Sevinemedik!

Murat Başoğlu: Fenerbahçe, Denizlispor'u yenerek şampiyonluğu verdiği senenin intikamını aldı.

Şampiyonluk defterini kapatan F.Bahçe, Denizlispor'u Güiza'nın golüyle yenerek ateşe attı. F.Bahçe böylece 2005-2006 sezonunda Denizli'de berabere kalarak G.Saray'a kaybettiği şampiyonluğun hesabını da kapatmış oldu.

EMRE BOL: YALANDAN MAÇ! (FOTOMAÇ)

Süper Lig'de öyle maçlar vardı ki dün gece, herhalde bizim izlediğimiz en dandiğiydi! Kimisi şampiyonluk, kimisi kümede kalmama mücadelesi veriyor; F.Bahçe ise 'kanlısı' Denizlispor'u iyice aşağı atmanın derdinde. Maçın her yanı, "Kasap et, koyun can derdinde" kokuyor! F.Bahçe Teknik Direktörü Aragones, Beşiktaş kahramanı kadroyu bozmamıştı. Bir de Uğur Boral'a bakın. Neredeyse 2 yıldır Fenerbahçe forması giyiyor, hiç üstüne koyamadı. Hâlâ savruk, hâlâ dağınık, hâlâ ne yaptığını bilmez halde. Tribünler, "Denizli kümeye" diye bağırıyor. Sonunda da belki rakibi kümeye gönderecek Güiza'nın şans golü geliyor. Herkes mutlu mu şimdi? Şampiyonluk parolasıyla başlanan sezonu, F.Bahçe'nin en kara sezonuna çeviren futbolcular ve yönetim affedildi mi? Hiç sanmıyorum. Eminim taraftarlar Ege temsilcisinin küme düşmesinden daha başka şeyler de istiyor, arzuluyordur. Öyle değil mi?

MURAT BAŞOĞLU: SEVİNEMEDİK! (FOTOMAÇ)

Dün akşam ligin bitimine 4 hafta kala şampiyonluk yarışının en kızıştığı gündü. Ama maalesef böyle bir günde Fenerbahçe iddiasız, keyifsiz bir müsabakaya çıktı. Sadece geçmiş yıllardan kalan bir intikam söylevi vardı. Ne yazık ki bu sene de hayal kırıklığı ile sonlanıyor. Geçen hafta yaptığım çağrıya seyircinin çoğunluğu cevap vermiş gibiydi. Bu zevksiz mücadeleyi az sayıda futbolsever izledi. Onlar da bu güzel havada futbol seyretmeye değil, çekirdek çıtlatmaya gelmişlerdi. Fenerbahçe, Denizlispor'u yenerek şampiyonluğu verdiği senenin intikamını aldı. Peki soruyorum; Fenerbahçelilerin bu neticeyle başı göğe erdi mi? El alem şampiyonluk derdinde ya biz? Galibiyete bile sevinemedik.

SELÇUK YULA: DARISI FİNALE (FOTOMAÇ)

Fenerbahçe'nin aklı bir yandan çarşamba günü oynayacağı kupa finalinde, diğer yandan da ligde aldı kötü sonuçlara yenisini eklememek için bu maçtaydı. Denizlispor tüm hatlarıyla kapanarak ve Fenerbahçe'nin oyununu bozmak isteyerek sahaya çıktı. Tehlikeli bölgelerde çok fazla faul de yaptılar. Onları anlıyorum. İşleri kolay değil, can derdindeler. Kadıköy'den alacakları 1 puan bile altın değerindeydi. Güiza'nın golünden sonra Mesut Bakkal, risk almaya başladı ve çift forvete döndü. Ali Bilgin'i de kutlamak gerekir. Kendisine verilen görevi en iyi şekilde yaptı. Taraftarlar, "Darısı çarşambaya" diyorlardı. Olabilir ama büyük silahlar dediğimiz, Semih, Deivid ve Alex eski güzel günlerini hatırlarlarsa...
HAŞİM ŞAHİN: SAĞLIK OLSUN (FOTOMAÇ)

Fenerbahçe, bu sezon hedeflerine ulaşmak bir yana, büyük bir düş kırıklığı yarattı. Dolayısıyla yaz mevsiminin müjdecisi böylesi bir hafta sonunda bile tribünler adeta benim başımdaki keli andırdı. Tabii, tavrın böylesinde 'taraftarlık' anlayışını mı, yoksa 'sevmek' kavramını mı sorgulamak lazım, orası tartışılır. Ama tartışılmayacak olanların en başına, kulübün Aziz Yıldırım'la her gün biraz daha 'Avrupalı' olmaya yaklaştığı gerçeğini koymamız gerekiyor. Nitekim 57'de oyuna girdi ve 4 dakika sonra Denizlispor'un orta sahasını oyundan düşürerek öyle harika bir pas attı ki Güiza'ya, gol olmasa yazık derdim. Ne yalan söyleyeyim, sarı-lacivertliler Alex'le daha bilinçli, üretken ve daha keyif veren bir görüntü sergiliyor. Yine de bu sezon kendilerine ve kulübün kaydettiği gelişmeye yakışmayacak şekilde büyük bir düş kırıklığı yaratıklarını söylemeliyim. Bunun nedeni her fırsatta yinelediğim gibi Aragones'in oyuncu tercihleri, her maçta aynı sistemdeki ısrarı ve kadronun büyük bölümünün sakatlığına yol açan antreman yönetimidir.
Şehrin Yeni Bir Tempo’su Var!
BİZE ULAŞIN