"Açılımdan geri dönüş yok"

Perşembe 17.12.2009 00:00
Son Güncelleme: Perşembe 17.12.2009 21:11
ABONE OL
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Konya'da soruyorum; 30 yıldır bu ülkede devam eden terörden kim kazandı? Türk mü Kürt mü Alevi mi Sünni mi kim kazandı? Doğu mu Batı mı kazandı kim kazandı? Kimin kazandığını ben sizlere söyleyeyim silah satan, mayın satan kazandı, uyuşturucu pazarlayan kazandı'' dedi.

Erdoğan, Kültür Park'ta düzenlenen, çeşitli tesislerin toplu açılışı ve 2 bin 282 TOKİ konutunun anahtar teslim töreninde yaptığı konuşmada, açılışlar dışında kente gelişlerinin bir başka sebebinin olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:

''Bugün Hazreti Mevlana'ın hakka kavuştuğu kutlu gündür. Onun 'Gel' çağrısına uyarak 'kavuşma', 'düğün', Şeb-i Aruz' dediği ve bunu ifa etmek için biz bir kez daha Konyadayız. Kendisini bir kez daha rahmetle, minnetle yad ediyoruz. Onun bize bıraktığı eşsiz esere, mirasa, onun bu bereketli topraklara ektiği fikir tohumlarına, onun bize öğrettiği gönülü kazanma sanatına sımsıkı sarılıyor, onun ışığıyla yolumuzu aydınlatıyoruz.

Ne güzel söylemiş Hazreti Mevlana 'Dert insana yol gösterir'... Biz dertliyiz, biz bu ülkenin dertleriyle dertliyiz. Biz bu milletin dertleriyle dertliyiz. İşte tüm bu dertler bize yol gösterdi. İşte tüm bu dertler bizi yolları düşürdü. 7 yıldır ülkemizin her köşesine ulaşmaya, her bir vatandaşımızın derdini dinlemeye, her bir kardeşimizin derdiyle derlenmeye, dertlerine çare bulmaya çalışıyor, yılmadan, yorulmadan bıkmadan, usanmadan, gece gündüz demeden, yağmur çamur demeden, ülkemizde taş üstüne taş koymaya çalışıyoruz. Mevlana diyor ki 'Yoldaki bir tepecik seni bunaltmasın, zira nice dağlar var önünde'. Evet önümüze çıkan, küçük engellere aldırmıyoruz. Çünkü biz büyük düşünüyor büyük hedefler belirliyor o büyük hedeflere ulaşmak için gayret ediyoruz''

BAŞBAKAN ERDOĞAN'IN KONYA'DA DİKKATİ ÇEKTİĞİ VE 2005 YILINDA DİYARBAKIR'DA YAPTIĞI KONUŞMA

BAŞBAKAN'IN 2005'TE DİYARBAKIR'DA OKUDUĞU ŞİİR


''TARİH BOYUNCA NİCE BADİRELER ATLATTIK'

Hiç bir şeyin milleti bu kutlu yürüyüşünden alıkoyamayacağını vurgulayan Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

''Tarih boyunca nice badireler atlattık, nice engellerle karşılaştık. Allah'ın izniyle hepsini aştık, bugün de aşarız, yarın da aşacağız yeter ki bu özgüvene sahip olalım yeter ki çözebileceğimize inanalım, yeter ki bir olalım, birlikte olalım beraber olalım. Yeter ki kardeşliğimizi, uhuletimizi, dayanışmamazı muhafaza edelim. Bin yıldır biz sofradaki ekmeğimizi aşımızı kardeşlerimizle tereddütsüz paylaştık. Yeter ki ekmeğimizi paylaşmaya, aşımızı paylaşmaya, derdimizi, sevinci ve kederi paylaşmaya devam edelim. Allah aşkına burada Konya'da soruyorum; 30 yıldır bu ülkede devam eden terörden kim kazandı? Türk mü kazandı, Kürt mü Alevi mi Sünni mi kim kazandı? Doğu mu Batı mı kazandı kim kazandı? Kimin kazandığını ben sizlere söyleyeyim silah satan, mayın satan kazandı, uyuşturucu pazarlayan kazandı. Gençlerin kanıyla beslenenler kazandı, şehitleri, dağa çıkanları istismar edenler kazandı. Peki kim kaybetti sen kaybettin ben kaybettim gençler kaybetti gençlerin anneleri, babaları, eşleri masum yavruları kaybetti. Ülke kaybetti, millet kaybetti.''

