Denizli'nin hataları kaybettirdi

Çarşamba 09.12.2009 00:00
Son Güncelleme: Çarşamba 09.12.2009 15:37
ABONE OL
Beşiktaş, Şampiyonlar Ligi B Grubu'ndaki son maçında CSKA Moskova'ya 2-1 yenilerek Avrupa'ya veda etti. Temsilcimizin UEFA Avrupa Ligi'nde yoluna devam edebilmesi için 1-0 veya 2 farklı kazanması; Wolfsburg'un da Manchester United'ı yenmesi ya da berabere kalması gerekiyordu.


ALİ GÜLTİKEN: Kulübede 20 milyon Euro (SABAH)


Dün oynanan maçta da aşağı yukarı benzer şeyler yaşadık. Belki bu maç için "Ahh keşke" diyeceğimiz bir pozisyon var. O da Tello'nun değerlendiremediği gol pozisyonu. O pozisyon gol olsa Beşiktaş için maç istediği şekle gelecekti. O zaman geçmiş maçlarda oynadığı gibi kendi alanına kapanıp kontrataklarla tehlike yaratmaya çalışacaktı. Ama maalesef düşündüğümüz gibi olmadı.

*MAÇTAN KARELER İÇİN TIKLAYINIZ...

Aslında ironik bir şey ama Şampiyonlar Ligi'ne veda ederken bu örneği de vermeden edemiyoruz. Beşiktaş Şampiyonlar Ligi'nden 15 milyon Euro'nun üzerinde gelir elde etti. Takıma katkı sağlasınlar diye de sadece bu maçta kulübede oturan Nihat, Tabata ve İsmail'e 20 milyon Euro'nun üzerinde transfer ödemesi yaptı. Bunları da bu kadar önemli bir final maçında kullanmayarak bu işte ne kadar başarılı olduğunu açıkça ilan etti.

AHMET ÇAKAR: Sir'in hataları! (SABAH)

İlk 11'ler açıklandığında bir de baktık ki öyle tuhaf bir kadro oluşturulmuş ki sanki Beşiktaş'a beraberlik yetiyor. Defansif ağırlıklı oyuncular sahada ama oyunu çözebilecek futbolcular Denizli'nin yanında oturuyorlar.

Kanatlar kullanılamıyor, istenilen şutlar çekilemiyor, iyi ortalar yapılamıyor. Peki gol nasıl gelecek? Bu sorunun cevabını da Mustafa Denizli vermek zorunda. Son dakikalarda sol bek İbrahim Üzülmez bir kere çıktı, iyi kesti ve Bobo golü yaptı. Hepsi bu kadar.

Beşiktaş dün gece yakalayabileceği ya da yakalaması gereken Avrupa Ligi şansını Denizli'nin hatalarıyla kaybetti.

Son bir ayda dünyada en çok konuşulan hakem İsveçli Martin Hansson sahadaydı. Herhalde sahada maçın başında en çok stres yaşayan insan odur ama maçın genelinde fena değildi. Ufak tefek hatalar dışında da sonucu etkileyen yanlış yapmadı.

TURGAY DEMİR: Tek ümit doping (FOTOMAÇ)

Denizli Avrupa'da yoluna devam edebileceğine inanmamış, futbolcuları da inandıramamış... Hikaye bu... Neredeyse tüm savunmacılarını adam markajıyla görevlendirmiş. Toraman, Sivok, Ferrari bir adım öne çıkmadılar. Bu yetmezmiş gibi orta alanın sağında yine bir savunmacıyı, İbrahim Kaş'ı kullanmış.

Kendi sahasında hiçbir şey yapamayan bir takım Avrupa'da yoluna nasıl devam edebilir ki? Deplasman puanları Şampiyonlar Ligi'nin ekstralarıdır. Ne var ki ekstraların bir anlamının olabilmesi için önce evdeki işinizi iyi yapmanız gerekir. Beşiktaş bunu yapamadı. Eminim ki Denizli gece, CSKA'nın doping nedeniyle Şampiyonlar Ligi'nden ihraç edildiğine dair rüyalar görmüştür. Diyelim ki bu rüya gerçek oldu, o zaman soru şu: Bundan sonraki maçlarda ne olacak? O rakiplerin de doping yapmalarını mı bekleyeceğiz?

GÖKHAN DİNÇ: Mart'ı görenler!

Kazanmak zorunda olduğunuz bir maça çıktığınız kadroya bakın. Daha doğrusu sisteme... Orta sahanın sağ içinde oynayan Toraman'a Dzagoev'i, Üzülmez'e Krasic'i, Kaş'a Mamaev'i eşleştiriyorsunuz. Peki ilk gol nasıl geliyor? Maçın başından itibaren Üzülmez'in kanadında oynayan Krasic, kanat değiştiriyor.

Sanki maçı kazanmak zorunda olan Beşiktaş değil de CSKA idi. Buraya kadarmış... Mart ayını Avrupa'da zaten iki kere gördü Beşiktaş. Biri Rasim Kara ile diğeri ise Lucescu ile. Avrupa'da havanın nasıl olduğunu, insanların neler yaptığını, nasıl eğlendiğini sadece iki kere gördük. Son not: Beşiktaş'ın sahadaki futbolu basın tribününde "Bu skor, Beşiktaş'a yetiyor galiba" yorumlarına neden bile oldu!