Arınç'a suikast girişimi iddialarına tepkiler

Çarşamba 23.12.2009 00:00
Son Güncelleme: Çarşamba 23.12.2009 11:24
ABONE OL
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a yönelik suikast girişimi iddialarına, eski siyasiler ve sivil toplum kuruluşları sert tepki gösterdi.

Eski Devlet Bakanı ve hükümet sözcüsü Akın Gönen, "Böyle bir olay varsa çok vahim olur, rejimi yaralar." derken eski Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ekrem Pakdemirli de, "Böyle bir konu varsa, hükümet gereğini yapmalı" diye konuştu. Ege ve Batı Akdeniz Sanayici ve İşadamları Dernekleri Federasyonu (ESİDEF) Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Davulcuoğlu ise Başbakan Yardımcısı gibi en tepe yöneticilere yönelik böyle bir girişimin herkesi tedirgin ettiğini söyledi.

Başbakan Yardımcısı Arınç'a yönelik suikast şüphesiyle Özel Kuvvetler Komutanlığı'nda görevli bir albay ve bir binbaşının gözaltına alınması, toplumda infiale yol açtı. Türkiye'yi sarsan suikast hazırlığı iddiasıyla ilgili Ankara Cumhuriyet Savcılığı soruşturmayı derinleştirirken, gözaltına alınan muvazzaf subayları askeri mahkeme serbest bıraktı.

Toplumun büyük kesimi, soruşturması süren suikast girişimi iddiaları için, "İnşallah doğru çıkmaz" temennisinde bulunuyor. Eski siyasetçilerden Gönen, yargının konuyu aydınlatacağına inandıklarını söyledi. "Böyle bir suikastın girişimi dahi demokrasimiz açısından çok vahim olur." diyen Gönen, gerçek olmaması temennisinde bulundu. Siyasetçilerin akıbetini sandığın belirlemesi gerektiğine dikkat çeken Gönen, "Yanlışı varsa, zaten siyasilerin nasıl yargılanacağının usulü de bellidir. Yüce Dîvan'a giden bir yol var. Oraya bir sürü siyasi gidiyor, suçu varsa yargılanıyor." açıklamasında bulundu. Suikast girişiminin Türkiye için vahim olduğunu belirten Akın Gönen, şunları söyledi: "Suikast bir yana, böyle bir girişim dahi memleketimize leke olur. Türkiye'de rejimi de yaralar. Demokrasimize büyük bir leke olur. Böyle bir girişimin olmamasını temenni ediyorum."

Pakdemirli de hükümet ve ilgili kişilerin gereğini yapmasını istedi. Türkiye'nin hukuk devleti olduğunu vurgulayan Pakdemirli, yargıya intikal eden bir konu için fazla bir şey söylemeyeceğini belirterek, "İddia bile olsa bunun tüm ayrıntılarıyla araştırılması gerekir. İnşallah böyle bir konu yoktur. İddiayı tahkik etmek kurumların işi." diye konuştu.

ESİDEF Başkanı Davulcuoğlu ise suikast girişimi iddialarını vahim bulduğunu söyledi. Sanayici ve tüccarlar olarak siyasi hayatta bir standart istediklerini belirten Davulcuoğlu, demokrasi ve insanlara yönelik illegal hareketlerin bitmesini istediklerini kaydetti. Yaşanan her olumsuz olayın, ülkeyi olumsuz etkilediğine dikkat çeken Ramazan Davulcuoğlu, Türkiye'nin artık demokrasi içinde yürüyen bir ülke olması gerektiğini söyledi. Suikastin iddiasının bile vahim olduğunu söyleyen Davulcuoğlu, "Muvazzaf subayların işin içinde olması daha da vahim. Suikaste konu kişi, Başbakan yardımcısı. Türkiye'nin en tepe siyasetçilerinden biri. En tepedeki yöneticilere suikast girişimi hepimizi ürkütüyor ve korkutuyor. Bu ülkede artık herkes işine dönsün istiyoruz. Suikast girişiminin hukuki gerekliliği hiçbir şekilde savunulamaz. Gayrikanuni, gayrihukuk; hiç kimseye böyle bir imkan verilmemiştir. Kimse kendi kendine devleti ve milleti koruma görevini üstlenmesin. Devleti ve milleti yine devletin kurumları, hukuk çerçevesinde korur. Ülkelerin, kendisini koruyacak mekanizmaları var. İllegal işleri görme hakkını kimse kendinde görmemeli. O dönem kapandı. Kimse kafasına göre kendisini kanun yerinde, hukuk yerinde görmemeli. Devlet yerine geçip de ceza görme yetkisini kimse kendinde görmemeli." açıklamasında bulundu.

Davulcuoğlu, olayın bütün ayrıntılarıyla açıklığa kavuşmasını istedi. Tokat'ın Reşadiye ilçesinde yedi askerin şehit edilmesinin üzerinden günler geçmesine rağmen faillerinin hâlâ bulunamadığını da hatırlatan Davulcuoğlu, şöyle dedi: "Genelkurmay telsiz konuşmalarını yayımladı ama ne yazık ki yakalanan kimse yok. Failler bulunmayınca insanlar şüpheye düşüyor. Kafalarda, 'Acaba?' sorusu kalıyor. Bir şeyler mi çevriliyor? Bu olayın sonuna kadar gidilmeli. Kimsenin yanına kâr kalmamalı. Kim emir verdiyse, kim planladıysa sonuna kadar araştırılmalı. Önemli bir şahsa yönelik, hukuk dışı bir olaydan bahsediliyor. Hele muvazzaf subayların işin içinde olması büyük bir olay."