Şampiyonluğun psikolojisi...

Marmara Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu (BESYO) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turgay Biçer, Turkcell Süper Lig'deki şampiyonluk yarışında son üç haftada daha sakin olan, tamamen futbolda yapacaklarına odaklanan takımın ön plana çıkacağını belirtirken, teknik direktör Mustafa Denizli'nin tecrübesi nedeniyle de Beşiktaş'ı biraz daha şanslı gördüğünü ifade etti.

Sporcu ve şampiyonluk psikolojisi, spora bakış gibi konularda sorularını yanıtlayan Biçer, Turkcell Süper Lig'de son üç hafta öncesi zirvedeki takımlarla ilgili değerlendirme yaptı.

''Şampiyonluğu futbolun gereklerini yapan kazanacak'' diyen Biçer, teknik direktör Mustafa Denizli faktörü nedeniyle Beşiktaş'ı rakiplerine göre daha avantajlı gördüğünü ifade etti.

Denizli'nin sporcu psikolojisinden çok iyi anlayan bir teknik adam olduğunu belirten Turgay Biçer, şöyle konuştu:

''Ben biraz daha Beşiktaş'ı avantajlı gibi görüyorum. Çünkü teknik direktör Mustafa Denizli her durumda sakin olabilen, takımını çok iyi ateşleyebilen, sporcu psikolojisinden çok iyi anlayan bir antrenör. Sivaspor Teknik Direktörü sevgili Bülent Uygun da öyle. Fakat son iki maç kaybetmeleri onlarda bir panik havası yarattı diye düşünüyorum. Sanki özgüvenlerinde eksilme varmış gibi hissettim. Son iki maça kadar bu yoktu. Sivasspor her maçını kazanabilir. Fakat sakin olan, duygularını yöneten, futbol dışında fazla bir şey konuşmayan, fazla bir şeye odaklanmayan, tamamen futbolda yapacaklarına odaklanan takım daha ön plana çıkacak. Futbol dışı konuşmalara dikkatimizi verirsek konsantrasyonumuzu bozarız.''

Biçer'in şampiyonluk mücadelesi veren takımlara son üç maçtaki tavsiyesi ise şöyle:

''Sakin olup dersimizi iyi çalışacağız, mümkün olduğu kadar da bunu sahaya yansıtmaya çalışacağız. Bir bakmışsın Trabzonspor hepsini gölgelemiş de olabilir. İki kişi kavga ederken aradan üçüncüsü sıyrılabilir. Son üç hafta hem psikolojik ve hem teknik açıdan daha iyi taktikli olan takım kazanacak.''
Sivasspor'un yarışın önemli bölümünü önde götürüp son haftalarda yaşadığı kayıplara da değinen Biçer, ''Sivasspor hiç Türkiye şampiyonu olmadı. Ama ikinci lig şampiyonu oldu. Sivasspor'un birkaç sefer direkten dönmesi lazım ki, otursun. Olamazsa bile asla pes etmemeyi öğrenmesi gerekiyor. 'Bu yıl olmasa bile seneye' diyecekler. Belki '2-3 sene içinde mutlaka olacağım' demeli. Olmadı, bırakmamalı. Başarıyı kurumsallaştırmanız gerekiyor. Başarı bireylere endeksliyse, bireyler giderse başarı da alıp paltosunu gider'' şeklinde konuştu.

''KUPA FETİŞİSTİYİZ''

Türkiye'de henüz spor kültürünü benimseyemediğini kaydeden Prof. Dr. Biçer, elde edilen başarıları ya da alınan başarısız sonuçların fazla abartıldığını kaydederek, ''Şampiyon fetişisti olduk, kupa fetişistiyiz. Gözümüz ondan başkasını görmüyor. Tüm değerleri yok sayıyoruz'' dedi.

Öncelikle Türkiye'de futbolu dünya çapında standartlara endekslemek gerektiğini anlatan Biçer, ''Şampiyonluğu fazla abartıyoruz. Önce dünya çapında futbol oynamaya endekslenmemiz lazım. Dünya çapında sporcu yetiştirmeye, dünya çapında futbol ülkesi olmaya endekslenmemiz lazım. Bence bunlar inanın 10 şampiyonluktan daha önemli. Şampiyon fetişisti olduk, kupa fetişistiyiz. Gözümüz ondan başkasını görmüyor. Tüm değerleri yok sayıyoruz. Her takımın dünya çapında bir futbol ülkesi oluşturma hedefi olmalı'' şeklinde konuştu.

''TÜRKİYE'DE NE YAZIK Kİ HALA BU İŞ KURUMSALLAŞAMADI''

Şu anda herhangi bir takıma mentorluk yapmadığını bildiren Turgay Biçer, mentorların endüstriyel futbolda yer almak zorunda olduğunu, futbolun artık amatör olmadığını bildirdi.

