Berlin dersleri

Euroleague Final-Four'dan basketbol bir yana, organizasyonundan salonuna çıkarılması gereken çok ders var. Hele 2010 Dünya Şampiyonası'nı almışken

Euroleague Final-Four 2009, Berlin'deki muhteşem O2 World Arena'da yapıldı. Basketbolun zirveye çıktığı, hatta basketbolun basketbolu aştığı, birbirinden güzel maçlar ile dolu bir hafta sonuydu. Ama basketbol bir yana, organizasyonundan salonuna kadar çıkarmamız gereken o kadar çok ders vardı ki... Hele 2010 Dünya Şampiyonası'nın ev sahipliğini almışken... Salonun organizasyonuna önemli destek veren Alba Berlin'in GM'i Marko Baldi, "Salon kapasitesi 14 bin değil, üç misli fazla olsa, inanın o 42 bin bileti de pazarlardık" dedi. Almanlar'ın bu konudaki becerilerini Skyliners'ta yakından gördüğüm için bunu yapabileceklerini çok iyi biliyorum. Bilet deyip geçmeyin. En ucuzu 60 euro'dan başlıyor. Maç günü karaborsada 2 bin euroya satılıyor. Euroleauge, basketbolun tanıtımı ve gelişimine büyük katkı sağlayan bir markaoldu. Euroleague CEO'su Jordi Bertomeu ve ekibinden öğrenilecek çok şey var. Üst düzey başarının kısa dönemde oluşamayacağı yine kanıtlandı. Euroleague, organizasyon kalitesini her sene arttırırken en üst seviye takımları da uzun soluklu kadrolar kurmaya başladılar. Beş yıl önce Skyliners ile aynı grupta yer aldığımız Panathinaikos'tan birçok oyuncu hala takımda. Obradoviç'in bu şampiyonluğu kulüpteki 9. yılına geldi. CSKA, Rusya'da sporun tanımını değiştirdi. Yaptıkları disiplinli ve ileriye dönük yatırımlarıyla salonda 4 bin Rus'un coşkulu desteği arkalarındaydı. Eskinin o donuk, sessiz maç izleyen Rus seyircisi basketbolun ateşinden etkilenip çılgn Yunanlı taraftarlarla yarışa girdiler.

20 YIL ÖNÜMÜZDELER
Final-four'a iki takımla katılma şansı yakalayan Yunanlılar, bu değeri ülke tanıtımı için süper kullandılar.
Salonda yer gök Yunanlılar'ın reklamı ve tanıtımı ile doluydu. Efes Pilsen, Efes kızları ile Turizm ve Kültür Bakanlığı tanıtımlarıyla biz de burada kendimizi ve değerimizi tanıtma olarak hemen Yunanlılar'ın arkasından geldik. Efes'i, Turgay Bey'i, Ergin Ataman'ı Final-Four hazırlıkları içinde gördüm, gözlerindeki ışıktan. Ama Sevgili Çetin Çeki'nin O2 World Arena için sözlerinin de altını çizmek lazım: "Tesis açısından 20 yıl önümüzdeler."

ANTALYA'YI UNUT!
Final-Four süresince, artık Türkiye'de de yasal platformda bahis oynanan maçlar için görüş almak isteyenler dışında muhatap olduğumuz soru "2010 Dünya Şampiyonası Türkiye'den alınıyor mu?" idi. Hepimiz, önce gönlümüzdeki cevabı verdik: "Asla alamazlar." Türkiye'yi çok iyi bilip, yıllar önce Diyarbakır'da çalışmış olan Greg Popovich'in "2010, lütfen sizde kalsın. Hem Türkiye'yi çok özledim, hem de Antalya'nın methini duya duya kendimi çok güzel bir tatile hazırlıyorum" sözleri sonrası turnuvanın bizde kalmasına sevindik. Ama Popovich'in ve Antalya tatili düşleyen binlerce sporseverin yaşayacakları hayal kırıklığına üzüldük. Antalya'nın yerini Kayseri aldıysa, hepimize düşen "Antalya olmadı. Kapadokya ile gelenleri büyüleyelim" düşüncesine sarılıp bunun için en iyi şekilde hazırlanmak. Kendi hesabıma Popovich'i birkaç gün önceden Antalya'da ağırlayarak tatil rüyasını kısmen gerçekleştiririm belki!


22 restoranı ve 8 asansörü var
Berlin'deki O2 World Arena anlata anlata bitirilemeyecek bir yapı. 59'u suit olan locaları ile 22 farklı restoranı kapasite ve imkan olarak muhteşem. Salonun koltuk kapasitesini yükseltmek için bunlardan taviz verilmemiş. Uzunluğu 160, genişliği 130, yüksekliği 35 metre olan bir bina. İçine 288 metrekarelik bir sahne veya 60x40 metreye kadar bir spor alanı kurulabiliyor. 8 asansör ve 8 yürüyen merdiven var. Fotoğrafta salonun iki katını boydan boya ayıran locaları gayet net görebiliyorsunuz. Londra, yeni salonuyla belki de 2010 Final-Four'unu alacak. Ama hem salon hem konaklama fiyatları yüksek. Zagreb'in de yeni salonu hazır. Ancak hiçbiri O2 ayarında değil. Ülker'den Ahmet Ülker başkanlığında bir heyet de organizasyon sırasında yetkililerden salon hakkında bilgi alış verişinde bulundu.
Şehrin Yeni Bir Tempo’su Var!
BİZE ULAŞIN