İnsanlık ayıbı

Usta kalem Hıncal Uluç, hafta sonu oynanan Galatasaray Cafe Crown ile Fenerbahçe Ülker arasında yaşanan olayları değerlendirdi. Uluç "G.Saray'ın ev sahibi olduğu ve kazandığı maçın ardından seyrettiklerim beni G.Saraylı olmaktan utandırdı" dedi.


Hıncal Uluç, Fotomaç Gazetesi'nde Bülent Can ile yaptığı söyleşide şunları söyledi;

-En sıcak gündemden başlayalım isterseniz. Derbilerde baş gösteren futboldaki çatışma ortamı basketbola taşındı ve Galatasaray Cafe Crown ile Fenerbahçe Ülker arasında oynanan basketbol maçında istenmeyen olaylar çıktı. Futbolda olmasına alıştık ama basketbola da sıçraması oldukça üzücü.
Ben maçın son bölümüne yetiştim.

Benim seyrettiğim iki uzatma kısmında tribünlerde bir şey yoktu. Galatasaray'ın kazandığı maçın ardından, Galatasaray'ın ev sahibi olduğu maçın ardından, Fenerbahçe seyircisinin alınmadığı bir maçın ardından seyrettiklerim beni Galatasaraylı olmaktan utandırdı. Bunlar eğer Galatasaraylı ise bunlar eğer kendini Galatasaraylı zannediyorlarsa ben Galatasaraylı değilim. Gerçekten değilim. Türk töresinde var ev sahipliği!.. Evine konuk gelen kan davalın olsa elini sürmezsin. Ortada Fenerbahçe seyircisi yok, sahada sportmence mücadele etmiş bir takım var ve kaybetmişler, sahadan ayrılıyorlar. Onların kafalarına elinde ne varsa yağdırmanın, insanlıkla alakası var mı? Geçin Galatasaraylılığı, insanlıkla alakası var mı? Ki Galatasaraylılık okuldan gelme, Galatasaraylılık batıya açılan pencere değil mi; lanet olsun! Böyle spora lanet olsun, böyle Galatasaraylılığa da lanet olsun. Turgay Demirel kendisi yıllarca Galatasaray'a kaptanlık yapmış bir federasyon başkanı. Bu adamların tribüne gelmelerini önlemeli. Bir defa aczin ifadesidir; üç büyük takımların aralarındaki maçlara rakip seyircinin gelmemesi. Bu kadar aciz bir karar olmaz. 'Ben bunları bir arada tutmayı başaramıyorum' demek bir yüzkarası karardır, bir utanç ifadesidir. Bu utancı yüklenmişsin, tek seyircili oynanıyor maç buna rağmen şu olaylara bak. zaman Turgay Demirel 'Ben bu işi yapamıyorum' desin bıraksın gitsin ya da bu insanlıktan uzak yaratıkların, tribünlere gelmesini önlesin. Bir Galatasaray'ın Fenerbahçe galibiyeti gerçek Galatasaraylıları utandırıyorsa o sporu yapmanın anlamı yok. Bir Galatasaraylı için şampiyonluktan öte bir coşkudur; Fenerbahçe'yi yenmek. Sen bu coşkuyu yaşayacağına, sahayı terk eden Fenerbahçelileri alkışlarla uğurlayacağına, kafalarına elinde ne varsa yağdıracaksın... Bu taraftarlık mı seyircilik mi spor mu bu!.. Cehenneme kadar yolları var. Bu maçla ilgili başka bir şey söylemek istemiyorum. Ben utandım.

KRAVATLA GELİNİRDİ
_Futboldaki şiddet cezalarının az olduğundan sık sık konuşuyoruz, basketbolda da 'aynı problemin yaşandığını' söyleyebiliriz herhalde. Zira yapanın yanına kâr kalıyor ve olaylar aynı şiddeti ile devam ediyor.
Cezalar uygulanmıyor. Bu Türkiye'nin aczidir. Devletin aczidir. Çünkü federasyon, devleti temsil ediyor. Bir maça, bir takımın seyircisini 'Olay çıkmasın' diye almıyorsun... 'Ben acizim, olay çıkmasın. Önleyemem. Rakip seyirci gelmesin' diyorsun, buna rağmen önleyemiyorsun, o zaman aczin daniskası var ortada. Bu rezillik. Tam bir utanç. Turgay Demirel'in çıkıp bu işi çözmesi ya da 'Ben yapamıyorum' deyip çekip gitmesi lazım.

_Başka ülkelerde bu tür olaylar istifa dahi gerektirir.
Uygar bir ülkede böyle bir şey olmaz.

_Futbolun, basketbolun, sporun, bir birliktelik, bir eğlence, bir keyif olduğunu bir türlü idrak edemedik.
Unuttuk. Böyle zavallı yönetimler yüzünden ipin ucu kaçtı. Bu duruma bir günde gelmedik. Benim üniversite yıllarımda basketbol maçları bir akşam hep birlikte dışarı çıkma vesilesiydi. İnsanlar kravat ile gelirlerdi. Lütfen o devirdeki Spor Sergi Sarayı fotoğraflarına bakın. Koyu renk elbise giymiş, kravatlı erkekler, yanlarında da abiye kıyafetli hanımlar otururdu. Basketbol maçları öyleydi. Şimdi futboldan beter, basketbol tribünleri. Galatasaray ve Fenerbahçe seyircisi, futbol maçlarını sınırlı da olsa bir arada seyredebiliyor. Yasaklamıyorlar. Fenerliler Ali Sami Yen'e, Galatasaraylılar Şükrü Saracoğlu'na gidebiliyor. Öteki taraftan basketbol maçına gidemiyorsun. 'Ben acizim' diye ilan ettin. Buna rağmen olayları önleyemiyorsun. Galatasaray kazandı maç böyle bitti, Fener kazansaydı ne olacaktı peki? Fener kazansaydı o sahadan ölü çıkabilir ve biz dünyaya rezil olurduk. Böyle zavallı bir federasyon olabilir mi? Yaptığın her şeyin yanına kâr kaldığını bilirsen, her şeyi yaparsın. Cezaların hukukta iki sebebi vardır. İkincil sebebi cezayı ödetmektir. Birincil sebebi; önlemektir. Suç işlemesini önlemektir. 'Ben şu suçu işlersem, bana şu ceza gelir' korkusu senin o suçu işlemeni önler. Birinci sebep budur. Yoksa ölen ölmüş. Diğerine verdiğin ceza ile ölen geri gelir mi? Ama onu öldürene öyle bir ceza verirsin ki bu örnek olur. Ceza hukuku budur. Ama senin cezaların komik. Bir yandan komik cezalar veriliyor, öbür yandan tahkim kurulu o cezaları daha da komikleştiriyor, işte sonuç bu. O sahaya her şeyi yağdıran gözü dönmüş insanlığı unutmuş yaratıklar kendilerine ceza gelmeyeceğini biliyorlar.

_Derbi haricindeki maçlara baktığımızda salonlarda mülayim
bir seyirci profili var. 'İşin içine futbol seyircisinin girmesinin olaylara yol açtığı' yorumları yapılıyor. Katılıyor musunuz?
Benim için mazeret değil. İçlerindeki ruh bu. Bu ruhu yok etmek lazım.

BİZE ULAŞIN