Carlos'un takımda olması önemli

Fenerbahçe Teknik Direktörü Christoph Daum, ligin 10. haftasında oynayacakları Galatasaray derbisini kazanmanın şampiyonluğu kazanma anlamına gelmeyeceğini söyledi.

Daum, Almanca eğitim veren Cağaloğlu'ndaki İstanbul Lisesi'nde öğrencilerle söyleşiye katıldı. Burada öğrencilere hitap eden ve çeviri yapılmasını istemeyen Daum, soru almadan yaptığı kısa konuşmada Atatürk'ü övdü.

Öğrenciler Daum'a genelde Galatasaray maçına yönelik sorular sorarken, Alman teknik adam, şampiyon olamadıktan sonra Galatasaray'ı yenmenin anlamının olmadığını ifade etti.

Galatasaray maçında atak oynamak ve kazanmak isteyeceklerini anlatan Alman çalıştırıcı, ''Mecburuz böyle davranmaya. Ancak, Galatasaray maçını kazanmış olmakla ligi kazanmış olmuyoruz. Mantık olarak da yazılı olarak da böyle değil. İki kere Galatasaray'ı yen ama şampiyon olma, bu aptalca bir şey. Önemli olan hem Galatasaray'ı yeneceksin, hem şampiyon olacaksın'' dedi.

Daum, bir öğrencinin, ''Denizlispor maçını ve şampiyonluğu kaybettiğiniz zaman ne düşündünüz'' sorusu üzerine de şunları söyledi:

''Biz o sezon 4 kez Galatasaray ile oynayıp, onları 3 kez yenmiştik. 80 puandan fazla alarak ligi ikinci bitirmiştik. Taraftarlar ve oyuncularımız için bunu bir haksızlık olarak addediyorum. Ama bütün bunlardan sonra Fenerbahçe çok daha farklı bir yapılanma yaşadı. Olanları unuttuk, geride kaldı. Şimdi yeni bir yapılanma var. Bu sezon oynadığımız Denizlispor maçında da 'Cehenneme hoş geldiniz' diye pankartlar vardı, ama biz oradan çıktık. Bu olay bizim için kapandı. Bunun sportif yönünü konuşacak durumda değiliz. Biz gelecekte daha iyi şeyler yapmaya çalışacağız, ama gerçekçi olarak.''

AMACIMIZ KAVGA DEĞİL, BİRLİKTE BAYRAM YAPMAK

Fenerbahçe olarak tüm rakiplere saygı duymak zorunda olduklarını ifade eden Daum, bunun sadece Galatasaray için değil, bütün rakipler için geçerli olduğunu anlattı.

Daum, şunları söyledi:

''Fenerbahçe'nin karşısına kim çıkarsa çıksın saygı göstermeliyiz. Öbür türlü küçümsemek, aşağılamak bir tür zavallılıktır. 10-15 yıl sonra bu tür gereksiz şeyleri konuşmayacağız bile, saygı birçok şeyi değiştirecek. Aynı şeyleri Adnan Polat da söylüyor, rakibe saygı anlamında. Hiçbir şekilde bir kavga değil, birlikte bayram yapmanın yollarını aramalıyız. Bizim amacımız birlikte bayram yapmak. Buna Beşiktaş da dahil olmak durumunda. Biz hep beraber araştırmalıyız, denemeliyiz. Kazanan kim olursa olsun, maçtan sonra saygı içinde birlikteliğimizi sürdürmeliyiz.''

İLK HEDEFİMİZ LİGDE BAŞARILI OLMAK

Rekabetçi bir takım olarak ilk hedeflerinin ligde başarılı olmak olduğunu kaydeden Christoph Daum, UEFA Avrupa Ligi'nde de bir ivme yakalamaları halinde galibiyetlerin devam edeceğini söyledi.

Daum, başarıyı yakalayacaklarına inandıklarını dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Yeni oyuncularla bu işe başladık. İnancımız var. Bizim rekabetçi olabilmek için ilk hedefimiz ligde başarılı olmak. Avrupa'da da bir ivme yakaladığımız zaman bu seri devam edecektir. Bu sezon kötü oynadığımız maçlar da oldu, ama bunları kötü oynamamıza rağmen kazanarak taraftarlarımızı mutlu ettik. Doğru yoldayız. Maçları tek tek düşünmeliyiz. Her maça ayrı bakmak zorundayız. Galatasaray maçından önce Gaziantepspor ve Steaua Bükreş maçlarını düşünmeliyiz. Avrupa Ligi'nde de başarıyı hedefliyoruz. Oyuncularımız da biz de bunun bilincindeyiz. Her maçta rakiplerimize saygı duyarak, kalitemizi göstererek yolumuza devam edeceğiz. Yarıştığımız tüm kulvarda başarılı olmak için çalışmalıyız.''

