Sadece yenilmedi...

Turkcell Süper Lig 14. hafta açılış maçında Galatasaray deplasmanda Bursaspor'a 1-0 yenildi.

LEVENT TÜZEMEN: Kampa marş marş! (SABAH)
Frank Rijkaard hafta içinde GS TV'ye "Eski ritmimiz yok" diyerek takımdaki düşüşle ilgili doğru bir öz eleştiri yapmıştı. Bu eleştiriyi dile getirirken şu önemli uyarıda da bulunmuştu: "Ciddi çalışmalıyız. Yememize, içmemize, dinlenmemize dikkat etmeliyiz." Galatasaray'ın kötü futbolunun şifresi Rijkaard'ın bu sözlerinde yatıyor. Galatasaraylı oyuncuların ciddi çalıştığını biliyorum. Yemek yeme ve içme konusunda hassas ve titiz olduklarına inanıyorum. Ancak; kendilerine iyi baktıklarını ve dinlenmeye yeterince zaman ayırdıklarını düşünmüyorum. Futbolcunun özel hayatına girmem. Gezmek ve eğlenmek bir futbolcunun hakkı. Ama iyi dinlenmez, yeterince uyumazsan çökersin, hatta bitersin. Galatasaraylı oyuncular sahada iyi mücadele edemiyor. İkili mücadeleleri kazanamıyor.

ÖMER ÜRÜNDÜL: Sadece yenilmedi! (SABAH)

Galatasaray kötü bir futbol sergilediği Bursa'dan eli boş dönerek ciddi bir yara aldı. İlk devre topa daha fazla sahip olan ve kontrolü elinde tutan Galatasaray'dı; ancak büyük pozisyon sıkıntısı çektiler. Bunun birçok nedeni vardı. Bursaspor'un başarılı alan savunması, Rijkaard'ın istediği çabuk paslarla sahanın bütününü kullanıp rakibin gerideki yerleşimini bozma ilkesinin oyuna yansımayışı, Keita'nın yürüyerek oynaması ve Arda'nın yapısına kesinlikle uymayan santrfor kimliğine soyundurulması...Bu şartlarda Galatasaray'ın ofansif gücü kısıtlandı. Bu devrede Sabri'nin bir tek yarım pozisyonu vardı. Buna karşılık Bursaspor'un direkten dönen iki topu ise Galatasaray'ın sansıydı.

İSMET TANGO: Hey gidi Avrupalı! (FOTOMAÇ)
Galatasaray için maçın zorluğu hakem daha düdüğü çalmadan başlamıştı. MHK'nın hiç güvenmediğim hakemi Halis Özkahya düdük çalacaktı. Bütün bunların dışında, Rijkaard karısı hasta olduğu için Hollanda'dan gelmemişti. Her şeyin ötesinde gripten yeni kalkan Arda'nın gücü Bursaspor gibi bir takıma yetecek miydi? Aslında bu maç Neeskens açısından gelecek için açık bir denemeydi. Düşündüğüm gerçekleşirse Rijkaard sezon sonu gider yerine de Neeskens'i bırakır. Olmaz, olmaz demeyin burası Türkiye burada daima olmazlar olur. 2 takım da maça birbirini tartarak başladı. 10. dakikaya kadar böyle gitti. 10 ve 12. dakikalarda skor 2-0 olabilirdi. Bu pozisyonlarda geri dörtlünün felaket hali fazlasıyla rol oynadı. Orta saha ise daha o dakikalarda Bursa'ya teslim olmuş ve geleni gideni seyreder olmuştu.

BÜLENT TULUN: Hayal kırıklığı (FOTOMAÇ)
Turkcell Süper Lig'in en zor deplasmanlarından biri olan Bursa'da maça 3 savunmacı orta saha oyuncusu ile başlamak doğruydu. Hızlı forvetleri olan Bursaspor, özellikle G.Saray'ın savunmasının arkasına atılacak toplarla gol arayacak diye düşünmüştüm. Fakat, özellikle Sabri'nin kanadı ilk yarıda delik deşik oldu. İlerideki hücumcuların hiçbir katkıda bulunmadığı takım savunması büyük gedikler verince Bursaspor, 2 kez kale direklerini dövüp, çok sayıda da pozisyon buldu. Orta sahadaki savunmacı üçlü topu oyuna sokmada çok zorlandı. Şişirme topları ise Ömer ve Zapo rahatlıkla topladılar. Geriden rahat toplar çıkmayınca Keita ve Kewell zaman zaman geriye gelerek top almaya çalıştılar. Son maçlarda övgüler yağdırdığım Sabri koca ilk yarı boyunca savunma adına hiçbir şey yapmadı.

HASAN TANKAYA: Tehlike çanları! (TAKVİM)
G.Saray dönemin en kritik maçına çıktı Bursa'da... İlk yarı bitimine doğru belki de en önemli maçına. Sahada değişik bir kadro yer aldı. Kulübede Rijkaard yoktu... Klasik defans dörtlüsünün önünde yırtıcı üçlü yer alıyordu. Mustafa Sarp, Mehmet Topal ve Barış... Son üçlü sağda Keita, solda Kewell ortada forvet olarak herkesin özlemle beklediği Kaptan Arda olarak oluşmuştu. Nonda, Baros'un yokluğuna karşın kulübeyi görmüştü. Yanında Elano da vardı.

BİZE ULAŞIN