Arda'sız Galatasaray

Futbolda UEFA Avrupa Ligi (F) Grubu'ndaki 3. maçında Romanya'nın Dinamo Bükreş takımını İstanbul'da 4-1 yenen Galatasaray, puanını 7'ye çıkardı ve gruptaki liderliğini sürdürdü.

LEVENT TÜZEMEN: Keita'yı kullanmak (SABAH)

Sakatlar iyileşince eli güçlenen ve geniş kadroya yeniden kavuşan Rijkaard'ın, Dinamo Bükreş önünde yaptığı rotasyon "Herkes takımın bir parçasıdır. Yıldız oyuncu olup olmaması önemli değil" söyleminin göstergesiydi.

Galatasaray ilk golü buluncaya kadar, ilk yarım saatte Dinamo'nun alan savunmasına dayalı agresif futbolu karşısında uyumlu ve dengeli değildi.

GALATASARAY - DİNAMO BÜKREŞ MAÇINDAN FOTOĞRAFLAR
FENERBAHÇE - STEAUA MAÇINDAN FOTOĞRAFLAR

GALATASARAY - DİNAMO BÜKREŞ MAÇININ GOLLERİ - VİDEO
STEAUA BÜKREŞ - FENERBAHÇE MAÇININ GOLLERİ - VİDEO

İŞTE FENERBAHÇE BÖYLE SEVİNDİ


Trabzon maçının yıldızı Keita, Dinamo maçını da koparan adam oldu. Keita, aynı dili konuşan, aynı dinden, aynı kıtadan olan Nonda ile mükemmel uyum sağlıyor.

AHMET ÇAKAR: Arda'sız Galatasaray! (SABAH)

İnanın bana Galatasaray bu sene en iyi oyununu oynamadı ama takım savunması açısından en başarılı 90 dakikasını sergiledi.

Galatasaray nice zayıf takımlardan ne goller yedi. Zaten Galatasaray'ın gol atmada ya da pozisyon bulmada hiçbir sıkıntısı yok.

Dün gece de leblebi gibi goller attılar. Keita bizi zaman zaman düşündürüyor. Acaba bu adam insan mı diye! Bazen öyle işler yapıyor ki, rakip defans bile ağzı açık seyrediyor.

Şimdi Galatasaray taraftarı haklı olarak soruyorlar, acaba göbekte oynayan Gökhan ve Servet ağır mı kalıyorlar? Zira dün gece Gökhan Zan oynamadı; yerine daha çabuk oynayan Mehmet Topal vardı ve tabii dün gecenin bizce en önemli sorusu Arda'sız Galatasaray'ın Arda'lı Galatasaray'dan farkı ne?

Ayrıca UEFA'nın çizgi hakem uygulaması, istenilen randımanı yeterince veremiyor. Dün gecede Tamas'ın ceza alanı içinde elle oynamasını ne hakem ne de çizgi hakemi göremedi.

ŞÜKRÜ KANBER: Evire çevire (FOTOMAÇ)

Sarı-kırmızılı takım uzun zamandan beri en kontrollü, en düşük temposuyla oynadı. Kısık ateşte eriyen tereyağı gibi Dinamo'yu bir sağa, bir sola çevirerek resmen bitirdiler. Yavaş ısınan suda başına geleni anlamayan kurbağa gibiydi Karpatların takımı. Rijkaard takımına resmen "Yavaş ve sakin oynayın" talimatını vermiş.

Elano burada da imdada yetişti; ikinci gol öncesi ona boş top atarak golü tabelaya, arkadaşını sahaya kazandırdı. Bu gol pazar günü için pilot çalışma oldu. Dinamo, bir kez defansını ileri çıkardı ve hemen golü yedi. Rijkaard, oyuncularına Fener maçlarını izleyip, "Telaştan yeniliyorsunuz" demişti. Dinamo Bükreş maçında derbinin provasını yaptı. Son yılların en kontrollü Galatasaray'ını izlemeye hazır olmak lazım. Rahatlıkla yazıyorum, bu kez Fener'in işi zor.

BÜLENT TULUN: Tarihe geçti (FOTOMAÇ)

Son 2 maçında kalenizde 6 gol görürseniz, bu maça da ciddi endişelerle çıkarsınız. Trabzon maçında Barış'ın oyuna alınmasından sonra orta sahanın ve savunmanın nefes alması bu maça da Barış ile başlanacağını işaret etmişti.

Keita'nın ofsayt olarak iptal edilen golü bana göre buz gibi goldü. Nonda'ya attırdığı gol ise ders niteliğindeydi. Bu adam orta yaparken adeta topu istediği adamın ağzına atıyor. Nadir fakat tehlikeli Dinamo ataklarının tamamı Caner'in olduğu kanattan geldi ki bu da son derece düşündürücüydü.

Nitekim bu maçta oldukça iyi bir oyun çıkardı. Büyük ölçüde 2. gruba kalmayı garantiledi Galatasaray. İyi bir antrenman maçı oynadı. Göze çarpan Sabri'nin müthiş formu ve Keita ile beraber oluşturduğu ikili. Elano biraz kıpırdamış göründü. Topal hatasız oynadı. Fazla yorulmadan Avrupa'da kazanılan 228. maç, 3 puan ve para iyi bir gece olarak tarihe geçti. Maça yakışmayan çok çelişkili kararlar veren İsveçli hakemdi.

HAKAN DİLEK: Çimlere kazıdı (FOTOMAÇ)

Dün akşam Bükreş ikilemesi var. Fenerbahçe'nin Bükreş çıkarması kazasız belasız fener alayına dönüşünce, Galatasaray'ın 'Bükreş Karşılaması' daha önemli bir hale geldi. Zamanların ruhu böyle bir şey olsa gerek 70'li yılların Dinamo'su 70'li yılların Galatasaray'ı ile karşılaşsa başka, 90'lı yılların Galatasaray'ı yine aynı yıların Dinamo'su ile karşılaşsa durum birbirinden farklı olurdu sanırım.

Galatasaray daha bir rahat, daha bir istekli, maç ilerledikçe açılan taylara benziyor. Penaltının yapımı Aydın'dan atması Elano'dan, fark gittikçe açılıyor. Dinamo'nun gayretleri yeterli derece yapacak gibi durmuyor ve cılız duruyor doğrusu. Galatasaray ise S. Karakoç'un dediği gibi. "Biz yarış bittikten sonra da koşan atlarız" dizesini yeşil çimlere yeniden kazıyor doğrusu.

BİZE ULAŞIN