''Galatasaray ve Beşiktaş bizi kıskanıyor mu'' şeklindeki Fenerbahçeli bir öğrencinin sorusu üzerine de Daum, ''Galatasaray da Beşiktaş da arkamızdan gelen rakipler ama bizim durumumuzu kıskandıklarını düşünmüyorum. Onlar bizim rakiplerimiz'' yanıtını verdi.

ROBERTO CARLOS'UN TAKIMDA OLMASI ÖNEMLİ

Daum, Roberto Carlos'un ülkesine döneceği yolundaki spekülasyonların hatırlatılması üzerine, ''Carlos gibi bir oyuncunun Fenerbahçe'de olması çok önemli'' dedi.

Roberto Carlos hakkında basın önünde spekülasyon yapılmaması gerektiğine inandığını anlatan Alman çalıştırıcı, şunları kaydetti:

''Kendisi inanılmaz iyi adam, bizim takımımızda böyle bir adamın olması çok önemli. Carlos, insan karakteri olarak çok önemli. Şimdiye kadar bize her anlamda katkıda bulundu ve yardımcı oldu. Burada olduğu müddetçe böyle gidecek. Benim anladığım kadarıyla basında çıkan bazı haberlerde, Carlos bir yerlere gidiyor, sonra geri dönüyor. Bunun altında sanki bir huzursuzluk olması beklentisi de var mı diye zaman zaman düşünebilirim. Bizde de böyle etkilenme oldu ama kısa sürede atlattık, bunun böyle olmadığını biliyoruz, yani rahatsız olmayacağız. Bu tür yarışmacı grupların yolunda yürürlerken engellerle karşılaşmaları son derece normal, bu tür şeyleri kendi aramızda çözüyoruz.''

-''ÖZER HURMACI'DAN FAZLASIYLA YARARLANACAĞIM''-
Daum, Özer Hurmacı'nın oynamamasıyla ilgili bir soruya da şu yanıtı verdi:

''Kendisi haziran ayında ameliyat oldu. 6 hafta kadar yoğun bir tedavisi oldu. Şimdi artık ayağa kalkıyor, bizim artık ondan istifade etme zamanımız geldi. Ama tıbbi bekleme zamanı geçti ama ben onu elimin altında tutuyorum, onu koruyorum. Ondan imkanlar oluştuğunda da zaten fazlasıyla yararlanacağım. Ama bunu birgün için yapmak istemiyorum, ondan sürekli faydalanmayı düşünüyorum. Kim ne yazarsa yazsın, ben günlük düşünmüyorum.''

TÜRKİYE İKİNCİ VATANIM

Daum, Türkiye ile ilgili düşüncelerinin sorulması üzerine, öncelikle Türkçe olarak, ''Türkiye'de bulunmaktan çok mutluyum, Türkiye'yi çok seviyorum. Türkiye ikinci vatanım'' dedi.

''Mehmetler, Ayşeler benim gibi büyüdüler, benim arkadaşlarım oldular. Onlar nasıl öğrendilerse ben de Türkçeyi öğreniyorum'' diyen Alman teknik adam, sözlerini şöyle tamamladı:

''Uzun süre Türkiye'de kaldım. Beşiktaş'ta çalıştım. Türkiye'deki dostluğu çok kalpten buldum. Hatta döndükten sonra, buradaki dostluğun, insanlığın, misafirperverliğin iyi olduğunu hissettim, bu yüzden Türkiye'yi çok seviyorum. Çünkü birçok şeyi de yaşadım. Günlük hayatta yaşadım. Burada bulunduğum sürece yaşadım, yaşıyorum. Benim için önemli olan sadece günlük yaşantı da değil. Eğer bir insan kendi bulunduğu ortamın dışında yaşıyor, yaşamaya çalışıyorsa ve bunun için gayret sarf ediyorsa, buranın yabancısı gibidir ama bunu bana yaşatmadılar. Burada ben iki taraf için de köprü olduğumu düşünüyorum.''

Söyleşinin sonunda İstanbul Lisesi Müdürü Adnan Ersan, Atatürk'e hayranlığını bildiği Daum'a bir Nutuk kitabı ve plaket hediye etti.

BİZE ULAŞIN