"Darbe ticareti yapılıyor"

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Türkiye'nin artık mutlaka yeni bir başlangıç yapması gerektiğini ifade ederek, ''8 yılı bulan bu AKP iktidarının Türkiye'yi getirdiği bu noktada artık yeni bir arayışın bir zorunluluk haline dönüştüğünü bütün vatandaşlarımızın takdirine sunmak istiyorum'' dedi.

Baykal, partisinin grup toplantısında gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye'nin AK Parti iktidarı döneminde bir türlü huzura kavuşamadığını, her geçen gün yeni gerginliklere sahne olduğunu ileri süren Baykal, bunun temelinde iktidarın toplumdaki desteğini kaybetmesinin yattığını savundu.

Deniz Baykal, ''İktidarın yanlış politikalarının neden olduğu gidişatı değiştirme arayışı içinde toplumu sarsacak yöntemleri denediğini'' ve mağdur görüntüsü çizerek toplumun tepkisini kontrol altına almaya çalıştığını söyledi. Baykal, bu yaklaşımın yalnızca iç değil dış politikada da izlendiğini söyledi.
Baykal, Türkiye'nin ekonomide yanlış ve kötü yönetildiğini, bunun haklı bir nedeninin de bulunmadığını belirterek, tüm kesimlerin sıkıntı içinde olduğunu bildirdi. İktidarın Türkiye'yi bu manzaradan çekip çıkaracak bir yaklaşım içine de girmediğini savunan Baykal, şöyle devam etti:

''Her kesimde mağduriyetler var. Bu mağduriyetlere iktidarın iyi niyetle çare aradığını söylemek maalesef mümkün değildir. Böyle bir tablo var. Bundan dolayı iktidar oy kaybediyor, güç kaybediyor. Gereksiz gerginlikler yaratıldı, husumetler yaratıldı, millet birbirine düşürüldü. Olmadık gündemler yaratıldı, durduk yerde önemli gerginlikler, tartışmalar birdenbire bu iktidarın çabasıyla Türkiye'nin gündemine taşındı. İnsanların etnik kimlikleri sorgulanmaya başlandı. Bu gidiş iyi bir gidiş değildir. Devlet kurumları birbirine düşer hale geldi. Yargıtay huzursuzluk ve geleceğe yönelik güvensizlik içinde. 'Yangın var' diyor Yargıtay Başkanı. Silahlı Kuvvetler kendisine karşı bir harekatın, saldırının yürütülmekte olduğunu açıkça ifade ediyor. Böyle bir manzaranın içindeyiz. İktidar oy kaybediyor, yeni yeni arayışlar ortaya koyarak düzeltme arayışına gireceklerine yapay ve ülkeye çok zarar verecek başka bir takım yaklaşımların içine giriyorlar.''

''ÇARE DÜRÜSTLÜKTÜR''


Baykal, Türkiye'nin içinde bulunduğu durumdan çıkışı için çarenin dürüstlük olduğunu vurgulayarak, ''Türkiye artık mutlaka yeni bir başlangıç yapmalıdır. 8 yılı bulan bu AKP iktidarının Türkiye'yi getirdiği bu noktada artık yeni bir arayışın bir zorunluluk haline dönüştüğünü bütün vatandaşlarımızın takdirine sunmak istiyorum'' diye konuştu.

Bu yeni başlangıcın, ''Türkiye'nin tablosunu derleyip toparlayacak, bünyesini güçlendirecek, sağlığa kavuşturacak, rehabilite edecek tedbirleri bir an önce devreye koyması gerektiğini'' ifade eden Baykal, bu hedeflerin önemini kavramış bir iktidarın işbaşına gelmesinin zorunlu olduğunu söyledi.
Baykal, ''yeni iktidarın başta ekonomi olmak üzere her alanda yeni bir yaklaşım içinde olması'' gerektiğini de vurguladı.

Yeni iktidarın ülkede büyümenin önünü açmaya, istihdamı artırmaya, rekabeti güçlendirmeye yönelik yeni ekonomi politikasını, yeni sanayileşme anlayışını yürürlüğe koyması gerektiğini de belirten Baykal, CHP'nin, böyle bir politikanın sahibi ve savunucusu olduğunu bildirdi.