''BÜTÜN İMKANLARIMIZI SEFERBER EDEREK MÜCADELE EDECEĞİZ''

Başbakan Erdoğan, ''Akıl, mantık, vicdan ve insaf sahibi bir insan bu manzaranın, tablonun böyle devam edip gitmesine rıza gösterebilir mi?'' diye sorarak, şunları söyledi:

''Bu durum böyle devam edebilir mi? Bu statüko bu şekilde sürdürülebilir mi? Gençlerin ölümüne daha ne kadar tahammül edeceğiz. Konya'nın gençlerinin fidan gibi delikanlılarının düğüne gider gibi askere gönderilip, ay yıldızlı bayrağa sarılı tabutlarla dönmesine daha ne kadar katlanacağız? Buradan hiç kimse farklı bir anlam çıkarmasın. Elbette vatanımızı, canımız pahsına savunacağız, elbette terörle bütün imkanlarımızı seferber ederek mücadele edeceğiz. Şu anda Cudi de, Gabar'da Kato'da bütün bu dağlarda Aralık ayının karına, ayazına rağmen kahraman mehmetçiğimiz korucularımız, şehirlerde polisimiz, jandarmamız fedakarca vazife yapıyorlar ama gelinen noktada terörle mücadelenin sadece güvenlik tedbirleriyle başarıya ulaşmayacağı açıkça ortaya çıkmıştır.''

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, terörle mücadelenin birçok boyutu olduğunu belirterek, ''Siz orada binlerce değil milyonlarca Mehmetçiği vazifelendirip ama yoksulluğu tüketemiyorsanız terörü de tüketemezsiniz'' dedi.

Başbakan Erdoğan, Kültür Park'ta düzenlenen, Kültür Park, Teknokent, okullar, yurtlar, Mevlana Kalkınma Ajansının da aralarında bulunduğu çeşitli tesislerin toplu açılışı ve 2 bin 282 TOKİ konutunun anahtar teslim töreninde yaptığı konuşmada, Mevlana gibi bir şahsiyete, ulu insana, kutlu değere sahip olanlara küçük düşünmenin yakışmayacağını söyledi.

Mevlana'nın fikirleriyle nakış nakış işlediği bu toprakların insanına küçük düşünmenin yakışmayacağını vurgulan Erdoğan, ''İşte onun için büyük düşünüyor, büyük adımlar atıyoruz'' dedi.

Erdoğan, şöyle devam etti: ''Biz gücümüzü sizden alıyoruz, biz yetkimizi sizden alıyoruz. Biz sizin iradenizi emanet olarak omuzlarımızda taşıyoruz. Aynı şekilde biz hesabımızı size verir, muhasebemizi sizin önünüzde yaparız. Bugün Konya'daki kardeşlerimle her şeyi açık açık konuşmak, her şeyi istişare etmek, Konyalı kardeşlerimle dertleşmek istiyorum.

Yıllar yılı bu ülke insanının başını yere eğdiler. Dışarıda ülkeyi itibarsız kıldılar, içeride yokluğa, yoksulluğa mahkum ettiler. Çözüm aramak, çözüm üretmek yerine ülkeye yeni sorunlar kazandırdılar. Sorunları çözmek yerine daha da karmaşık, daha da girift, daha da çözümsüz hale getirdiler.

Bu millet her türlü zorluğu, engeli aşacak, her sorunu çözecek güce, iradeye, ferasete, dirayete sahiptir.''
Terörle mücadelede başka tedbirlerin alınmasının, terörle birlikte terörü doğuran nedenlerle de mücadele edilmesinin artık saklanamaz bir gerçeğe dönüştüğüne işaret eden Erdoğan, şunları kaydetti:
''Siz orada hem modern silahları kullanıp, en gelişmiş teknolojiyi seferber edip ama demokratik standartlarınızı yükseltemiyorsanız, insanınıza en geniş manada hak ve özgürlükleri temin edemiyorsanız terörü bitiremezsiniz. Siz orada binlerce değil milyonlarca Mehmetçiği vazifelendirip ama yoksulluğu tüketemiyorsanız terörü de tüketemezsiniz. Nitekim bunların da tüketildiği ülkelerde terörü görüyoruz. Yani terör, bütün bunların olmasına rağmen biter, sıfırlanır diye bir şey yok. Çünkü nemalanmak isteyenlerin, bazı grupların bunları ortaya çıkardığı, meydana sürdüğü olaylardır. Ülkenin tüm kaynaklarını, tüm enerjisini oraya sevk edin ama gönülleri yapamıyorsanız, o insanları kazanamıyorsanız bir katre bile yol alamazsınız.