Eskiden bu çalışmaları sadece antrenörün, sporcunun sakatlık durumlarıyla ilgili çalışmaları da masörlerin yaptığını hatırlatan Prof. Dr. Biçer, şunları kaydetti:

''Dünyanın en büyük ekonomilerinden birisi futbol endüstrisi. Araba sektöründen çok daha ileride olduğu iddia ediliyorsa, bir takımın antrenörü her şeyi yapamaz. Ekip çalışmasına dayalı bir şeyler yapılması lazım. Eskiden kaleci antrenörü yoktu şimdi var, kondisyoner yoktu şimdi var. Spor psikoloğu veya mentor diyoruz ama henüz daha yok. Bu görevleri yaptık bireysel anlamda ama daha kurumsallaşamadı. Belli boyuttan öte geçemedi. Futbol değişti, profesyonellik değişti. Bu durumda bir oyuncuyu artık tek başına antrenörün psikolojik yönden hazırlaması mümkün değil. Kulüplerin bu yapılanmayı gerçekleştirmesi lazım.''

''ÜLKEMİZDE SPORCUNUN PSİKOLOJİK YÜKÜ AĞIR''


Türkiye'de sporcunun psikolojik yükünün ağır olduğunu anlatan Turgay Biçer, özellikle futbolun seyirciler için çok anlam taşımasının, futbolcunun da görevini zorlaştırdığını belirtti.

Ülkede insanların birbirlerine ''Hangi takımı tutuyorsun?'' sorusunu sıkça sorduğunu, takım tutmamanın düşünülemediğini anlatan Biçer, bunun bireyler için mahalle baskısını aşıp ülke baskısına dönüştüğünü kaydederek şöyle konuştu:

''Ülkemizde ne yazık ki futbol çok şey anlamına gelir. Çok şey anlamına gelince de futbolcunun görevi maç kazanma, maç kaybetmenin dışına çıkar. Toplumun başarısızlıkları, eksiklerini futbolcu tek başına kapatmaya doğru gider. Futbol bizim gibi ülkelerde birçok hatayı kusuru kapatmak için en önemli yoldur. Bu durumda sporcunun psikolojik yükü de 1 iken 5 olur. Ne yazık ki sporcumuz psikolojik anlamda da istediğimiz kadar geliştirilmiş değil. Arzu ettiğimiz boyutlarda dayanıklı olmayınca, zaten zor taşıdığı yükün üzerine 5 kat daha yük biniyor. Bunun altından kalkamazsa da sporcu için büyük bir yıkım olacaktır. Biz Avrupa ülkeleri gibi değiliz. Spor kültürünü henüz daha benimsemedik. Kazananı kaybedeni sahada bırakmıyoruz. Saha dışına taşıyoruz, bölgeselcilik yapıyoruz, bu ayrımcılığa doğru gidebiliyor. Böyle bir durumda en fazla etkilenen sahadaki sporculardır. Geliştirilmedikleri zaman da bu yükü kaldıramıyorlar. Tabii bazı gelişmeler var ama önemli boyutta bir gelişme yok.''

PROF. DR. TURGAY BİÇER

Ümit Milli Futbol Takımı ile mentorluğa başlayan Prof. Dr. Turgay Biçer, UEFA Kupası'nı aldığı dönemde Galatasaray, Fenerbahçe, Trabzonspor, Denizlispor, Kocaelispor ve Sivasspor, Efes Pilsen Basketbol Takımı, Ülkerspor Basketbol Takımı, Bayan Voleybol Milli Takımı, Tenis Milli Takımı ve Yelken Milli Takımı'nın yanı sıra, 2000-2005 yıllarında (2002 Dünya Kupası ve 2003 Konfederasyon Kupası) (A) Milli Futbol Takımı'nın, 2004 Atina Olimpiyatları'nda milli sporcuların ve çeşitli alanlardaki sporcuların mentorluğunu ve danışmanlığını yaptı.

2002 Dünya Kupası'nda (A) Milli Futbol Takımı ile yaptığı çalışmaları kapsayan ''Şampiyonluğun Psikolojisi'' isimli kitabı bulunan Turgay Biçer, ''NLP ve Kişisel Liderlik'', ''Doruk Performans'', ''Kazanmak Beyinde Başlar'', ''Daha Zeki, Daha Cesur, Daha Mutlu'', ''Sporda Duygu ve Aklın Yönetimi'', ''Sporda Toplam Kalite Yönetimi ve Futbol Uygulamaları'' kitaplarının da yazarı.
Sur Yapı’dan Dev Kampanyaya Dev Destek
BİZE ULAŞIN