Tarım ve hayvancılığın yeni iktidar döneminde mutlaka sahip çıkması gereken alanlar arasında olduğuna işaret eden Baykal, bu alanlarda teşvik ve destek verilmesinin zorunluluğunu anlattı.
''Türkiye'de şu anda çok temel sosyal sorunlar birikmiştir ve yeni bir anlayışla Türkiye'nin sorunlarına çare bulunmasına ihtiyaç vardır'' diyen Baykal, bu çerçevede ele alınması gereken kesimlerin başında emeklilerin geldiğini kaydetti. Baykal, ''Türkiye, yeni iktidar döneminde emeklilerine bugüne kadar ki iktidarlar döneminde görülmemiş bir anlayış içinde sahip çıkmalıdır. Emekli insanınızı eğer destekliyorsanız biliniz ki o destek toplumun tam temellerine doğru gider'' dedi.

Deniz Baykal, yeni iktidarın öncelikle sahip çıkacağı alanlardan birinin de eğitim olduğunu belirterek, CHP olarak özellikle öğretmenlerin sorunlarının çözümünü önemsediklerini vurguladı.
CHP iktidarında, sürekli çalışan işçilerin 4-C uygulamasına mahkum edilmeyeceğini ifade eden Baykal, bu uygulamayı kaldıracaklarını belirtti.

Baykal, yoksullukla mücadele için yoksulluk haritası çıkaracaklarını, yoksul ailelere kadınlar üzerinden aile yardımı yapılacağını, ayrıca istihdam imkanları yaratılarak yoksulluğun ortadan kaldırılacağını bildirdi.
Yeni iktidarın temel hedeflerinden birinin de yolsuzlukla mücadele olacağını vurgulayan Baykal, bunun en temel adımının da milletvekili dokunulmazlığının kaldırılması olduğunu ifade etti. Baykal, milletvekili olmanın hukukun üstünde kalmak anlamına gelmeyeceğini, hukukun içine girmeyi onur bileceklerini de söyledi.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, darbe tartışmalarını değerlendirirken, ''Her hafta yeni bir senaryo; birileri yazıyor, birileri sahneye koyuyor. Millet olarak, 'acaba bugün ne var' diye bekliyoruz. Sanki Aşk-ı Memnu dizisi'' dedi.

Baykal, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye'de darbe tartışmaları yaşandığını ifade ederek, ''Darbe aşağı, darbe yukarı... Manşetlerde darbe, televizyon ekranlarında darbe konuşuluyor. Başbakan'ın ağzında darbe var. Genelkurmay Başkanı dün büyük bir rahatsızlık, huzursuzluk içinde, neredeyse mahcubiyet içinde özür dileyerek, darbe kelimesini ağzına almak zorunda olduğunu ifade etti'' diye konuştu.
''Darbe mi geliyor, Türkiye'nin darbe diye bir olayı mı var?'' sorusunu yönelten Baykal, son askeri müdahaleden bu yana geçen 30 yıl içinde, son günlere kadar, darbe bekleyişi, tartışması, teşebbüsü yaşanmadığını söyledi. Baykal, Türkiye'nin, 30 yılda, darbeyi arkada bırakmış bir ülke olarak geliştiğini dile getirdi.

Baykal, ortada bir darbe değil ama darbe söylemi olduğunu ileri sürerek, ''Darbe söylemi, şu anda darbe hazırlı��ı olduğu, darbeye yönelik çalışmalar yapıldığı, bu konuda bilgiler ortaya çıktığı için mi gündeme geliyor? Yoksa başka bir ihtiyaçla mı bu konular gündeme geliyor?'' diye sordu. Baykal, demokratik bir toplumda, 30 yıldan beri bu işleri aşmış bir ülkede, birden bire bu tartışmanın niçin gündeme geldiği sorusunun, doğru cevaplandırılmasının önemine işaret etti.