İşte şimdi biz diyoruz ki farklı adımlarla farklı yollarla bu işi çözmemiz lazım. Bizim yaptığımız terörle topyekun mücadeledir. Çok boyutlu mücadeledir.''

''TERÖR ÖRGÜTÜNÜN TEZLERİNİ ORTADAN KALDIRMAMIZ GEREKİYORDU''

Terörle mücadelenin diplomasi ayağı da olduğunu vurgulayan Erdoğan, 7 yıldır uluslararası her platformda terörü, teröre verilen destekleri anlattıklarını ve teröre destek verenleri uyardıklarını kaydetti. Bu desteklerin büyük ölçüde kesildiğini anlatan Başbakan Erdoğan, bu işin ekonomik ayağı da bulunduğunu bildirdi. Erdoğan, bölgenin ihtiyaçlarını gidermek için 7 yıldır önemli yatırımlar yaptıklarını dile getirerek, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki yatırımların 15 katrilyon liraya yaklaştığını söyledi.
Cumhuriyet tarihi boyunca bu bölgelere bu tür yatırımların yapılmadığını ifade eden Erdoğan, ''Bunu biz yaptık. Niçin? Çünkü terör grupları son 30 yıldır bunu ağırlıklı olarak istismar ediyordu. Ne diyordu? 'Devlet sana okul, hastane, yol yaptı mı? Suyun var mı? Alt yapın var mı?' Bunu söylüyorlardı. Bunu istismar ederek halkı yanlarına çekiyorlardı. Dağa böyle çıkardılar o insanları. Onun için bizim, bu tezlerini ortadan kaldırmamız gerekiyordu. İşte bu adımları attık.

Bu işin kültürel ayağı var. Bölge insanının taleplerini dinledik. Mağduriyetlerini gidermek için samimi çaba içinde olduk. Bu işin psikolojik boyutu var, sosyal boyutu var. Oradaki insanımızı kazanmak için 7 yıl boyunca gayret gösterdik. 7 yıl boyunca hazırlıklarımızı yaptık, süreci olgunlaştırdık, zemini hazırladık ve çözüm için artık somut adımlar atmaya başladık.''

''ŞU BAŞLIĞA İNSAN NASIL KARŞI ÇIKAR?''

Erdoğan, 2005 yılında Diyarbakır'da yaptığı konuşmanın manidar olduğunu ifade ederek, ''Ama ne dediler? 'Peki 2005'den bu yana neredeydin?' Siz neredeydiniz? Biz orada işaret fişeğini attık ve o günden bu yana çalışıyoruz. Son derece samimiyiz, hasbiyiz. Milli birlikten ve kardeşlikten başka hiçbir kastımız yok ama bu ülkeyi maalesef bu kardeşliğe, bu birlik ve beraberlik iklimine kavuşturmak istemeyen siyasiler de var, odaklar da var. İçeride de var, dışarıda da var'' diye konuştu.
Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:

''Bu ülkeyi huzura kavuşturmaktan, bu ülkenin istikrar ve güven ortamını kuvvetlendirmekten, kardeşliğimizi daha da pekiştirmekten başka hiçbir gayesi olmayan iktidarımıza karşı direnç koyma gayreti içerisinde olanlar da var. 30 yıldır 300 milyar dolar kaynağımız terör yüzünden heba oldu. Bu sorun zamanında çözülebilseydi, zamanında görülüp tedbir alınabilseydi bu imkanlarla Türkiye neleri başarabilirdi? Bu kaynaklarla ne kadar yol, ne kadar okul, ne kadar fabrika, baraj yapılabilirdi? Şimdi şuraya Konyalı kardeşimin dikkatini özellikle çekiyorum; biz bu yola çıkarken birlik, beraberlik, bütünlük ruhuyla çıktık. 'Böyle bir milli meseleye, kardeşlik gibi böyle ulvi bir meseleye herkes omuz vermeli, katkı vermeli, destek olmalı' dedik ama ne oldu? Ne olduğunu görüyorsunuz, CHP bu işe yanaşmadı, MHP bu işe yanaşmadı. Böyle çok önemli bir ülke meselesinde kenara çekilmekle kalmadılar yapanı taşlamak, süreci baltalamak, zihinleri bulandırmak, topluma, ülkeye karamsarlık yaymak için de ellerinden geleni yaptılar, yapmaya devam ediyorlar. Yahu milli birlik, beraberlik kardeşlik projesine, şu başlığa insan nasıl karşı çıkar? Bu konuda ne söyleyeceksin, söyle... Neyin var söyle ama söyleyecekleri bir şey yok. Söylemediklerimizle, taahhüt etmediklerimizle bizi yargılamaya, bizi halkımıza o şekilde anlatmaya kalktılar ama benim halkım bu yalanları, iftiraları yutmaz.''

Başbakan Erdoğan, ''Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi''nin bir siyasi partinin projesi değil, devlet projesi, aynı zamanda muhatabı millet olan bir süreç olduğunu vurguladı. Erdoğan, ''Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı'na, halkın oyuyla iktidara gelmiş hükümetine hakaretler ediyorlar. Gergin, öfke ve nefret dolu bir dille ülkeyi gerginliğe sürüklemek için ellerinden geleni yapıyorlar'' dedi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Bu kirli tezgahtarlara asla bu meydanı bırakmayacağız. Bu süreci asla ve asla yavaşlatmayacak, durdurmayacağız. Milli birlikten, kardeşlikten geriye dönüş asla ve asla olmayacak. Durursak ülke kaybeder, yavaşlarsak millet kaybeder, vazgeçersek memleket kaybeder, Konya kaybeder, Konya ile birlikte 80 vilayetimiz kaybeder'' dedi.

Konya'da toplu açılış ve anahtar teslim töreninde konuşan Erdoğan, ülkenin yüksek faiz ve enflasyon yoluyla bedeller ödediğini kaydederek, ''Ama bunlar 'milliyetçiyiz' dediler. O faizi, o enflasyonu neden düşürmediler?'' diye sordu.

Milletin kaynaklarının çarçur edilmesine göz yumulduğunu, hükümeti yüzde 30 enflasyonla devraldıklarını anlatan Erdoğan, şöyle konuştu:

''Şu anda enflasyon nerede? 5.5... Aradaki fark yüzde 25. Bu yüzde 25 enflasyon nerede kaldı? Benim vatandaşımın cebinde kaldı. Enflasyon canavarından hükümetimiz benim vatandaşımı kurtarmış vaziyette. Önce bunlar, bunun hesabını versinler. Bir gecede Merkez Bankası'nı nasıl soyduklarını, onun soyulmasına nasıl müsaade ettiklerini, göz yumduklarını, geçen hafta Meclis'te anlattım, bir şey diyebildiler mi? Şimdi ayın 26'sı var. Bakalım merak ediyorum ne diyecekler? Ama daha söyleyecek çok şeylerimiz var. Ondan sonra çıkın bu iktidarı ihanetle, hıyanetle suçlayın.''

Konuşmasında, Atatürk'ün Konya'daki 5 tarihi eserin acilen tamir edilmesiyle ilgili 19 Şubat 1931'de dönemin Başbakanı İsmet İnönü'ye yazdığı telgrafı okuyan Erdoğan, bu eserlerin kendi dönemlerine kadar köklü bir tamirat görmediğini, ilk kez kendilerinin ciddi olarak bu eserleri ele aldıklarını ve tarihe, kültüre, medeniyete kazandırdıklarını söyledi.

Erdoğan, ''Biz buyuz. Milleti sevmek bu, milliyetçi olmak bu. 3.5 yıllık iktidarları döneminde sadece 46 vakıf eseri onarabilmişler. Biz şu ana kadar tam 3 bin 383 vakıf eserini onardık. Düşünebiliyor musunuz? Çocukların, genç nesillerin hizmetine sunduk. Tarih budur. Bunlara sormayacak mı? Soracak tabii. Benim milletim de soracak, milliyetçiler de bunu soracak'' diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, farklı ülkelerdeki Türk tarihi eserlerini onardıklarını, TRT Türk ile dünyaya kendi dillerinde seslendiklerini anlattı.

