Otoriter demokrat

Rijkaard, takımı deplasmana maç günü götürebiliyor. Hollandalılar'a özgü bu rahatlığının laçkalığa dönüşmesine fırsat tanımıyor. Defans taktiklerinde uzman. 11'i belirlediği idmanları da çok önemli

Galatasaray'ın teknik direktörlüğe getirdiği Frank Rijkaard'ı, neler yapabileceğini onu çok iyi tanıyan İspanyol meslektaşlarımıza sorduk. İşte Galatasaray'ın yeni teknik direktörü: Galatasaray'ın başında Lincoln gibi bir bela var. İki sezonluk performansıyla "Canı istediğinde oynayan bal yapmayan arı" etiketi yapıştırılan Brezilyalı'nın grafiği yükseltilebilir mi? Rijkaard gibi komplekssiz bir teknik direktör, futbolcuğu ve teknik adamlığında önemli kariyere sahip bir efsane bu tür yıldızların sorunlarını çözebilir. Hollandalı, takımı maç günü deplasmana götürecek kadar futbolcularını sıkmıyor. Rijkaard, bunu aile kurumuna verdiği önem ile açıklıyor ve futbolcularının aileleriyle olabildiğince çok zaman geçirmesini istiyor. Bunun laçkalık boyutunda bir rehavete dönüşmesine izin vermiyor. Barcelona'da da sık sık yaptığı bu uygulama Türkiye'de zor, çünkü takımlar bizde deplasmana 24 saat önce gitmek zorunda.

SIKINTISI OLANLA KONUŞUR

Galatasaray'da son dönemde hakim olan "Oyuncu kendi sıkıntısını kendisi çözer" mantığına, futbolcuya dayalı sisteme izin vermesi beklenemez. Hollandalı, sıkıntısı olan futbolcusuyla özel konuşuyor ve bunu basına asla sızdırmıyor. Rijkaard, içerideki yetki karmaşasını çözerken antrenmanda tüm yetkiyi Neeskens'e bırakacak. Kendisi dışarıdan bir göz olarak çalışmaları takip edecek ve bu gözlemlerine dayanarak 11'ini belirleyecek. Barcelona medyası, bu yöntemle oluşturulan 11'lerin şaşılacak düzeyde isabetli olduğunu belirtiyor. Hollandalı teknik adamın getireceği bir başka çözüm ise geçen sezon belki de lig ve UEFA Kupası'nda yaşanan hayal kırıklığının ardında yatan hatalı goller yediren savunma. Rijkaard, İtalya'da oynarken çok iyi öğrendiği defans konusunda hem taktik antrenmanında hem de savunma oyuncularına bire bir verdiği taktiklerle de farkını ortaya koyacak.

TARAFTAR ÇOK MÜHİM

Rijkaard seçimi, Galatasaray taraftarıyla takım arasındaki kopukluğu da tamir edecek güçte. Hollandalı hoca, antrenmanlarda taraftara kapıları açacak kadar hoşgörülü. Taraftarı çok önemsiyor ve oyuncularla seyirciler arasındaki sorunları çözmede, aralarındaki bağı güçlendirmede gerekirse öne çıkmakta tereddüt etmiyor. İyi bir seçim olarak görünen Rijkaard, 2000'den bu yana bütünleşmeyi sağlayamayan Galatasaray'da birleştirici tek unsur. Sadece teknik adam değil. İyi bir siyasetçi gibi iletişim konusunda çok başarılı. İmza için basının önüne çıktığı gün bunu gösterdi. Çok yorgundu, bu her halinden belli oluyordu ama gülümsemesini hiç kaybetmediği gibi, hem toplantının uzun sürmesine sesini çıkarmadı hem de konuşmalarında söylenmesi gerekenlerin ötesine hiç geçmedi. Hollanda TV'si NOS'a verdiği röportajda da özellikle başkan Adnan Polat'ı ve yönetimi onore etti. Bu adamın hiç mi negatif tarafı yok? Var elbette. Mesela sigara tutkusu... Günde ortalama bir paketlik tüketimi, sıkıntılı dönemlerde üç pakete kadar çıkabiliyor. Hollandalılar'a özgü aşırı demokratik yapısından olsa gerek, örneğin Eto'o'nun kendisine yönelik terbiye sınırlarını zorlayan eleştirilerine sessiz kalmıştı. Bu sessizliği, zaman içinde takım içinde otoritesini sarstı. Bu nedenle sert Neeskens'in dengeleyici özelliği çok önemli.
Goller Cepte
BİZE ULAŞIN