmetler yuvasına verme yetkimiz var. Gerekirse devamlı olaya karışan çocukları ailelerinden alacağız. Aileler çocuklarına sahip çıkacak.''

Terör örgütünün birinci amacının tanınmak olduğunu, bunun da en iyi yolunun polisle kavga etmek olduğunu ifade eden Vali Atış, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının yasal haklarını iyi kullanmalarını temin etmenin görevleri olduğunu, yasa dışına çıkmaya çalışanları MOBESE, gezici kameralarla tespit edip adaletin önüne çıkardıklarını söyledi.

Atış, Adana basınının son derece soğuk kanlı davrandığını vurgulayarak, ''Bu bir satranç oyunu. Türk milleti de Türkiye Cumhuriyeti de satranç oynamayı iyi bilir. Bu işi başaracağız'' dedi.