''TEZGAHTA PİYASAYA SÜRÜLENLER BAYAT''

CHP'nin 1989'dan beri Doğu ve Güneydoğu meselesine ilişkin raporlar hazırladığını hatırlatan Erdoğan, kendilerinin bu raporlarda şu anda bile kabul edemeyecekleri çok ileri öneriler bulunduğunu belirtti.

Raporlarda, ana dilde eğitimin bile tavsiye edildiğini ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''CHP'ye diyorum ki 'bu raporlarda böyle söylemişsiniz. Şimdi başka söylüyorsunuz.' Tabii bize kızıyor, köpürüyor, kalkıyorlar, oturuyorlar. 'CHP'nin böyle bir raporu yok' diyorlar. Şimdi ben yine söylüyorum. Dün 'acaba yanlış mı yaptık' diye merak ettim, arkadaşlara dedim ki, 'şu CHP'nin web sitesini bir açın'. Hakikaten web sitesini açtık ve baktık ki o raporlar orada duruyor. Kendi partisinin web adresini bilmiyorsa ben şimdi Konya'dan hatırlatıyorum. 'chp.org.tr.' Açsın baksın. Dün baktık ve gördük. Sayın Baykal senin resmi web sitende o raporlar öyle duruyor. Sen neyi inkar ediyorsun? Gerçeklerle neden yüzleşmiyorsun? Kendi kendini neden inkar ediyorsun?''
Hazreti Mevlana'nın, ''İki parmağının ucunu gözlerine koy bir şey göremezsin dünyadan sen. Sen göremiyorsun diye bu alem yok değil ki'' sözlerini hatırlatan Erdoğan, ''Olay bu. İşte muhalefet gözünü kapatmış, başını kuma gömmüş ülkeyi de göremiyor, milleti de göremiyor, bu ülkenin, bu milletin meselelerini de ne yazık ki göremiyor'' dedi.

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Bakın buradan bazı önemli hususları sizler aracılığıyla iletmek istiyorum. Her zaman söylüyorum. Terörden nemalananlar var, gençlerin ölümünü kendileri için çıkara çevirenler var, ülkeyi huzursuzluğa, istikrarsızlığa mahkum edip buradan kendilerine çıkar devşirmek isteyenler var. Yıllarca böyle yapmışlar. Siyaseten, manen, maddeten böylece ayakta kalmışlar. Adeta benim genç yavrularımın, gencecik delikanlıların kanıyla beslenerek bugünlere gelmişler. Şimdi bu çevreler bizim milli birlik ve kardeşlik projemizden rahatsız oluyorlar. Kurdukları kirli çıkar çarkına çomak sokulmasından rahatsız oluyorlar. Ortada çok kirli bir tezgah var. Ama tezgahta piyasaya sürülenler bayat. Kardeşliğimizi, huzurumuzu, birlik ve bütünlüğümüzü bozmaya, sadece akamete uğratmaya dönük kirli bir oyun oynanıyor. Çocuklar istismar ediliyor, gençler kullanılıyor. Hem doğudaki, hem batıdaki insanımız tahrik ediliyor, 'gençlerin kanı aksın, şehitler gelsin, gençler dağa çıksın, ülkenin kaynakları erisin, huzursuzluk devam etsin' diye. Benim milletim bu oyuna, bu tezgaha gelmeyecek. Bu kirli senaryolara alet olmayacak. Bu düzmece provokasyonlara prim vermeyecek, ben buna inanıyorum.''

''TERÖRE HİZMET EDİYORSUNUZ''

''Bu kirli tezgahın içinde bilerek ya da bilmeyerek bazı medya kuruluşları da var'' diyen Erdoğan, ''Ülkede bir kaos, sanki bir çatışma, böyle bir ortam varmış gibi her gün bazı lokal olayları evire çevire tekrar tekrar yaymak suretiyle bakıyorsunuz, Türkiye'nin her yerini adeta bir kan gölü almış götürüyor gibi gösteriyorlar'' diye konuştu.