''DARBE YOK, DARBE SÖYLEMİ VAR''

Türkiye'de darbe değil ama darbe söylemi olduğunu ifade eden Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Türkiye'de darbeye yönelik bir siyaset, darbe siyaseti yok da darbe ticareti var. Darbe söylemi; artık saygınlığını yitirmiş, itibarını, etkisini kaybetmeye başlamış siyasetçilerin, yeni canlanma fırsatı arayışı doğrultusunda ortaya geliyor. Acaba darbe söylemiyle kendime gelebilir miyim, darbe söylemi benim için yarar getirir mi bekleyişi içinde, bu konu yerli yersiz gündemde yerini tutuyor. Bu doğrultuda bir süreden beri çok sistematik adımların atıldığını biliyoruz. Bu konuyu ilk kez, Genelkurmay Başkanlığında İrtica Eylem Planı hazırlandığına ilişkin somut iddiaları, Başbakan konuşmaya başlayınca ciddiye aldık.''
Bu eylem planının ardından yaşanan gelişmeleri sıralayan Baykal, bir kişinin ''Orijinal metin bende, tanıklık yaparak, ortaya koymaya hazırım, çağırın, bildiğim her şeyi dökeyim. Neler var neler'' şeklinde mektup yazdığını söyledi. Baykal, ''Nerede o arkadaş?'' sorusunu yönelterek, bunların unutulduğunu, ''o eskidi, onu konuşmayalım'' denildiğini belirtti.

''DURSUN ÇİÇEK İLE REYTİNG YAPMAK YOK''

Baykal, ortada iddia bulunduğunu, bu doğruysa çok, doğru değilse daha da önemli olduğunu vurgulayarak, ''(Şimdi onu eskittik, onu bir kenara attık, başka iddialar gelsin, bunda heyecan yok, reyting yapmıyor artık bu) Artık Dursun Çiçek ile reyting yapmak yok... Kardeşim senin derdin reyting mi hukuk mu? İşin esasıyla meşgulsen, bu konuyu sonuna ulaştır, son noktaya kadar aydınlat, varsa bir yanlışlık ortaya koy. Yoksa, bu kadar gürültüyü kim Türkiye'ye dayatıyor, nereden çıktı, hesabı soralım, onun yakasına yapışalım. Oldu mu, olmadı...'' diye konuştu.

Bundan sonra ''Yarbay, komutanını öldürecek'' şeklinde iddianın ortaya atıldığına işaret eden Baykal, Yarbay Ali Tatar'ın, ''onur intiharında'' bulunduğunu ileri sürdü.

''SANKİ AŞK-I MEMNU DİZİSİ''

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a yönelik suikast iddialarının gündeme geldiğini ifade eden Baykal, konuşmasına şöyle devam etti:
''Arkasından bir olay, bir heyecan daha... Sanki Aşk-ı Memnu dizisi... Her hafta, (millete, bu defa nasıl bir senaryo sunalım, haydi çocuklar çalışın, daha da heyecan verici, gerilim yaratın, herkes işi gücü bıraksın, bizi izlesin.) Her hafta bir yeni epizot, bir yeni senaryo. Birileri bir yerde oturmuş yazıyorlar, birileri bir yerde sahneye koyuyor. Sonra millet olarak, 'acaba bugün ne var' diye bekliyoruz.
Başbakan Yardımcısı'na suikast denildi, 8 kişi gözaltına alındı, incelendi, soruşturuldu, sivil mahkeme 'yok bir şey' deyip, bıraktı. Bu tablo karşısında sormamız gerekmiyor mu; bunların fos çıkması, birer fiyasko haline dönüşmesi bir anlam taşımıyor mu? Bize anlatmaya çalıştığı bir mesaj yok mu? Bunun ortaya koyduğu, bize hatırlattığı bir gerçek yok mu? Var tabi, görmesini bilen görüyor. 8 kişi nerede çalışıyor, kozmik odada, 'yürüyün kozmik odaya' dediler. 'Takip ediyor' diye jeepi çevirdiler, içinden patatesler çıktı, kozmik oda araştırmasından. Ortada sistematik biçimde, bilinçli olarak, bir politika olarak, Türkiye'nin önüne bazı konular, bazı suçlamalar taşınıyor.''
"

BİZE ULAŞIN