Alandakilere, ''Konya'da da böyle şeyler var mı?'' diye soran Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Konya burada. Bakıyorsunuz büyük şehirlerimizin herhangi bir yerinde bir lokal olay oluyor. Sanki İstanbul kan gölüne dönmüş, bakıyorsun Adana, İzmir kan gölüne dönmüş. Olayları böyle gösteriyorlar. Rica ediyorum, medyaya bunları söylüyorum. Yanlış yapıyorsunuz, bakın ülkemize, milletimize yanlış yapıyorsunuz. Lütfen bunları döne döne yaymanın, anlatmanın, göstermenin anlamı yok. Yetmiyor arşiv çeviriyorlar, arşivden bazı bilgileri alarak bunları sürekli yayınlıyorlar. Yazıktır. Kime hizmet ediyorsunuz? Teröre hizmet ediyorsunuz, bu kadar açık konuşuyorum. Çünkü terör propagandadan hoşlanır, terör kendi propagandasının yapılmasını ister. Onun adını ne kadar anarsanız, propagandasını ne kadar yaparsanız o kadar mutlu olur. Siz ücretsiz propaganda yapıyorsunuz. Ben yazılı ve görsel medyayı bu noktada tekrar uyarıyorum. Tekrar onlara bunu hatırlatıyorum ama ben bunu söyledim diye onların ne söyleyeceğini biliyorum. Yine bu akşam yapacakları bütün toplantılarda 'Başbakan bunlardan hoşlanmıyor' diyecekler. Bunu da biliyorum. Ama bu gerçeği de söylüyorum, söylemek zorundayım. Çünkü bunun özgürlüklerle basın özgürlüğüyle alakası yok. Basın özgürlüğü demek, ülkesinin geleceğini karartmaya yardımcı olmak demek değildir. Altını çiziyorum, bilerek ya da bilmeyerek medya bu kirli tezgahın değirmenine lütfen su taşımasın. 'Açılım kapandı, açılım durdu' diyenler bu hükümetin, bu milletin kararlılığını göremiyorlar, görmek istemiyorlar. İşte Meclis'te söyledim. 'İlla demokrasi, illa demokratik açılım, illa milli birlik, illa kardeşlik' dedim. Bu yolda böyle yürüyeceğiz. Çünkü biz bu meydanı milletimle paylaşıyoruz. Biz bu meydanı, bu milleti, bu vatanı sevenlerle paylaşıyoruz. Bu kirli tezgahtarlara asla bu meydanı bırakmayacağız. Bu süreci asla ve asla yavaşlatmayacak, durdurmayacağız. Milli birlikten, kardeşlikten geriye dönüş asla ve asla olmayacak. Durursak ülke kaybeder, yavaşlarsak millet kaybeder, vazgeçersek memleket kaybeder, Konya kaybeder, Konya ile birlikte 80 vilayetimiz kaybeder.''

''Bize millet yeter. Konya arkamızda durdukça, Konya ile birlikte 72 milyon arkamızda durdukça biz bu oyunu bozarız, bu kirli tezgahı yerle bir ederiz'' diyen Erdoğan, vatandaşların tahriklere gelmemesini, provokasyonlara asla boyun eğmemesini istedi.

Erdoğan, güvenlik güçlerinin, hakimler ve savcıların gerekeni en iyi şekilde yaptığını ve yapacağını vurgulayarak, ''Tahriklere cevap verirsek, kışkırtmalara boyun eğersek kazanan onlar olur'' dedi.
Vatandaşlardan sabır, sağduyu ve soğukkanlılık isteyen Erdoğan, ''Aziz milletimin dirayetle, ferasetle bu süreci aşmakta bize yardımcı olacağına tüm kalbimle inanıyorum'' diye konuştu. ''ÖNEMLİ OLAN GERİDE ESER BIRAKMAK'' Erdoğan, hükümetin icraatını anlatırken, zamanın su gibi akıp geçtiğini ifade ederek, ''Önemli olan orada bir akis bırakmak. Önemli olan geride bir eser bırakmak. Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri... Siyaset işte böyle bir şey'' dedi.

Millete, ülkeye eser, kalıcı bir akis bırakmak gayesinde olduklarını belirten Erdoğan, Konya'da açılışı yapılan eserler ve teslim edilecek konutların bunun bir örneği olduğunu söyledi.

Erdoğan, şu ana kadar yaklaşık 300 bin konutu sahiplerine teslim ettiklerini, 100 bin konut inşaatının devam ettiğini anlatarak, ''Zaman zaman 'ne yaptın' diyorlar. Elinize dilinize dursun. İşte ortada. Yani sana ben, Ankara-Konya hızlı treninden mi bahsedeyim? Önümüzdeki yılın sonunda haydi varsanız gelin, Ankara'dan Konya'ya bu trenle beraber gelelim'' diye konuştu.

Konya'da bugün 3 okul, 1 çok amaçlı salon ve 200 kişilik öğrenci yurdunu açacaklarını belirten Erdoğan, açılışı yapılacak eserler arasında kendisini en çok sevindiren yerin Selçuk Üniversitesi teknokenti olduğunu kaydetti. Erdoğan, teknokentin Konya'da üniversite-sanayi işbirliğini güçlendirmede, araştırma geliştirme faaliyetlerini artırmada başarılı olacağına dair inancını dile getirdi.

Başbakan Erdoğan, açılışını yapacağı 80 bin metre karelik Kültür Park'ın da barındırdığı tesislerle Konyalılar için önemli bir kültür, sanat ve eğlence merkezi olacağını söyledi.

GAP ve KOP projelerinin devam ettiğini, bölgesel projeleri tamamlamak için eylem planını hazırladıklarını, Bağbaşı Barajı ve Mavi Tünel ihalelerini yaptıklarını anlatan Erdoğan, Konya'nın 100 yıllık hayali olan 17 kilometre uzunluğundaki Mavi Tünel'in, Şanlıurfa tünellerinden sonra Türkiye'nin en uzun sulama tüneli olacağını belirtti. Erdoğan, Mavi Tünel ile Konya ovasında 233 bin 410 hektar arazi sulanacağını ifade etti.

Konya'da sağlık alanında 318 milyon liralık yatırım yaptıklarını, eylül ayında hava ambulansının hizmete girdiğini belirten Erdoğan, Konya, Karapınar ve Ereğli adalet saraylarını tamamladıklarını, 7 yılda 498 kilometre bölünmüş yol yaptıklarını söyledi.

Erdoğan, ''Farkımız bu. İnşallah daha fazlasını yapacağız'' diyerek, yatırımlarda emeği geçenleri kutladı.
Başbakan Erdoğan, yaptığı konuşmanın ardından Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, bölge milletvekilleri, TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar, Konya Valisi Aydın Nezih Doğan ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek ile sinevizyondan Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün ile AK Parti Konya Milletvekili Kerim Özkul'a bağlanarak tesislerin açılışını yaptı.

Erdoğan, ''Tüm bu eserler demokrasimize, milli birliğimize, demokratik açılım sürecimize hayırlı olsun'' diyerek kurdeleyi kesti.

Başbakan Erdoğan, açılışın ardından TOKİ'nin yaptığı konutlardan bazılarının anahtarlarını hak sahiplerine teslim etti. Hak sahiplerinden Yusuf Öztürk adlı yaşlı bir vatandaş, konutunun anahtarını almasının ardından ''Allah razı olsun'' dedi ve ağlayarak Başbakan Erdoğan'a sarıldı.

*"ESNAF KORUCU, SİLAHI İSE DEVLET TESCİLLİ ÇIKTI" haberini okumak için tıklayınız

*"BOMBAYLA YAKALANAN KİŞİ BELEDİYE MECLİS ÜYESİ ÇIKTI" haberini okumak için tıklayınız

*"MUHTAR, KIZINA İLAÇ ALIRKEN KURŞUNLARA HEDEF OLDU" haberini okumak için tıklayınız

*"DOLAPDERE'DE SİLAH ÇEKENLERE GÖZALTI" haberini okumak için tıklayınız

*"POLİSTEN SOKAKTA KÜRTÇE ANONS" haberini okumak için tıklayınız

*"YOL HARİTASI ŞEKİLLENDİ" haberini okumak için tıklayınız

*"AÇILIM KESİNTİYE UĞRAMAYACAK" haberini okumak için tıklayınız

*"DTP'Lİ VEKİLLER İSTİFALARINI ŞOVA DÖNÜŞTÜRMEYECEK" haberini okumak için tıklayınız

*"GERİLİMİ DEĞERLENDİREN CHP'DE SIKIYÖNETİM" haberini okumak için tıklayınız

*GÜNDEM HABERLERİNİ OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

*SİYASET HABERLERİNİ OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

*ANASAYFAYA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